<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Röportaj Cemiyet Haberleri | Magazin Haberleri | Son Dakika Haberler,</title>
	<atom:link href="https://cemiyetmagazin.com/category/roportaj/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://cemiyetmagazin.com/category/roportaj/</link>
	<description>Cemiyet, sanat ve iş dünyasının magazin haber sitesi</description>
	<lastBuildDate>Fri, 03 Apr 2020 19:04:49 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.5.8</generator>
	<item>
		<title>Derinin Tasarım Hali Bloom Bag’in Yaratıcısı Gizem Yalçın</title>
		<link>https://cemiyetmagazin.com/derinin-tasarim-hali-bloom-begin-yaraticisi-gizem-yalcin/</link>
					<comments>https://cemiyetmagazin.com/derinin-tasarim-hali-bloom-begin-yaraticisi-gizem-yalcin/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editor]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 21 Jun 2019 10:24:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Bloom bag]]></category>
		<category><![CDATA[Çanta tasarımı]]></category>
		<category><![CDATA[Deri çanta]]></category>
		<category><![CDATA[gerçek deri]]></category>
		<category><![CDATA[Gizem Yalçın Akan]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://cemiyetmagazin.com/?p=7581</guid>

					<description><![CDATA[<p>Gizem Yalçın: “Detaylı anlatmak gerekirse, kullanıcının kahvesini koyacağı bölmeden, cep aynasına, kalemliğine, kartlığına, bilgisayar ve dosyalar için geniş iç hacmine ve anahtarını çantasında aramadan kolaylıkla bulabileceği tasarıma sahip bir çanta”. Sevgili Gizem Yalçın, öncelikle sizi tanıyalım. Ben Gizem Yalçın Akan, 1993 Ankara doğumluyum, Bursa’da büyüdüm. Ekonomi alanında uzmanlaşmış girişimci bir ailenin kızıyım, 10 aylık evliyim. [&#8230;]</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://cemiyetmagazin.com/derinin-tasarim-hali-bloom-begin-yaraticisi-gizem-yalcin/">Derinin Tasarım Hali Bloom Bag’in Yaratıcısı Gizem Yalçın</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://cemiyetmagazin.com">Cemiyet Haberleri | Magazin Haberleri | Son Dakika Haberler,</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h4 class="wp-block-heading">Gizem Yalçın: <strong><em>“</em></strong><em>Detaylı anlatmak gerekirse, kullanıcının kahvesini koyacağı bölmeden, cep aynasına, kalemliğine, kartlığına, bilgisayar ve dosyalar için geniş iç hacmine ve anahtarını çantasında aramadan kolaylıkla bulabileceği tasarıma sahip bir çanta”</em>.</h4>



<h3 class="wp-block-heading">Sevgili Gizem Yalçın, <strong>öncelikle sizi tanıyalım.</strong></h3>



<p>Ben Gizem Yalçın Akan, 1993 Ankara doğumluyum, Bursa’da büyüdüm. Ekonomi alanında uzmanlaşmış girişimci bir ailenin kızıyım, 10 aylık evliyim<a href="https://www.ku.edu.tr/">. Koç Üniversitesi </a>İşletme Bölümü’nden mezun olduktan sonra Londra’da Istituto Marangoni’de Moda ve Lüks Marka Yönetimi alanında master yaptım. Masterı bitirdikten sonra Türkiye’nin önemli deri firmalarından birinde stajımı tamamladım ve eş zamanlı olarak Vakko Esmod’da çanta tasarımı ve üretimi eğitimi aldım. Tüm bu eğitimler ve deneyimler neticesinde Bloom Bag markamızın temelleri atılmış oldu. </p>



<h4 class="wp-block-heading"><strong>Bloom Bag
markanızın öyküsünü bizlerle paylaşır mısınız?</strong></h4>



<p>Birçok tasarımcının çocukluğunda var olan yeni bir şeyler ortaya çıkarma içgüdüsü bende de vardı. Sürekli bir şeyler kesip diktiğimi hatırlıyorum. Bu üniversite yıllarında da devam etti ve hobi olarak yurt odamda keçe ile yaptığım teknoloji aksesuarları gelen talepler neticesinde ticarete dönüştü. %100 el işçiliğiyle yaptığım ürünlerdi, bu işi geliştirmek istediğimi Koç Üniversitesi’nden mezun olurken fark ettim ve<a href="https://cemiyetmagazin.com/londrada-69-notting-hill-karnavali-basladi/"> Londra’d</a>a dünyanın dördüncü en başarılı moda okulu olan Istituto Marangoni’de Moda ve Lüks Marka Yönetimi üzerine master yapmaya karar verdim. </p>



<p>Master programı süresince deri sektöründe hizmet veren global markalarla birebir çalışma imkânım oldu, master tezimi ise “Türkiye’deki Deri Sektörü” üzerine yazdım ve anladım ki Türkiye deri sektöründe çok güçlü bir potansiyele sahip ve bunu göstermenin tek yolu global pazarda adını duyurabilecek belirli bir vizyona sahip markalar çıkarabilmek. Bu amaçla Bloom Bag markasını kurmak için ilk adımları attım. Edindiğim deneyimler ve eğitimler bir bütün halinde markamızın temelini sağlamlaştırmada yardımcı oldu. Hala da bu süreç devam ediyor, henüz 6 aylık bir markayız ve günden güne kendimizi geliştirme çabamız hiç bitmeyecek.</p>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>Tasarımlarınızı
yaratırken nelerden etkileniyorsunuz? Tasarımcı olarak sizi en çok besleyen
duygular neler? </strong></h3>



<p>Tasarımlarımda en çok günlük hayattan ve sanattan etkileniyorum, ikisinin bir arada olduğu her şeye hayran oluyorum aslında. İlk koleksiyonumuz olan Bloomsbury Signature Koleksiyonu ismini Londra’nın Bloomsbury semtinden alıyor, orada yaşarken etrafımda gözlemlediğim kadınların birden fazla çanta taşıması ve bunların çoğunun da modaya uygun veya modern tarzda olmaması beni yeni bir tasarıma götürdü. O da koleksiyonumuzdaki en fonksiyonel ürün olan Bloomsbury Signature Tote Bag’in ortaya çıkmasını sağladı. </p>



<h2 class="wp-block-heading">&#8220;Hem Kaliteli Hem Fonksiyonel Tasarımlar&#8221;</h2>



<p>%100 gerçek deri ile üretilen kaliteden ve şıklıktan ödün vermeden detayların düşünüldüğü fonksiyonel tasarımıyla kullanıcının hayatını kolaylaştıran bir çanta. Detaylı anlatmak gerekirse, kullanıcının kahvesini koyacağı bölmeden, cep aynasına, kalemliğine, kartlığına, bilgisayar ve dosyalar için geniş iç hacmine ve anahtarını çantasında aramadan kolaylıkla bulabileceği tasarıma sahip bir çanta.&nbsp; </p>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>Sizce
sınırları aşan, özgün bir marka olmanın koşulu nedir?</strong></h3>



<p>Bana göre her
markanın unique selling point dediğimiz kendine has, başkaları tarafından
kolayca taklit edilemeyecek özellikleri olmalı. Bu özellikleri de günümüz
modern dünyasına adapte edebiliyorsak sınırları aşmamak için bir sebep yok. </p>



<h4 class="wp-block-heading"><strong>Çantalarınızın
üretiminde kullanılan materyaller ve üretim süreçleri ile ilgili bilgi verir
misiniz?</strong></h4>



<p>Tüm ürünlerimiz %100 gerçek deri ve zanaatkarlık gerektiren el işçiliği ile üretiliyor. Eti yenen hayvan derisi kullanıyoruz, bu sebeple hayvanlara yalnızca derisi için zarar verilmemiş oluyor. Materyallerimizde mümkün olduğunca menşei Türkiye olan malzemeleri tercih ediyoruz, Türk derisi gibi. Üretim sürecinde ise alanında usta zanaatkarlar ile birlikte tasarımdan ürünlerin raflara gelişine kadar birlikte çalışıyoruz. Markamız detaylarla birlikte fonksiyonelliğe de önem veren bir marka olduğu için üretim süreci bizler için verimliliği en yüksek tutmaya çalıştığımız alan oluyor. </p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img fetchpriority="high" decoding="async" width="1024" height="1024" src="https://cemiyetmagazin.com/wp-content/uploads/2020/04/bloom-1024x1024.jpg?v=1585925512" alt="" class="wp-image-8632" srcset="https://cemiyetmagazin.com/wp-content/uploads/2020/04/bloom-1024x1024.jpg 1024w, https://cemiyetmagazin.com/wp-content/uploads/2020/04/bloom-300x300.jpg 300w, https://cemiyetmagazin.com/wp-content/uploads/2020/04/bloom-150x150.jpg 150w, https://cemiyetmagazin.com/wp-content/uploads/2020/04/bloom-768x768.jpg 768w, https://cemiyetmagazin.com/wp-content/uploads/2020/04/bloom.jpg 1080w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /><figcaption>Bloom Bag</figcaption></figure>



<h4 class="wp-block-heading"><strong>Bu yılın
trend çanta modelleri neler?</strong></h4>



<p>Bu yıl kimse
elinde çanta taşımak istemiyor. Bu sebeple çapraz askılı hands-free geometrik
hacimli çantalar bu aralar ön planda..</p>



<h4 class="wp-block-heading"><strong>Yeni proje ve
hedefleriniz neler?</strong></h4>



<p>Hedefimiz,
markamızı günden güne geliştirirken müşterilerimize uzun vadeli
kullanabilecekleri şık, kaliteli ve fonksiyonel ürünler sunmak ve
müşterilerimiz ile buluşma noktalarımızı attırma yönünde çalışmalarımız devam
ediyor. Uzun vadede global bir marka olmak en büyük hedefimiz.</p>



<h4 class="wp-block-heading"><strong>Kadın
girişimciliği kapsamında ülkemizi nasıl değerlendiriyorsunuz?</strong></h4>



<p>Ülkemizde geç
kalınmış bir farkındalık olsa da son yıllarda kadın girişimcilerin
desteklendiği platformların sayısının artmış olması beni mutlu ediyor. Dilerim
ki daha çok alanı kapsayan verimliliği yüksek projeler desteklenmeye devam eder.
</p>



<h5 class="wp-block-heading"><strong>Size
kendinizi iyi hissettiren aktiviteler var mı? Hobileriniz neler?</strong></h5>



<p>Çocukluğumdan beri yaptığım el işi aktivitelerle bir şeyler üretmek bana kendimi en iyi hissettiren şeylerden biri. Üniversite yıllarında keçe ile yaptığım teknoloji aksesuarları el yapımı ürünlere olan tutkumu daha da artırdı ve bu tutkuyu Bloom Bag markamıza da taşıdım. Diğeri ise eski yüzücü olduğumdan, yüzmek her zaman en çok deşarj olduğum aktivitelerden biridir.</p>



<figure class="wp-block-image"><img decoding="async" width="700" height="466" src="https://cemiyetmagazin.com/wp-content/uploads/2019/06/44-gizem.jpg" alt="" class="wp-image-7583" srcset="https://cemiyetmagazin.com/wp-content/uploads/2019/06/44-gizem.jpg 700w, https://cemiyetmagazin.com/wp-content/uploads/2019/06/44-gizem-300x200.jpg 300w" sizes="(max-width: 700px) 100vw, 700px" /><figcaption>Bloom Bag</figcaption></figure>
<p><a rel="nofollow" href="https://cemiyetmagazin.com/derinin-tasarim-hali-bloom-begin-yaraticisi-gizem-yalcin/">Derinin Tasarım Hali Bloom Bag’in Yaratıcısı Gizem Yalçın</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://cemiyetmagazin.com">Cemiyet Haberleri | Magazin Haberleri | Son Dakika Haberler,</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://cemiyetmagazin.com/derinin-tasarim-hali-bloom-begin-yaraticisi-gizem-yalcin/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Beynin Bilinmeyen, Gizemli Özellikleri Üzerine Sohbet</title>
		<link>https://cemiyetmagazin.com/beynin-bilinmeyen-gizemli-ozellikleri-uzerine-sohbet/</link>
					<comments>https://cemiyetmagazin.com/beynin-bilinmeyen-gizemli-ozellikleri-uzerine-sohbet/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editor]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 13 Mar 2019 09:15:53 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[bebek beyni]]></category>
		<category><![CDATA[beyin özelikleri]]></category>
		<category><![CDATA[beynin yapısı]]></category>
		<category><![CDATA[geysu karlıkaya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://cemiyetmagazin.com/?p=7134</guid>

					<description><![CDATA[<p>Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Geysu Karlıkaya, beynimizin, kafatasından çıkarılıp girinti ve çıkıntıları düzleştirildiğinde dört tane A4 kâğıdı kadar yer kapladığını dile getirirken, ‘beynimizin sadece yüzde 10’unu kullandığımız’ bilgisinin gerçeği yansıtmadığını belirtiyor. Prof. Dr. Geysu Karlıkaya, 11-17 Mart Beyin Farkındalık Haftası kapsamında beynin 9 gizemini bizlerle paylaştı, önemli bilgiler verdi. Beynin Yüzde 69-85’ini Su Oluşturuyor Vücut [&#8230;]</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://cemiyetmagazin.com/beynin-bilinmeyen-gizemli-ozellikleri-uzerine-sohbet/">Beynin Bilinmeyen, Gizemli Özellikleri Üzerine Sohbet</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://cemiyetmagazin.com">Cemiyet Haberleri | Magazin Haberleri | Son Dakika Haberler,</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Nöroloji
Uzmanı Prof. Dr. Geysu Karlıkaya, beynimizin, kafatasından çıkarılıp girinti ve
çıkıntıları düzleştirildiğinde dört tane A4 kâğıdı kadar yer kapladığını dile
getirirken, ‘beynimizin sadece yüzde 10’unu kullandığımız’ bilgisinin gerçeği
yansıtmadığını belirtiyor. Prof. Dr. Geysu Karlıkaya, 11-17 Mart Beyin
Farkındalık Haftası kapsamında beynin 9 gizemini bizlerle paylaştı, önemli
bilgiler verdi.</p>



<p><strong>Beynin Yüzde 69-85’ini Su
Oluşturuyor </strong></p>



<p>Vücut
ağırlığımızın sadece yüzde 2’sini oluşturan, yaklaşık 1300-1400 gram olan
beynin yüzde 69-85’ini su oluşturuyor. Beynimiz vücudumuzda kapladığı yerin
aksine tüm enerjimizin yüzde 20’sini harcıyor. Ancak beynin büyüklüğünün zekâ
ile direkt orantısı yok gibi görünüyor. (Albert Einstein’ın beyni 1230 gramdı).
İnsan beyninde yaklaşık 86 milyar sinir hücresi ve bu hücreler arasında
yüzlerce trilyon bağlantı bulunuyor. Bu hücrelerin yoğunluğu, bağlantıları ve
beyindeki kıvrımların miktarı daha önemli. Kıvrımlar ne kadar fazla ise o kadar
iyi. (Maymun ve yunusların kıvrımları çok belirginken farelerin beyin yüzeyi
düz)</p>



<p><strong>En Hızlı Beyin Gelişimi Bebeklik
Döneminde</strong></p>



<p>Beynimizin
gelişiminin en hızlı olduğu dönem bebeklik dönemi! Gebelik sırasında annede
depresyon ve aşırı stres bebeğin beyin fonksiyonlarını olumsuz etkiliyor, tam
tersi iyi beslenme ve meditasyon olumlu etki yapıyor. Beynin ana bağlantıları
doğumda hazır oluyor, ilk 1-2 yılda sinir kılıflarının gelişmesinin ardından
yürüme, konuşma vb. fonksiyonlar da gerçekleşiyor. Beyin kapasitesi 20’li
yaşlarda pik yapıyor, 25 yaşından itibaren beynin bazı bölümleri küçülmeye
başlıyor ancak hayat boyu beyin değişmeye devam ediyor, yeni hücreler
ekleniyor. Kelime hazinesi 70’li yaşlara kadar korunabiliyor. </p>



<p><strong>Kadın Beyni ile Erkek Beyni
Birbirinden Farklı </strong></p>



<p>Bu
farklılık doğum öncesi başlıyor ve yaşlılık dönemine dek bu gerçek değişmiyor.
Kadın beyni ile erkek beyni birbirinden farklı. Erkeklerde beyin ağırlığı
kadınlara göre yaklaşık 100 gram daha fazla. Ağırlığın yanı sıra fonksiyonel
olarak da fark var. Örneğin kadınlarda hafıza ve sosyal tanıma becerileri, dil
yetenekleri daha üstünken, erkeklerde motor (hareket) ve uzaysal algılama
özellikleri daha gelişmiş.</p>



<p><strong>Beynimiz Yaptığımız İşe Göre
Çalışıyor</strong></p>



<p>Beynimizin
farklı bölgelerinin farklı görevleri var, yaptığımız işe göre beynimizin farklı
bölgeleri çalışıyor. Örneğin; fiziksel bir aktivite sırasında beynimizin
hareket merkezleri ağırlıklı olarak çalışırken; konuşurken konuşma merkezi, bir
şey okurken görme merkezi daha aktif oluyor. Ancak farklı merkezlerin birbiri
ile iletişimi hemen hemen sürekli olarak devam ediyor. Yeni görüntüleme
teknikleri sayesinde bir iş yaparken beynin hangi bölgelerinin aktif olduğunu
gözlemlemek mümkün ve tek bir iş için bile beyindeki farklı merkezlerin
aktifleşerek birbiri ile iletişim kurabildiğini gözlemleyebiliyoruz. Herhangi
bir problem olduğunda bu iş bölümü değişebiliyor ve beyin yeniden organize
olarak fonksiyonunu devam ettirebiliyor. </p>



<p><strong>Beyin Dokumuz Ağrıyı Hissetmez </strong></p>



<p>Nöroloji
Uzmanı Prof. Dr. Geysu Karlıkaya “Beyin dokumuz ağrıyı hissetmez. Baş ağrısı
beyinden kaynaklanıyor gibi hissedilse de ağrı aslında beyin etrafındaki damar
ve sinir benzeri ağrıya duyarlı yapılardan kaynaklanır” diyor. </p>



<p><strong>Fiziksel Egzersiz Beyni de
Geliştiriyor</strong></p>



<p>Fiziksel
egzersiz sadece kalp ve vücut kasları için faydalı değil, beyni de
geliştiriyor. Beynin hafıza merkezi düzenli egzersiz ile birkaç ay içerisinde
büyüyebiliyor, benzer bir durum düzenli zihinsel aktivite sırasında da
görülebiliyor. Yeni bir dil öğrenmek, bir müzik aleti çalmayı öğrenmek gibi. Bu
olumlu etkinin oluşması için dilin öğrenilmesi de muhtemelen gerekmiyor,
çalışmak yeterli. Çalışma bırakıldığında ise her şey eski haline dönüyor.</p>



<p><strong>Sağlıklı Beslenme de Önemli</strong></p>



<p>Bol meyve,
sebze içeren ve ağırlıklı zeytinyağı kullanılan diyetler hafıza dahil pek çok
beyin fonksiyonu üzerine olumlu etki yapıyor. Şekerin az tüketilmesi de önemli
ancak probiyotik bakterilerin bilişsel fonksiyonlar üzerine etkisi hala
tartışmalı.</p>



<p><strong>Düzenli Uyku, Güçlü Hafıza</strong></p>



<p>Sağlıklı
bir uyku, güçlü bir hafıza için gereken faktörlerden bir tanesi. Az uyuyan veya
kalitesiz uyuyan kişilerde öğrenme güçlükleri ve hafıza problemleri
görülebiliyor. Uyku aynı zamanda beyinde temizlik görevi üstleniyor. Alzhemier
hastalarında beyinde biriken amiloid proteini uyku sırasında beyinden
uzaklaştırılıyor. </p>



<p><strong>Fazla GPS Kullanımı Beyni Olumsuz
Etkiliyor</strong></p>



<p>Nöroloji
Uzmanı Prof. Dr. Geysu Karlıkaya “Londra taksi sürücülerinde yapılan
çalışmalarda; beynin hafıza merkezi olarak kabul edilen hipokampusun belli
bölgelerinin başka meslek sahiplerine kıyasla daha fazla geliştiği gözlenmiş.
(Londra’da taksi sürücüsü olmak için 25 bin caddenin öğrenilmesi gerekiyor.)
GPS kullanımı ile de aynı bölgelerde küçülme olmaması için yeni bir yere ilk
gidişte GPS kullanılsa bile dönüşte kullanmamak daha doğru” diyor.</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://cemiyetmagazin.com/beynin-bilinmeyen-gizemli-ozellikleri-uzerine-sohbet/">Beynin Bilinmeyen, Gizemli Özellikleri Üzerine Sohbet</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://cemiyetmagazin.com">Cemiyet Haberleri | Magazin Haberleri | Son Dakika Haberler,</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://cemiyetmagazin.com/beynin-bilinmeyen-gizemli-ozellikleri-uzerine-sohbet/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8220;Bir efsanenin hayatını canlandırmak benim için  onur ve şereftir.&#8221;</title>
		<link>https://cemiyetmagazin.com/bir-efsanenin-hayatini-canlandirmak-benim-icin-bir-onur-ve-sereftir/</link>
					<comments>https://cemiyetmagazin.com/bir-efsanenin-hayatini-canlandirmak-benim-icin-bir-onur-ve-sereftir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editor]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 19 Jan 2019 18:50:37 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Magazin]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[MÜSLÜM]]></category>
		<category><![CDATA[müslüm filmi]]></category>
		<category><![CDATA[Müslüm Gürses]]></category>
		<category><![CDATA[şahin kendirci]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://cemiyetmagazin.com/?p=6769</guid>

					<description><![CDATA[<p>Müslüm filminde Müslüm Gürses&#8217;in çocukluğunu canlandıran Şahin Kendirci ile keyifli bir röportaj gerçekleştirdik. Kimdir Şahin Kendirci? Ben Şahin Kendirci, 17 yaşındayım. 2002 14 Şubat doğumluyum. Aslen Urfa’lı doğma büyüme Adanalı’yım. 5 kardeşiz. Ben ikizim. İlk projeniz olan “Bana Masal Anlatma” filmindeki rolünüzden bahseder misiniz? “Bana Masal Anlatma”da tamirci çırağı rolünü canlandırıyordum. Benim için güzel bir [&#8230;]</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://cemiyetmagazin.com/bir-efsanenin-hayatini-canlandirmak-benim-icin-bir-onur-ve-sereftir/">&#8220;Bir efsanenin hayatını canlandırmak benim için  onur ve şereftir.&#8221;</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://cemiyetmagazin.com">Cemiyet Haberleri | Magazin Haberleri | Son Dakika Haberler,</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><strong>Müslüm filminde Müslüm Gürses&#8217;in çocukluğunu canlandıran Şahin Kendirci ile keyifli bir röportaj gerçekleştirdik.</strong></p>



<p><strong>Kimdir Şahin Kendirci?</strong></p>



<p>Ben Şahin Kendirci, 17 yaşındayım. 2002 14 Şubat doğumluyum. Aslen Urfa’lı doğma büyüme Adanalı’yım. 5 kardeşiz. Ben ikizim.</p>



<p><strong>İlk projeniz olan “Bana Masal Anlatma” filmindeki rolünüzden bahseder misiniz?</strong></p>



<p>“Bana Masal Anlatma”da tamirci çırağı rolünü canlandırıyordum. Benim için
güzel bir deneyimdi.</p>



<p><strong>Müzik sizin için ne ifade ediyor?</strong></p>



<p>Müzik benim hayatım, yaşama sebebim. </p>



<p><strong>Müslüm filmine Müslüm Gürses’in gençliği rolüne hayat verdiniz. Bu projeye dahil olmanızdaki süreci anlatır mısınız?</strong></p>



<p>Müslüm filmi için  bir genç aradıklarında yönetmenim Ketche ve Müslüm ekibi Adana Sinanpaşa Mahallesi&#8217;ne gider,ve  &#8220;Buralarda iyi şarkı söyleyebilen yetenekli bir genç nasıl bulabiliriz&#8221; derler. Ve cevap &#8220;Bizim Şahinim’iz var&#8221;şeklinde olur. Sonrasında beni bulup projeyi anlattılar. Yönetmen bana nasıl şarkı okuduğumu sorduğunda &#8220;Yürekten okurum abi&#8221; demiştim. Bunun üzerine aradıkları kişinin ben olduğunu söylediler. Ben de bu rolü canlandırmaktan büyük gurur duydum. </p>



<p></p>



<p>&nbsp;<strong>Çok değerli bir sanatçıyı sinema filminde canlandırmak nasıl bir duygu? Sizi en çok zorlayan sahne hangisiydi?</strong></p>



<p>Bir efsanenin hayatını canlandırmak benim için bir onur ve şereftir.
Filmde beni en çok zorlayan sahne annemin vurulma sahnesiydi.</p>



<p><strong>Filmi ilk izlediğinizde ne hissettiniz? Hayattaki hedefleriniz neler? </strong></p>



<p>&nbsp;Çok duygusal bir İnsan olduğum için filmi izlerken, samimi olarak söylüyorum çok ağladım ve izleyen herkese oyunculuğumu kanıtlamış olmanın mutluluğunu yaşadım. Hayatımdaki hedefim öncelikle çok sevdiğim anneme bir ev almak, saygılı dürüst bir insan olarak anılmak, vicdanlı bir insan olmak. </p>
<p><a rel="nofollow" href="https://cemiyetmagazin.com/bir-efsanenin-hayatini-canlandirmak-benim-icin-bir-onur-ve-sereftir/">&#8220;Bir efsanenin hayatını canlandırmak benim için  onur ve şereftir.&#8221;</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://cemiyetmagazin.com">Cemiyet Haberleri | Magazin Haberleri | Son Dakika Haberler,</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://cemiyetmagazin.com/bir-efsanenin-hayatini-canlandirmak-benim-icin-bir-onur-ve-sereftir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sinemanın Efsane Jönü Engin Çağlar Sorularımızı Yanıtladı</title>
		<link>https://cemiyetmagazin.com/yesilcamin-efsane-jonu-engin-caglar-turk-sinemasindaki-kariyer-oykusunu-okuyucularimiz-icin-anlatti/</link>
					<comments>https://cemiyetmagazin.com/yesilcamin-efsane-jonu-engin-caglar-turk-sinemasindaki-kariyer-oykusunu-okuyucularimiz-icin-anlatti/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editor]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 22 Dec 2018 12:25:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[emel sayın]]></category>
		<category><![CDATA[Engin Çağlar]]></category>
		<category><![CDATA[Feride]]></category>
		<category><![CDATA[Ses Dergisi]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Sineması]]></category>
		<category><![CDATA[Yeşilçam]]></category>
		<category><![CDATA[Yeşilçam’ın Efsane Jönü Engin Çağlar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://cemiyetmagazin.com/?p=6593</guid>

					<description><![CDATA[<p>Oyunculuk serüveniniz nasıl başladı, bu yarım asırlık sinema öyküsünü anlatır mısınız? Ben 1968 yılında o dönemin en önemli yayın organı olan Ses Mecmuasının açtığı Artist Yarışması’nı kazanarak oyunculuğa başladım. Daha önceki senelerde Artist, Yıldız, Perde gibi mecmuaların açmış olduğu yarışmalarla birçok kişi sinemaya girmiş ve sinemanın ünlü oyuncuları olmuşlardır. Ses Mecmuası da 1962 senesinden itibaren [&#8230;]</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://cemiyetmagazin.com/yesilcamin-efsane-jonu-engin-caglar-turk-sinemasindaki-kariyer-oykusunu-okuyucularimiz-icin-anlatti/">Sinemanın Efsane Jönü Engin Çağlar Sorularımızı Yanıtladı</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://cemiyetmagazin.com">Cemiyet Haberleri | Magazin Haberleri | Son Dakika Haberler,</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h4 class="wp-block-heading"><strong>Oyunculuk serüveniniz nasıl başladı, bu yarım asırlık sinema öyküsünü anlatır mısınız?</strong></h4>



<p>Ben 1968 yılında o dönemin en önemli yayın organı olan Ses Mecmuasının açtığı Artist Yarışması’nı kazanarak oyunculuğa başladım. Daha önceki senelerde Artist, Yıldız, Perde gibi mecmuaların açmış olduğu yarışmalarla birçok kişi sinemaya girmiş ve sinemanın ünlü oyuncuları olmuşlardır. Ses Mecmuası da 1962 senesinden itibaren Sinema Kapak Yıldızı adı altında yarışmalar yapmaya başladı ve birçok güzel kızı ve yakışıklı erkeği Türk sinemasına kazandırdı. </p>



<p>1968 senesindeki ayrışmaya katılmak için bir boy, bir önden bir de profil olmak üzere üç adet resim gönderdim. 5318 aday arasından önce 150’ye, sonra 10’a ve nihayet 3 kişilik finale kalarak yarışmayı kazandım. O sene, ilk filmim olan Öksüz’de Fatma Girik ile baş rolü paylaştım. Daha sonraki Kadın değil Baş Belası, Günah Bende Mi, Bana derler Fosforlu ’da <a href="https://cemiyetmagazin.com/turkan-soray-sevdikleriyle-istanbulda-bulustu/">Türkan Şoray’</a>la Kınalı Yapıncak’ta Hülya Koçyiğit ile Hüzünlü Aşk’ta Filiz Akın’la Ninno’da <a href="https://tr.wikipedia.org/wiki/Selda_Alkor">Selda Alkor</a> ile oynadım ve bir anda sinemanın en aranan, en meşhur oyuncusu oldum.</p>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>Hayalinizdeki meslek oyunculuk muydu,
başka bir meslek hayal ettiniz mi?</strong></h3>



<p>Liseyi bitirdikten sonra döviz imtihanına girerek yurt dışında okuma hakkı kazandım. Almanya’ya giderek dört yıl kaldım ve iç mimari okudum. Ortaokulu da Robert Koleji’nde okuduğumdan İngilizcem de iyi seviyedeydi. Büyük bir ihtimalle Türkiye&#8217;nin önemli bir holdinginde genel müdür olmam düşünülmüştü. Bense böyle bir düşüncede değildim. Daha yaratıcı, daha özgür ve sevdiğim işi yapmak istedim. Hiç kimsenin önünde eğilmedim, hiç kimsenin önünde ayağa kalkmadım, hiç kimsenin önünde ceketimi ilikleyip hazır olda durmadım. Ben sinema oyuncusu oldum. </p>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>Türkiye’de oyunculuk ne durumda sizce?</strong></h3>



<p>Doğru proje, sağlam
senaryo, iyi yönetmen, çağdaş teknoloji, teknik ekip, yeteri maddi imkanlar ve
tabi ki sevilen, iyi, işine bağlı oyuncular olunca film de çok güzel oluyor,
işini meslek olarak düşünenler öne çıkıyor. Bugün bunlara ne kadar bağlı
kalınıyor, seyirciye ne kadar saygı duyuluyor o biraz tartışılır.</p>



<h4 class="wp-block-heading"><strong>En unutulmaz filminiz hangisi ve rol
arkadaşınız kimdir?</strong></h4>



<p>Benim unutulmaz filmlerim çoktur. Ama bu 5’i en önde gelir: Öksüz-Fatma Girik (İlk filmim), Günah Bende Mi-Türkan Şoray, Kınalı Yapıncak-Hülya Koçyiğit, Feride- Emel Sayın, Dağdan İnme -Fatma Girik.</p>



<figure class="wp-block-image"><img decoding="async" width="780" height="603" src="https://cemiyetmagazin.com/wp-content/uploads/2018/12/Efsane-Jönü-Engin-Çağlar.jpg" alt="" class="wp-image-6600" srcset="https://cemiyetmagazin.com/wp-content/uploads/2018/12/Efsane-Jönü-Engin-Çağlar.jpg 780w, https://cemiyetmagazin.com/wp-content/uploads/2018/12/Efsane-Jönü-Engin-Çağlar-300x232.jpg 300w, https://cemiyetmagazin.com/wp-content/uploads/2018/12/Efsane-Jönü-Engin-Çağlar-768x594.jpg 768w" sizes="(max-width: 780px) 100vw, 780px" /><figcaption> <br>Engin Çağlar- Emel Sayın </figcaption></figure>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>Yeşilçam filmleri ile günümüz filmlerini
kıyaslarsak aradaki fark nedir?</strong></h3>



<p>En büyük fark tabi ki samimiyet. Bütün teknik yetersizlikler, malzeme eksikliği, çalışma zamanı azlığı, iklim şartlarının zorlaması, konu ve senaryoların benzer olması hep problem yaratmıştır. Bütün bu olumsuzluklara rağmen sinemanın SSen çok sevilen ve akılda kalan filmleri bu dönemde yapılmıştır. Konuların çok düşünülerek seçilmesi, yönetmenlerin ve teknik ekibin usta-çırak çalışmasıyla üst seviyeye gelmesi gerek başrol oynayan gerekse karakter, kavgacı ve figürasyonunun candan katkıları bu filmleri yarattı. </p>



<h4 class="wp-block-heading">&#8220;Eskilerin  samimiyeti artık yok&#8221;</h4>



<p>Dönemin yaşam şartları yani mahalleli, ev sahibi, bekçi, bakkal, kasap, manav, genç kız, delikanlı, en çok da sevgi, dayanışma, üzüntü ve kederin paylaşılması gibi duygular seyircinin kalbine işledi. Bugünün filmleri teknoloji olarak çok ileri ama maalesef bu duygulardan uzak; o içten samimiyeti yansıtmıyor. </p>



<h4 class="wp-block-heading"><strong>Türk sinemasının en iyi filmi sizce
hangisidir? Örnek alınması gereken oyuncular kimlerdir?</strong></h4>



<p>Bu kadar uzun zaman içinde tek bir film seçmek imkansız. Siyasi ortamların şartları, her senenin ayrı modası, yönetmenlerin ağırlığı, iyi oyuncuların varlığı ve filme hakim olması birçok filmi en iyi sırasına sokar. 7000 film düşünülürse bunun 2000’i iyi filmdir. Ben hep erkek oyuncuları izledim. Kara kaşlı, kara gözlü Türk erkeği Ayhan Işık, kenar mahalle delikanlısı Eşref Kolçak, sarışın romantik jön Gösksel Arsoy, sıcak gülüşlü kavgacı Orhan Günşiray, iyi oyuncu Ekrem Bora, yazar-yönetmen ve eli silahlı Yılmaz Güney, Sadri Alışık, Cüneyt Arkın, Kartal Tibet, İzzet Günay, Tamer Yiğit, Ediz Hun ve daha başkaları izlediğim oyuncular oldular.</p>



<h4 class="wp-block-heading"><strong>Yeni oyuncu adayları için tavsiyeleriniz
nelerdir?</strong></h4>



<p>Türk sinema tarihini iyi okusunlar. İyi oyuncuların filmlerini seyretsinler. Montaj masasında kendilerini seyredip rolü nasıl yorumladıklarına baksınlar. Oyunculukta en önemli şey gözlem yapmaktır, etraflarını ve insanları çok iyi gözlemlesinler.</p>



<p></p>



<p><strong><em>Röportaj: <a href="https://cemiyetmagazin.com/oteki-sehrin-diasporasi/">Nükhet Sezer</a></em></strong></p>
<p><a rel="nofollow" href="https://cemiyetmagazin.com/yesilcamin-efsane-jonu-engin-caglar-turk-sinemasindaki-kariyer-oykusunu-okuyucularimiz-icin-anlatti/">Sinemanın Efsane Jönü Engin Çağlar Sorularımızı Yanıtladı</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://cemiyetmagazin.com">Cemiyet Haberleri | Magazin Haberleri | Son Dakika Haberler,</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://cemiyetmagazin.com/yesilcamin-efsane-jonu-engin-caglar-turk-sinemasindaki-kariyer-oykusunu-okuyucularimiz-icin-anlatti/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sanat ve Yeşilçam ile İç İçe Bir Yaşam: Kıvanç Terzioğlu</title>
		<link>https://cemiyetmagazin.com/sanatla-ic-ice-bir-yasam-kivanc-terzioglu/</link>
					<comments>https://cemiyetmagazin.com/sanatla-ic-ice-bir-yasam-kivanc-terzioglu/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editor]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 15 Dec 2018 21:18:24 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[filmsanvakfı]]></category>
		<category><![CDATA[kıvançterzioğlu]]></category>
		<category><![CDATA[menajer]]></category>
		<category><![CDATA[sinema emekçisi]]></category>
		<category><![CDATA[tiyatro]]></category>
		<category><![CDATA[tiyatro sahnesi]]></category>
		<category><![CDATA[Yeşilçam]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://cemiyetmagazin.com/?p=6529</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sevgili Kıvanç Terzioğlu, okuyucularımıza biraz kendinizden, hobi ve fobilerinizden bahseder misiniz? Hayatınızda olmazsa olmazlarınız nelerdir? Çok teşekkür ederim çok iyiyim hamd olsun ki. 25 Mayıs’ta Fatih İstanbul’da doğdum. Anne tarafım İzmir Karşıyaka, baba tarafım da Antalya fakat her ikisinin de kökeni Selanik’e Atamızın memleketine dayanıyor. Ama ben doğma büyüme İstanbul insanıyım. İlk, orta ve lise [&#8230;]</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://cemiyetmagazin.com/sanatla-ic-ice-bir-yasam-kivanc-terzioglu/">Sanat ve Yeşilçam ile İç İçe Bir Yaşam: Kıvanç Terzioğlu</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://cemiyetmagazin.com">Cemiyet Haberleri | Magazin Haberleri | Son Dakika Haberler,</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h3 class="wp-block-heading"><strong>Sevgili Kıvanç Terzioğlu, okuyucularımıza biraz kendinizden, hobi ve fobilerinizden bahseder misiniz? Hayatınızda olmazsa olmazlarınız nelerdir? </strong></h3>



<p>Çok teşekkür ederim çok iyiyim hamd olsun ki. 25 Mayıs’ta Fatih İstanbul’da doğdum. Anne tarafım <a href="https://www.izmir.bel.tr/">İzmir </a>Karşıyaka, baba tarafım da Antalya fakat her ikisinin de kökeni Selanik’e Atamızın memleketine dayanıyor. Ama ben doğma büyüme İstanbul insanıyım. İlk, orta ve lise tahsilimi İstanbul’da tamamladım.Üniversiteyi de 19 Mayıs Üniversitesi Sinop Su Ürünleri Fakültesi’nde Sinop’ta 4 yılda tamamladım. O yıllarda Türkeli Tv’de Öğle Güneşi adında müzik eğlence programının sunuculuğunu ve Sinop Belediye Konservatuvarı’nda da müzik çalışmaları yaptım. </p>



<p>Hobilerim aslında güzel olan her şeyi severim ama en büyük tutkum hiç keşfedilmemiş görülmemiş yerleri gezip görmek; seyahati çok seviyorum. Güzel işlere imza atmak ve başarı en büyük hobim arasında diyebilirim. Fobilerime gelince Allah&#8217;tan başka kimseden korkmam sadece yanlış anlaşılmaktan çok korkarım, yalandan nefret ederim.  </p>



<h4 class="wp-block-heading"><strong>Film-San Vakfı’nın müdürlüğüne giden yolculuğunuzu anlatır mısınız? Film-San Vakfı&#8217;nın kurulma amacı nedir? Yeşilçam oyuncuları en çok neye sitem ediyor ve bu vakıf aracılığıyla yapmak istedikleri nedir? Üyeleriniz arasında kimler var? Genç oyuncuların dikkat etmesi gereken noktalar? Şu ana kadar Film-San Vakfı olarak neleri başardınız?&nbsp;&nbsp;</strong></h4>



<p>Film-San Vakfı resmi anlamda 2010 yılında başladı müdürlük görevine gelmem ünlü yapımcı Rahmetli Nevin Dal sayesinde. Nurlarda yatsın inşallah. Zaten Film-San Vakfı’na menajerlik- basın danışmanlığı yaptığım yıllarda kayıtlı üyeydim. İşte yaptığımız güzel işlerin bileşkesi burada buluşturdu bizi.&nbsp; </p>



<p>1975’de Hülya Koçyiğit, Murat Soydan, Muazzez Arçay, Sırrı Gültekin, Mengü Yeğin, Enver Burçkin, Faruk Kenç, Ümit Utku, Emel Sayın, Ayla Algan, Şükran Özer Doruk, Nuri Sesigüzel, Erkan Özerman ve Faruk Ilgaz gibi sinema, tiyatro ve müzik dünyasının seçkin isimleri tarafından kurulan Film-San Vakfı, yaklaşık 8700&#8217;e yakın sanatçı, meslek kartı üyesi ve 42 yıllık geçmişiyle halen hizmet veren en eski kuruluş olma özelliğini sürdürmektedir.</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="460" height="305" src="https://cemiyetmagazin.com/wp-content/uploads/2020/04/filmsan.jpg" alt="" class="wp-image-8639" srcset="https://cemiyetmagazin.com/wp-content/uploads/2020/04/filmsan.jpg 460w, https://cemiyetmagazin.com/wp-content/uploads/2020/04/filmsan-300x199.jpg 300w" sizes="(max-width: 460px) 100vw, 460px" /><figcaption>Film-San</figcaption></figure>



<h4 class="wp-block-heading">&#8220;Genç oyuncuların dikkat etmesi gerektiği durumlar çok fazla açıkçası, hangi birisini sayayım ki&#8221;</h4>



<p>Film-San Vakfı, kurulduğu 1975 yılından bu yana amaçları doğrultusunda başarılı çalışmalara imza atmış, sanat emekçileri için 1978, 1983, 1987, 1995 yıllarında çıkarılan sosyal güvence yasalarıyla 4500 kişiden fazla vakıf üyesi emeklilik hakkına kavuşturulmuştur. Ve halende yeniden bu yasanın çıkabilmesi için çalışmalarını sürdürmektedir. </p>



<p>Yeşilçam sanatçılarının en büyük sitemi; aranmamak, <a href="https://cemiyetmagazin.com/zeynep-camcinin-kaleme-aldigi-feride-filmi-beyazperdede/">film</a> festivallerine davet edilmemek, telif hakkı, sinema, dizi ve televizyonda yer almamak,  emeklilik vb.</p>



<p>Üyelerimiz arasında Türkiye’ye isimlerini başarıyla perçinlemiş çok isim var. Saymaya kalksam birini unuturum çok ayıp olur zaten sayamam 8500 ve üstü kişiyi röportaj uzar gider.</p>



<p>Sosyal ağlardaki paylaşımlarına dikkat etsinler, özel hayatları çok önemli, disiplinli olsunlar, burunları büyük olmasınlar,unutmasınlar ki “Gururlanma padişahım senden büyük Allah var” diye bir sözü burada hatırlatmak isterim.  <strong> </strong><br><br> <strong>Tiyatroda oyun sergilemek daha zor ve önemli bence herkesin harcı değildir. </strong></p>



<p>Şu an, Film-San Vakfı olarak çok şey başardığımızı düşünüyorum lütfen megalomanlık olarak algılanmasın. 2010 yılından bu yana 5 yönetim kuruluyla çalıştım ve çalışmaya devam ediyorum. Hepsinden çok şey öğrendim öğrenmeye de devam ediyorum. Üyelerimiz için yaklaşık 15-20 arası hastane ve sağlık grubuyla anlaştık; bu kurumlar sanatçılarımıza çok büyük destek oldular o yüzden her birine teşekkürlerimi borç biliyorum. </p>



<h6 class="wp-block-heading"><strong>Neden tiyatroyu seçtiniz? Nasıl oyunlarda, rollerde oynadınız? Keyif aldığınız bir tür var mı? Tiyatro ve dizi oyunculuğu arasında bir fark var mı? Tiyatro mesaj vermeli mi, nedir tiyatronun rolü günümüzde?</strong></h6>



<p>Tiyatroyu seçmeme fırsat kalmadan zaten çocukluğumdan beri içinde oldum hep. Çok seviyorum gerçekten. Tiyatro ayrı bir adap ve görgü bence. Bugüne kadar hep komedi oynadım. Öyle roller sunuldu genelde. Komiğim herhalde.</p>



<p>Tiyatro ve dizi oyunculuğu arasında tabi ki de çok farklılıklar var. O hissiyat ve ruhu sahnede canlı canlı bir keresinde veriyorsun seyirciye ama dizide defalarca çekimler yapılıyor o istenilen sahnenin çıkıp ekrana yansıması için.&nbsp; </p>



<p>Tiyatroda oyunlarda mesajlar veriliyor zaten, yaşanmışlıklar zaten senaryolaştırılıyor. Eskiden günümüze bu böyle gelmiş zaten. Tiyatroda oyun sergilemek daha zor ve önemli bence herkesin harcı değildir.&nbsp;</p>



<h5 class="wp-block-heading"><strong>Menajer olmaya nasıl karar verdiniz? Menajerlerin görevi nedir, menajerler ünlülerin asistanı mıdır? Kimlerle çalıştınız? Türkiye&#8217;de menajerlik ne durumda, bu işin duayenleri kimler? </strong></h5>



<p>Menajer olmaya karar veremeden bir baktım ki menajer olmuşum. Türk Sanat Müziği’nin buğulu sesi sevgili manevi annem Kamuran Akkor ve eşi milli baterist rahmetli Vasfi Uçaroğlu sayesinde menajer oldum.Hayatımdaki ilklerden oldular. Haklarını ödeyemem. Nurlarda yat Vasfi abiciğim. Benim menajerlik anlayışım Türkiye’de çok az işliyor. Menajerlik bir bütün bence basın danışmanlığıyla. Hayır, menajerler ünlülerin asistanı değil olamazlar da. </p>



<p>Asistanlık başka bir şey. Menajerler bir sanatçının beyni, kalbi,gözü, eli, kulağıdır. Kısacası sanatçının aynasıdır benim tabirimle. Bugüne kadar 150’ye yakın isimle çalıştım. Benden sonra yükselen çok nadir az kişi oldu nedense. Kimse üstüne alınmasın ama böyle, sözüm meclis dışı. Kamuran Akkor, Ayşe Mine, Meral Konrat, Pınar Altınok, Meral Mansuroğlu, Yakup Ekin,Arda, Deniz Derin, Deniz Gençay, Nesli Özsoy, Arda, Bora Öztoprak, Armağan Uzun, Uhde Seçil, Emirkan, Amir, Mirozan, Hakkı Bulut, Ömer Danış, Hakan Taşıyan,Tuğba Hatun, Serpil Benay ilk aklıma gelenler arasında. </p>



<h5 class="wp-block-heading">&#8220;Benden sonra yükselen çok nadir az kişi oldu nedense. Kimse üstüne alınmasın ama böyle, sözüm meclis dışı&#8221;</h5>



<p>Şimdilerde sadece 2-3 isim var menajerliği çok iyi yapan ama adlarını bende saklı kalsın diğerlerine ayıp olmasın. Son zamanlarda yeğenime yani İbrahim Muratoğlu’na sanat koçluğu yapıyorum. Sanat camiasında onu yetiştiriyorum. Hedefimiz sadece Türkiye değil uluslararası açıda ilerlemek ve dünya çapında bir star olmasını sağlamak. Hollywood’da adını duyurmak için çok çalışıyoruz. Yakında sürprizleri sizlerle paylaşacağım.&nbsp; </p>



<h6 class="wp-block-heading"><strong>Şiir kitabı yazma fikri nasıl ortaya çıktı? &#8221;Hiçbir Şey Yapmak İstiyorum&#8221; kitabını alan okuyucu ne tür duyguları hissedecek?Kitabınızda anlatmak istedikleriniz nedir? &#8221;Hiçbir Şey Yapmak İstiyorum&#8221;kitabının devamı gelecek mi? </strong></h6>



<p>Şiir çocukluğumdan beri yazıyordum açıkçası bir şiir kitabım çıksın diye bir şey düşünmemiştim ama ilgi, kültür ve sanatın sahibi sevgili Ahmet Bey bana böyle bir teklifte bulundu. Ben de elimde olan şiirlerimden derleyerek topladım ve “Hiçbir şey yapmak istiyorum” kitabım çıktı. Bu kitap tamamen yaşanmışlıklarla alakalı gerek kendimin gerekse çevremdekileri gözlemleyerek yazdığım şiirler, evet bu şiir kitabının devamı gelecek bunun yanı sıra bir de roman geliyor yakında.</p>



<h5 class="wp-block-heading"><strong>Birçok dergi ve gazetede köşe yazarlığı yapıyorsunuz,gazeteci kimdir? Gazetecinin görevi nedir? Türkiye&#8217;de gazetecilik ne durumda,bu işin duayenleri kimler? Kaleminizi elinize aldığınız zaman içinizde bir korku veya editör baskısı hissediyor musunuz? Genç gazeteciler için önerileriniz var mı? </strong></h5>



<p>Evet bugüne kadar birçok yerde köşe yazılarım oldu, zamanında Papatya Dergisi’nin de magazin müdürlüğünü yaptım. Gazeteci yüzde yüz gerçek haberi yansıtandır. Açıkçası o bölümü okumadım ama o yüzden büyüklerime bu tarz bir soruyu cevaplarken onlara saygısızlık etmekten korkuyorum. Bu işin gerçekten çok iyi duayenleri var. Rahmetli Mehmet Ali Birand mesela duayendi, Ali Kırca, Uğur Dündar, Cengiz Semercioğlu, Nurettin Soydan, Nurcan Sabur, Ali Eyüpoğlu ilk aklıma gelenler.</p>



<h5 class="wp-block-heading"><strong>İleri Türk Müziği Konservatuvarı mezunusunuz, bu alanda ne gibi çalışmalara imza attınız? Albüm çıkarmayı düşünür müsünüz? </strong></h5>



<p>Sayın Çetin Körükçü önderliğinde çok şey öğrendim ama ilk hocalarım Sayın Kamuran Akkor ve rahmetli Vasfi Uçaroğlu oldu. Sonrasında repertuvardaysa Sayın Erol Küçükyalçın oldu. Nota şan ve solfejde de Erdem Siyavuşgil’den dersler aldım. Albüm düşünmedim ama ileriye sesimi bırakmak için her an bir şeyler yapabilirim. </p>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>Yoğun bir günün yorgunluğunu Kıvanç Terzioğlu nasıl atar?Özel bir yaşam şekliniz var mı? </strong></h3>



<p>Kıvanç Terzioğlu başarılı olduğunda takdir edildiğinde hiç yorgun olmuyor açıkçası. İşimi çok severek yapıyorum çünkü hobilerim benim mesleğim oldu. En rahatladığım dönem yurt dışı gezileri oluyor diyebilirim.&nbsp; </p>



<h5 class="wp-block-heading"><strong>Kıvanç Terzioğlu olmak için erteledikleriniz veya vazgeçtikleriniz? </strong></h5>



<p>Ertelediklerim, vazgeçtiklerim, keşkelerim çok fazla yok Allah’tan,ama işime çok ağır bir şekilde sarıldığım için ortamları da gördüğümden çok fazla güvenemiyorum insanlara bu yüzden de evlilik olayında 2-3 kez geri döndüm. Artık kısmet diyelim. Mutlaka kör topalın bile bir alıcısı vardır diye düşünenlerdenim. </p>



<h5 class="wp-block-heading"><strong>Başarınızın sırrı nedir?</strong></h5>



<p>Başarımın sırrı çok fazla çalışmak ve doğru dürüst olmak,yalandan hep uzak olmak ve hayatında doğru insanlarla dostluk kurmak diyebilirim.&nbsp; </p>



<h5 class="wp-block-heading"><strong>Son olarak okuyucularımıza söylemek istedikleriniz? </strong></h5>



<p>Hayat çok kısa neyin ne zaman olacağını bilmiyoruz o yüzden hayatı hep gülümseyerek karşılayın. Yalandan dolandan hep uzak durun. Hayatta herkes yaptığı kadar ekmek yer. Kısacası herkes kalbinin ekmeğini yer. Sizler aracılığıyla herkese mutluluklar sağlıklar diliyorum. Ve bu güzel röportaj içinde sevgili Nükhet Sezer’e sonsuz teşekkür ediyorum.&nbsp;</p>



<figure class="wp-block-image"><img loading="lazy" decoding="async" width="768" height="1024" src="https://cemiyetmagazin.com/wp-content/uploads/2018/12/thumb_IMG_7818_1024-768x1024.jpg" alt="" class="wp-image-6533" srcset="https://cemiyetmagazin.com/wp-content/uploads/2018/12/thumb_IMG_7818_1024.jpg 768w, https://cemiyetmagazin.com/wp-content/uploads/2018/12/thumb_IMG_7818_1024-225x300.jpg 225w" sizes="(max-width: 768px) 100vw, 768px" /><figcaption>Kıvanç Terzioğlu-Emel Sayın</figcaption></figure>



<p><strong><em> Röportaj: <a href="https://cemiyetmagazin.com/oteki-sehrin-diasporasi/">Nükhet Sezer</a></em></strong></p>
<p><a rel="nofollow" href="https://cemiyetmagazin.com/sanatla-ic-ice-bir-yasam-kivanc-terzioglu/">Sanat ve Yeşilçam ile İç İçe Bir Yaşam: Kıvanç Terzioğlu</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://cemiyetmagazin.com">Cemiyet Haberleri | Magazin Haberleri | Son Dakika Haberler,</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://cemiyetmagazin.com/sanatla-ic-ice-bir-yasam-kivanc-terzioglu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Oyuncu İbrahim Muratoğlu: &#8220;Türkan Şoray Kurallarım Yok&#8221;</title>
		<link>https://cemiyetmagazin.com/ibrahim-muratoglu-en-belirgin-ozelligim-parmak-izim/</link>
					<comments>https://cemiyetmagazin.com/ibrahim-muratoglu-en-belirgin-ozelligim-parmak-izim/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editor]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 15 Dec 2018 20:34:28 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[ibrahimmuratoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[kıvançterzioğlu]]></category>
		<category><![CDATA[sinema]]></category>
		<category><![CDATA[tiyatro]]></category>
		<category><![CDATA[tutsak]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://cemiyetmagazin.com/?p=6525</guid>

					<description><![CDATA[<p>İbrahim Muratoğlu kendini anlatabilir misin? Öncelikle çok teşekkür ediyorum, İbrahim Muratoğlu 17 Nisan Diyarbakır/Bismil doğumlu. 5 kardeşten 4. numarayım ben. 5 yaşından itibaren İstanbul’a yerleşmişiz. İlk, orta ve lise tahsilimi burada yaptım. Şimdilerde ise Anadolu Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı 3.sınıf’ta halen eğitimime devam ediyorum. Bunların yanı sıra 7-8 yıldır aktif bir şekilde sporla uğraşıyorum.Şan, [&#8230;]</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://cemiyetmagazin.com/ibrahim-muratoglu-en-belirgin-ozelligim-parmak-izim/">Oyuncu İbrahim Muratoğlu: &#8220;Türkan Şoray Kurallarım Yok&#8221;</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://cemiyetmagazin.com">Cemiyet Haberleri | Magazin Haberleri | Son Dakika Haberler,</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h4 class="wp-block-heading"><strong>İbrahim Muratoğlu kendini anlatabilir misin?</strong> </h4>



<p>Öncelikle çok teşekkür ediyorum, İbrahim Muratoğlu 17 Nisan Diyarbakır/Bismil doğumlu. 5 kardeşten 4. numarayım ben. 5 yaşından itibaren İstanbul’a yerleşmişiz. İlk, orta ve lise tahsilimi burada yaptım. Şimdilerde ise <a href="https://www.anadolu.edu.tr/">Anadolu Üniversitesi</a> Türk Dili ve Edebiyatı 3.sınıf’ta halen eğitimime devam ediyorum. Bunların yanı sıra 7-8 yıldır aktif bir şekilde sporla uğraşıyorum.Şan, müzik ve oyunculuk eğitimlerime ara vermeden devam ediyorum. </p>



<h4 class="wp-block-heading"><strong>Nasıl bir ortamda yetiştiniz, nerede büyüdünüz?</strong> </h4>



<p>Güzel, sıcak ve kalabalık bir aile ortamında yetiştim. İstanbul’da
büyüdüm.&nbsp; </p>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>Karakterinizin en belirgin özellikleri neler? Küçüklüğünüzden beri
sahip olduğunuz bir takıntınız ya da alışkanlığınız var mı?</strong> </h3>



<p>Karakterimin en belirgin özellikleri arasında tez canlı, sıcakkanlı ve
neşeli biri olmam geliyor. Takıntı ve alışkanlıklarımı sorduğunuzda aklıma ilk
gelen şey aşırı mükemmeliyetçiyim diyorum artık gerisini siz düşünün. Beni yani
İbrahim Muratoğlu’nu diğer insanlardan ayıran en büyük özelliğim parmak
izimdir. (Gülüyor) </p>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>&#8220;Kamuran Akkor&#8221; gibi usta bir sanatçıdan şarkı söyleme
tekniği üzerine eğitim alıyorsun. Kamuran hanımdan &#8220;Sahne ve Sanat&#8221;
adına neler öğrendin?</strong> </h3>



<p>O kadar şanslıyım ki bu konuda! Sevgili Kamuran Akkor zaten Kıvanç
abimin de manevi annesi, dolayısıyla bizler bu anlamda güzel işler yapabilmek
adına bir araya geldik. Çünkü Türkiye’nin en önemli Assolisti ile çalışmak
ondan bir şeyler öğrenmek gerçekten çok gurur verici bir duygu. Onun nefesinden
tutun, oturup kalkması şarkı söylemesine kadar her şeyini gözlemliyorum. Bir
kere görgü adap sahne duruşu insanlarla göz göze gelip şarkı söyleme vs. her
şeyi onun o asil duruşundan kendime paye çıkarıyorum diyebilirim.</p>



<h4 class="wp-block-heading"><strong>Pera Güzel Sanatlardan &#8220;Şan Eğitimi&#8221; Kamuran Akkor&#8217;dan
&#8220;Şarkı söyleme tekniği&#8221; eğitimini alıyorsun, önümüzdeki dönemde
müzikal anlamda neler yapmak istiyorsun?</strong>
</h4>



<p>Şunu belirtmek istiyorum öncelikle sizlere, ben mesleğime ve kendime
yatırım yapıyorum. Bu eğitimleri alıyor olmam illaki şarkıcılık yapacağım
anlamına gelmez. Lakin önüme öyle bir senaryo gelir ki benim orada şarkı
söylemem gerekebilir, işte o zaman bu aldığım eğitimin bilgilerini orada yeri
zamanı gelince kullanırım.&nbsp; </p>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>Çok şanslısın &#8220;Meral Kontrat, Anta Toros ve Engin Çağlar&#8221;
gibi oyunculukta devrim yaratmış sanatçılardan &#8220;oyunculuk eğitimi&#8221;
alıyorsun. Usta sanatçıları eğitim alabilmek için nasıl ikna ettin yoksa onlar
mı sende ki oyunculuk yeteneğini fark ettiler?</strong> </h3>



<p>Allah’a şükürler olsun galiba bu konuda şanslıyım. Çünkü hayallerim teker teker gerçekleşiyor. <a href="https://cemiyetmagazin.com/sanatla-ic-ice-bir-yasam-kivanc-terzioglu/">Kıvanç Terzioğlu’n</a>u biliyorsunuz Film-San Vakfı’nın Genel Müdürü ve bende onun Yeğeni olarak onu gururlandıracak tarzda yaşıyor ve her şeyime dikkat ediyorum. Sevgili Engin Çağlar, Meral Konrat ve Anta Toros ile tanışmam Kıvanç abimin vasıtasıyla oldu. Sonrada gerisi geldi. Onlardan farklı farklı şeyler öğreniyorum. Bilgi ve birikimleri o kadar çok fazla ki geçmişi onlardan öğrenerek sanat hayatımın ileriki yıllarına sayelerinde ışık tutuyorum.  </p>



<h4 class="wp-block-heading"><strong>Formda ve sağlıklı kalabilmek için neler yapıyorsunuz? Destek
aldığınız bir yaşam koçunuz var mı? </strong></h4>



<p>Açıkçası az öncede söylediğim gibi günde en az 2 saat spor yapıyorum,
uyku düzenime ve beslenmeme aşırı derecede dikkat ediyorum. Kısacası ben kendi
kendimin yaşam koçluğunu yapıyorum. </p>



<h4 class="wp-block-heading"><strong>Türkiye, Azerbaycan ve Kazakistan&#8217;da sinema filmleri çekimine
başlayacaksın. Sır gibi saklanan projelerden, birazcık da olsa kopya vermeni
istiyorum. (Gülüyorum) </strong></h4>



<p>(Gülüyor) Doğru çok yakında Türk- Azeri ve Kazak dostlarla
projelerimiz başlıyor. Şimdiden ön çalışma ve hazırlıklarımızı yapıyoruz ama
gerçekten toteme inanıyorum. Ve totem yapıp daha fazla bilgi ve açıklama
yapamıyorum. Bekleyelim görelim. (Gülüyor)</p>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>Lütfü Kırdar Kongre ve Sergi Sarayında düzenlenen Evlilik Fuarında usta
Terzi &#8220;Şinasi Günaydın’ın hazırladığı &#8220;Karizmalar Defilesi’nde
podyuma çıktınız. Hayatımızda ilklerin yeri çok özeldir, podyumda olmak nasıl
bir duygu? Devamı gelecek mi?</strong>
</h3>



<p>Evet hayatımın ilk podyum deneyimini Usta Terzi Şinasi Günaydın ile
yaşadım. Karizmalar Defilesinde Türkiye’nin Önde gelen usta, duayen ve
başarısına başarı katmış büyük isimlerle birlikte (Erol Köse, Nurcan Sabur,
Hakan Solaker, Orhan Kural, Kıvanç Terzioğlu, Şebnem Schaffer, Burhan Akdağ, Ahmet
Selçuk İlhan, Süheyl Uygur, Yavuz Seçkin gibi) podyuma çıktım.&nbsp; Gerçekten onur ve gurur verici bir deneyim
oldu benim içinde, o günkü heyecanım inanın ki tavandı. Devamı ancak bundan
daha büyük bir proje gelirse olur diye düşünüyorum. </p>



<h4 class="wp-block-heading"><strong>Sarıyer Belediyesi ve Tango Turizm&#8217;in sponsorluğunda, lösemi tedavisi
gören ve kimsesiz çocuk yuvasındaki çocuklar için yapılan etkinlikte
&#8220;Gelecek Vaad Eden Oyuncu&#8221; ödülünü aldın. Yolun başında özel bir
ödüle layık görülmek nasıl bir duygu? Bekliyor muydun bu ödülü?</strong> </h4>



<p>Gerçekten beklemiyordum çok şaşırdım ve heyecandan elim ayağıma karıştı. Gelecek vaat eden oyuncu ödülünü sanat hayatımın başında almak ve buna layık görülmek benim omuzuma daha da büyük bir yük ve misyon yükledi. Sanat hayatımda daha da ilerlemek ve zirve için baş koyduğum bu yolda yürümek Ve başarıma başarı katmak İçin çok daha fazla çalışarak buna layık olmaya çalışıp bu yolda yürürken kimsenin yüzünü eğdirmeden (Başta ailem ve Kıvanç abimin) İbrahim Muratoğlu markasını oluşturmaya çalışacağım. </p>



<h4 class="wp-block-heading">&#8220;Hedefim Dünya Starı Olmak&#8221;</h4>



<h4 class="wp-block-heading">Sanat Koçluğunu &#8220;Film-San Vakfı&#8221; Genel Müdürü &#8220;Kıvanç Terzioğlu&#8221; üstlenmiş durumda! Kıvanç Bey &#8220;sanat camiası&#8221; adına fazlasıyla donanımlı bir menajer ve &#8220;Sanat Camiası&#8221;nda çok sevilen bir isim, basamakları emin adımlarla çıkarken &#8220;Terzioğlu&#8221;nun ne gibi etkisi oluyor? </h4>



<p>Öncelikle şunu buradan hemen söylemek istiyorum. Akraba olmak demek her daim akrabanı koruyup kollamak demek değildir. Kıvanç Terzioğlu’nun akrabam olması benim için zaten ayrı bir gurur ve onur. Sanat camiasına bugüne kadar birçok isme imza atmış biri olarak, bana kol kanat germesi benim bu dikenli ve çetrefilli yolda yürürken önümü açması ve bana her konuda destek olması takdire şayan bir durum. </p>



<h4 class="wp-block-heading">&#8220;Abiliğinin dışında sanat koçluğumu da üstlendi&#8221;</h4>



<p>Kıvanç abime huzurlarınızda çok ama çok teşekkür ediyorum. Onun sayesinde sanat camiasında daha dik daha onurlu ve daha başarılı bir şekilde ilerliyorum. Bana abiliğinin dışında sanat koçluğumu da üstlenmesi ve bana yol haritamı çizmesi benim için bulunmaz bir nimet. Zaten ben Kıvanç Terzioğlu’nun yeğeniyim demek bile birçok kapıyı açıyor. O benim abim, sırdaşım, dostum, akıl hocam kısacası. Allah ona uzun ömürler sağlıklı yaşamlar nasip etsin. Ve benim başımdan eksik etmesin.  </p>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>Hedefinin &#8220;Hollywood&#8221;a açılmak olduğunu açıklamışsın! Eğer
bunu başarırsan ülkemizin ilk dünya starı olacaksın. Bu konuda nasıl bir
çalışma yürütüyorsun? </strong>&nbsp;</h3>



<p>Evet doğru yıllar öncesinde ve günümüzde bir çok sanatçımızın yurtdışına açılma girişimleri olmuş ve oluyor da (Rahmetli Muzaffer Tema, rahmetli Ayhan Işık, Haluk Bilginer gibi) lakin ben yılmadan yorulmadan vazgeçmeden bunu başaracağıma inanıyorum. Çünkü ben bu yola zirve için çıktım. Zirveyi görmeden durmak yok. </p>



<h3 class="wp-block-heading">&#8220;Hedefim Hollywood&#8221;</h3>



<p>Benim tek hayalim ve arzum Hollywood’da başarılı işler yapıp ülkemi en güzel şekilde temsil etmek. Küçüklüğümden beri birçok Hollywood starının hayatını okudum, inceledim ve araştırdım. Benim onlardan ne eksiğim var diyerek, Kıvanç abimle birlikte yola koyulduk. Şuana kadar aldığım tüm eğitimler Hollywood için, oraya gittiğimde durmadan eğitimlere devam edeceğim. 7-8 yıldır dövüş teknikleri üzerine çalışmalar yapıyorum. Bugüne kadar öğrendiğim tüm bilgi ve birikimlerimi, tüm yeteneklerimi orada sergileyeceğim.  </p>



<h4 class="wp-block-heading"><strong>“Tutsak” filminin diğer korku filmlerinden farkı nedir?</strong> </h4>



<p>Bu filmin senaristi sevgili Beyza Çimenot aynı zamanda yönetmenliğini de kendisi yaptı. Bu film gerilim ve dram ağırlıklı güzel bir hikâye olduğu için dikkat çekecek.  Bu filmin konusu, akıl hastanesinde geçiyor. Doktor Doğan ve başhekim Halil var ve bunlar hastalara ilginç bir tedavi yöntemi uyguluyor. Doktor Doğan ile Halil ve hasta bakıcılar dışında bu tedavi yöntemini kimse bilmiyor. </p>



<h4 class="wp-block-heading">&#8220;Mutlaka izleyin derim&#8221;</h4>



<p>Öğrenimini yeni bitirmiş Doktor Serkan (yani ben) bir yılı aşkın bir süredir bu hastanede çalışan biri.  Hastanede yapılan tedavi şekli Dr. Serkan’ın şüphelenmesine sebep oluyor. Devamını anlatmayayım, bakalım izleyip yorumu siz yapın derim bence. (Gülüyor)</p>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>Canlandırdığınız karakterin size en çok benzeyen yönü nedir?</strong> </h3>



<p>Bana senaryo geldiğinde okuduğumda, kendime çok yakın buldum Dr.
Serkan karakterini. Dr. Serkan doğruluk peşinde koşan, hak yemeyen, doğruların
ortaya çıkması için yapılan haksızlığa karşı göğüs geren savaşan bir kişi. Kısacası
aynı İbrahim Muratoğlu. (Gülüyor)</p>



<h3 class="wp-block-heading">Sevgili İbrahim Muratoğlu, h<strong>ayatınız boyunca kaç farklı karakter canlandırabileceğinize inanıyorsunuz?</strong> </h3>



<p>Ben oyuncuyum. Senaryosunu beğendiğim, her hikâyedeki karaktere
rahatlıkla bürünebilir ve girebilirim.&nbsp; </p>



<h2 class="wp-block-heading">&#8220;En belirgin özelliğim parmak izim&#8221;.</h2>



<div class="wp-block-image"><figure class="alignleft is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://cemiyetmagazin.com/wp-content/uploads/2018/12/ibrahim-muratoğlu-6.jpg" alt="" class="wp-image-6526" width="223" height="298"/><figcaption>İbrahim Muratoğlu</figcaption></figure></div>



<h4 class="wp-block-heading"><strong>Oyunculuğun sizi besleyen tarafları neler?</strong> </h4>



<p>Gerçekten en sevdiğim işi yapıyorum. Geniş kitlelere ulaşmak çok güzel
bir duygu. Sizi sevenlerin, sizi örnek alanların olması, sizi alkışlayanların
olması çok güzel. Takdir edilmek kadar güzel bir şey yoktur herhalde. </p>



<h4 class="wp-block-heading"><strong>Oyunculukta “Türkan Şoray” kuralların var mı? </strong></h4>



<p>Türkan Şoray hanımefendiyi çok sever ve hep beğeniyle, büyük bir hayranlıkla çocukluğumdan beri izlemiş ve takip etmişimdir. Türkan Şoray kuralı denilince akla gelen ilk şey “öpüşme ve sevişme” değil mi? Benim öyle kurallarım yok açıkçası lakin benim şahsıma zarar verecek tarzda rollere girmeyi kabul etmem. (Politik, siyasi ve gay rolleri gibi)  </p>



<h4 class="wp-block-heading"><strong>Sinema, tiyatro ve dizi… Çok mu farklıdır bu üç alanda oyunculuk? </strong></h4>



<p>Hepsi bir bütündür aslında bence.&nbsp;
</p>



<p>Sinema; biraz daha fazla kalıcı, geleceğe bırakılan bir miras gibidir benim gözümde. Tiyatro; oyuncunun seyirciyle birebir teması ve alkışların oyunun sonunda, anında alındığı bir sanat dalıdır. Dizi ise; popülerliğin daha çabuk günümüzde yayılmasına ışık tutar.  </p>



<p>Her ne kadar bir bütünde olsa sanat, her oyuncunun gönlündeki ortak nokta seyirciyle buluşmaktır.  </p>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>Genç yaşına rağmen çok disiplinli bir hayatı yaşıyorsun, bazen bıktığın
veya pes ettiğin zamanlar oluyor mu? Kendini nasıl motive ediyorsun?</strong> </h3>



<p>Evet çok doğru söylediniz. Çok teşekkür ediyorum, bu disiplinli
yaşantımın dışarıdan fark ediyor olması çok güzel. Bıkma ya da pes etme
konusuna gelince, hedeflediğim yolda yürürken önüme çıkan taşların, dikenlerin
üzerinden geçeceğim. İşimi yapmak beni zaten motive ediyor.&nbsp; </p>



<h4 class="wp-block-heading"><strong>Senin gibi sanatçı olmak isteyen yaşıtlarına neler önerirsin?</strong> </h4>



<p>Bu işler gerçekten kolay değil. Bir kere sanatçı olunmaz gerçektende
sanatçı doğulur. Bende sanatçı doğmuşum bunu farkına vardığımdan beri hedefimi
belirleyip çıktım yola. Eğitim en önemli faktör çünkü. İlk sorulan soru
“Eğitimli misiniz? Kimden nerden aldınız?” O yüzden yaşıtlarıma Eğitimi şart
koşuyorum. Lakin içlerinde bir cevher yoksa hiç bu işe soyunmasınlar.&nbsp; </p>



<h5 class="wp-block-heading"><strong>Oyunculuktaki hedefin nedir? </strong></h5>



<p>Oyunculuktaki hedefim Hollywood ve Zirve.&nbsp; </p>



<h4 class="wp-block-heading">&#8220;Tiyatro Er Meydanıdır&#8221;</h4>



<h5 class="wp-block-heading"><strong>Ters köşe yapıp iddialı rollerde oynar mısın? </strong></h5>



<p>Buradaki ters köşe derken aksiyon dışı diyorsanız komedi vs oynarım.
Az öncede dediğim gibi siyasi, politik, gay rolleri gibi rollerde oynamam.&nbsp; </p>



<h5 class="wp-block-heading"><strong>Sence tiyatro nedir ve neden değerli? Dünya Tiyatro Günü hakkında ne
düşüyorsun? Sence beklediği önemi görüyor mu ve gençlerin tiyatroya ilgisi
nasıl?&nbsp; Peki tiyatronun geleceği nereye
gidiyor?</strong> </h5>



<p>Tiyatro “Er Meydanıdır”. Ben bazı günlerin sadece tek bir gün ile sınırlandırılmasını sevmiyorum. (Anneler günü, Babalar Günü, Sevgililer Günü vb.) Bunlar zaten hayat boyu özeldir. İstanbul Büyükşehir Belediyesi Tiyatrolarını ve Devlet Tiyatrosunun oyunlarını beğeniyorum lakin son dönemde sergilenen özel tiyatro oyunlarını çok beğendiğimi söyleyemem. Devlet ve Şehir tiyatroları ve oyuncuları o kadar başarılı ki bence gereken ilgi ve önemi görüyor. Gençlerin ilgisini görmekte gerçekten iç açıcı bir olay. Tiyatro’nun geleceğinden umutluyum.</p>



<blockquote class="wp-block-quote is-layout-flow wp-block-quote-is-layout-flow"><p>Sevgili Kıvanç Terzioğlu’na teşekkür ederim.</p></blockquote>



<h4 class="wp-block-heading"><strong>Röportaj:</strong> NÜKHET SEZER</h4>



<p> </p>



<p> </p>
<p><a rel="nofollow" href="https://cemiyetmagazin.com/ibrahim-muratoglu-en-belirgin-ozelligim-parmak-izim/">Oyuncu İbrahim Muratoğlu: &#8220;Türkan Şoray Kurallarım Yok&#8221;</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://cemiyetmagazin.com">Cemiyet Haberleri | Magazin Haberleri | Son Dakika Haberler,</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://cemiyetmagazin.com/ibrahim-muratoglu-en-belirgin-ozelligim-parmak-izim/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Tolga Çiftçi ile Oyunculuk Üzerine Keyifli Bir Söyleşi</title>
		<link>https://cemiyetmagazin.com/tolga-ciftci-oyunculuk-cocukken-oynadigimiz-evcilik-kovboyculuk-doktorculuk-vs-oyunlarinin-bicim-kazanmis-felsefi-ve-estetik-kaygilara-burunmus-biciminden-ote-bir-sey-degil-aslinda/</link>
					<comments>https://cemiyetmagazin.com/tolga-ciftci-oyunculuk-cocukken-oynadigimiz-evcilik-kovboyculuk-doktorculuk-vs-oyunlarinin-bicim-kazanmis-felsefi-ve-estetik-kaygilara-burunmus-biciminden-ote-bir-sey-degil-aslinda/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editor]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 24 Nov 2018 18:14:19 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[dizi izle]]></category>
		<category><![CDATA[etik]]></category>
		<category><![CDATA[etiknedir]]></category>
		<category><![CDATA[film izle]]></category>
		<category><![CDATA[haber]]></category>
		<category><![CDATA[oyunculuk]]></category>
		<category><![CDATA[tiyatro]]></category>
		<category><![CDATA[tolgaçiftçi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.cemiyetmagazin.com/?p=6239</guid>

					<description><![CDATA[<p>&#8220;Oyunculuk, çocukken oynadığımız; evcilik, kovboyculuk, doktorculuk vs. oyunlarının biçim kazanmış, felsefi ve estetik kaygılara bürünmüş biçiminden öte bir şey değil aslında&#8221;. Tolga Çiftçi kimdir? Bize biraz kendinizi anlatır mısınız? 1971 yılında Ankara’da doğdum. Eğitimimi de Ankara’da tamamladım. Birçok ödenekli ve ödeneksiz tiyatroda çeşitli görevlerde çalıştım. Dizi, reklam vs&#8230; Uzun lafın kısası ustanın dediği gibi &#8220;Yıllar [&#8230;]</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://cemiyetmagazin.com/tolga-ciftci-oyunculuk-cocukken-oynadigimiz-evcilik-kovboyculuk-doktorculuk-vs-oyunlarinin-bicim-kazanmis-felsefi-ve-estetik-kaygilara-burunmus-biciminden-ote-bir-sey-degil-aslinda/">Tolga Çiftçi ile Oyunculuk Üzerine Keyifli Bir Söyleşi</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://cemiyetmagazin.com">Cemiyet Haberleri | Magazin Haberleri | Son Dakika Haberler,</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em><span style="color: #000000;"><strong>&#8220;Oyunculuk, çocukken oynadığımız; evcilik, kovboyculuk, doktorculuk vs. oyunlarının biçim kazanmış, felsefi ve estetik kaygılara bürünmüş biçiminden öte bir şey değil aslında&#8221;.</strong></span></em></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Tolga Çiftçi kimdir? Bize biraz kendinizi anlatır mısınız?</strong></span><br />
1971 yılında Ankara’da doğdum. Eğitimimi de Ankara’da tamamladım. Birçok ödenekli ve ödeneksiz tiyatroda çeşitli görevlerde çalıştım. Dizi, reklam vs&#8230; Uzun lafın kısası ustanın dediği gibi &#8220;Yıllar yılları kovaladı bu günlere geldik&#8221;.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>“Oyunculuğu” nasıl tanımlarsınız? Sizin için &#8220;oyuncu&#8221; kimdir?</strong></span><br />
Oyunculuk, çocukken oynadığımız; evcilik, kovboyculuk, doktorculuk vs. oyunlarının biçim kazanmış, felsefi ve estetik kaygılara bürünmüş biçiminden öte bir şey değil aslında. Kendi doğasıyla bu biçimleri harmanlayan, önerilen fikri izleyene aktarma kabiliyetine sahip kişi de oyuncu oluyor bu durumda. Yani; oyunculuk aslında bir sanat mıdır, yoksa sanatı uygulayanlar (yazar, yönetmen) için bir aracı &#8211; icracı mıdır? Sorusu süregelirken, zaman zaman öyle zaman zaman böyle demeli belki. Ancak, muhakkak ki oyunculuğun sanat olduğunu düşündüren oyuncularla birlikte soluduğumuz hava bize yaşadığınızı hissettirir.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Şu anda gösterimleri devam eden Gestus’un yaptığı “Etik Nedir” adlı tiyatro oyununda yer alıyorsunuz. Gökhan Erarslan’ın yazıp yönettiği bu eseri bize anlatır mısınız? </strong></span></p>
<p>“Etik Nedir” dendiğinde yüzümde bir gülümseme oluşuyor. Hani toplumsal olarak, hani huzur için, demokrasi için hani, hani hakkınızı aradığınızda; hani bir şeylere kızdığınızda – kabullenemediğinizde söylenir, dertleşir, eleştirir, bağırır, önerirsiniz ya. Ve bunu sürekli yapmak istersiniz. Bu oyunu oynuyorsanız, işte bunu yapıyorsunuzdur.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Son zamanlarda yalnızca televizyonda boy gösteren oyuncuların tiyatro kökenli oyunculardan daha popüler olmaya başladığını görüyoruz. Bu konuda ne düşünüyorsunuz?</strong></span><br />
Televizyon tamamıyla dayatılmış bir biçim. Çoğu zaman kendinizi söylemek istemediğiniz şeyleri söylerken bulursunuz. Bunun farkında bile olmadan oyuncu olduğunu düşünen kişilerin, daha önce oyunculuk sanat mıdır, karmaşasına dahli tartışılmaz. Tiyatro kökenli oyuncularda bu zaafı görmezsiniz, onlar kaygılarını, felsefi anlayışlarını bir şekilde entegre eder. Bu hem fikrin var olması hem kalıcı olması demek. Temel soru neden oyunculuk yapıyorsun, sana neden ihtiyaç var, olmalı.</p>
<p><strong><em>&#8220;Televizyon tamamıyla dayatılmış bir biçim. Çoğu zaman kendinizi söylemek istemediğiniz şeyleri söylerken bulursunuz. &#8220;</em></strong></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Sizi en çok heyecanlandıran rol hangisiydi?</strong></span><br />
<span style="color: #000000;">E</span>n heyecan verici rol o sırada ne oynuyorsam odur. Bir rolü oynarken bir başkasını kurgulamak, hayal etmek ihanet etmek gibidir. O rol kişisinin fikirlerine ihanet etmek! Geriye oynadığınız role inanmak ya da inandığınız rolleri oynamak kalır. Ve kabul edersiniz ki aynı sıralar farklı yerlerde iki farklı rolü oynamak işi oldukça zorlaştırır, bazen bu durumda kalıyoruz.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Ufukta yeni projeleriniz var mı?</strong></span><br />
Evet sürekli yeni proje tasarıları var, olmalı da. Ama son yıllarda asıl sorun bunların hayata geçme aşamasında başlıyor. Fiziki ve ekonomik şartlar o denli zorlaştı, talep, ihtiyaç o denli biçim değiştirdi ki; yapacağımız işleri tekrar tekrar gözden geçirip, yeni biçimler aramamız gerekiyor. Tıpkı ”Etik Nedir” de aradığımız biçim gibi. Sanırım yeni biçimlerle biz buralarda olacağız.</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://cemiyetmagazin.com/tolga-ciftci-oyunculuk-cocukken-oynadigimiz-evcilik-kovboyculuk-doktorculuk-vs-oyunlarinin-bicim-kazanmis-felsefi-ve-estetik-kaygilara-burunmus-biciminden-ote-bir-sey-degil-aslinda/">Tolga Çiftçi ile Oyunculuk Üzerine Keyifli Bir Söyleşi</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://cemiyetmagazin.com">Cemiyet Haberleri | Magazin Haberleri | Son Dakika Haberler,</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://cemiyetmagazin.com/tolga-ciftci-oyunculuk-cocukken-oynadigimiz-evcilik-kovboyculuk-doktorculuk-vs-oyunlarinin-bicim-kazanmis-felsefi-ve-estetik-kaygilara-burunmus-biciminden-ote-bir-sey-degil-aslinda/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çin astrolojisi bize önemli tüyolar veriyor</title>
		<link>https://cemiyetmagazin.com/cin-astrolojisi-bize-onemli-tuyolar-veriyor/</link>
					<comments>https://cemiyetmagazin.com/cin-astrolojisi-bize-onemli-tuyolar-veriyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editor]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 21 Nov 2018 09:19:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Ceren Sakin]]></category>
		<category><![CDATA[çin]]></category>
		<category><![CDATA[Çin Astrolojisi]]></category>
		<category><![CDATA[Feng Shui]]></category>
		<category><![CDATA[Türk - Çin Kültür Derneği]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.cemiyetmagazin.com/?p=6191</guid>

					<description><![CDATA[<p>Skandallar ayı başladı Çin astrolojisi hayatımızın birçok aşamasında bize önemli tüyolar veriyor. Türk &#8211; Çin Kültür Derneği’nin Çin Astrolojisi ve Feng Shui uzmanı Ceren Sakin bu ay içinde gerçekleşmesi beklenen olaylarla ilgili şaşırtıcı bilgiler paylaştı. 2019 yılının özetini yaşıyoruz Sakin sözlerine, 2019’un habercisi olacağının altını çizdiği Aralık ayında bizleri bekleyen sürprizleri sıralayarak başladı. Domuz yılı [&#8230;]</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://cemiyetmagazin.com/cin-astrolojisi-bize-onemli-tuyolar-veriyor/">Çin astrolojisi bize önemli tüyolar veriyor</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://cemiyetmagazin.com">Cemiyet Haberleri | Magazin Haberleri | Son Dakika Haberler,</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong><em>Skandallar ayı başladı</em></strong><br />
Çin astrolojisi hayatımızın birçok aşamasında bize önemli tüyolar veriyor. Türk &#8211; Çin Kültür Derneği’nin Çin Astrolojisi ve Feng Shui uzmanı Ceren Sakin bu ay içinde gerçekleşmesi beklenen olaylarla ilgili şaşırtıcı bilgiler paylaştı.</p>
<p><strong><em>2019 yılının özetini yaşıyoruz</em></strong><br />
Sakin sözlerine, 2019’un habercisi olacağının altını çizdiği Aralık ayında bizleri bekleyen sürprizleri sıralayarak başladı. Domuz yılı olan 2019’a en uygun ev dekorasyonunu yapmanın, günlük yaşamımıza yapacağı katkılara dikkat çekti. Ev dizaynının Feng Shui’ye olan uygunluğu ise bir hayli önemliydi. Bir de uyarıda bulundu; AY, GÜN veya SAAT hanesinde, domuz ya da yılan burcundan biri varsa, kişi maruz kalacağı etkileri muhakkak öğrenmeli.</p>
<p><strong><em>Çatışma ne demek?</em></strong><br />
Çin Astrolojisi ve Feng Shui uzmanı Ceren Sakin; “Hayatımızda yaşanan birçok olay ya Gök hanesinin ya da Toprak hanesinin (yani burçların) birbirleri ile etkileşiminden oluşur. Seyahatlerimiz, taşınmalarımız, hastalıklarımız, evliliklerimiz, ayrılıklarımız, kazalarımız, sakatlanmalarımız gibi olaylar ya Gök hanemizdeki ya da Toprak hanemizdeki bir hareketten kaynaklanmaktadır. Dolayısıyla bu etkileşimleri okuyup yorumlayabilirsek, gerçekleşecek olan birçok olayı öngörebiliriz.” sözleriyle, astrolojinin önemine vurgu yaptı. İyi şansı arttırmanın ve kötü şansı azaltmak yollarına değindi.</p>
<p><strong><em>Yılan ile Domuz çatışması</em></strong><br />
Sakin; “Öncelikle herkesin yıl, ay, gün, saat ve şans hanelerini doğru bilmesi, bunun için de astroloji haritalarını öğrenmeleri konusundaki uyarısını yaptı ve ekledi; “Eğer çatışmanız yıl hanesindeyse, hayatınıza hareket, seyahat veya değişim geleceğinin işaretidir. Ay hanesine gelen çatışma, anne ve babamızla ya da işimizle ilgili bir sıkıntı doğurabilir. Gün hanesine gelen çatışma, varsa ilişkinizde ciddi sorunların yaşanacağını, hatta boşanma ile sonuçlanacak bir dönemi işaret edebilir. Saat hanesine gelen çatışma ise çocuk sahibi olmayanlar için hamileliği, çocuklular içinse çocukla ilgili problemler yaşanacağını gösterir. Şans dönemimizle gelen çatışma, 10 yıllık bir çatışma hali içerisinde olduğumuzu gösterir, dikkate alınmalıdır.”</p>
<p><strong><em>Çin Astrolojisinde kritik bir kavram: Penaltı!</em></strong><br />
Çatışma ve uyum ilişkileri dışında, çok önemli bir kombinasyon çeşidi daha olduğunu söyleyen Sakin; “Çin Astrolojisinde önemli bir yere sahip olan Penaltı kavramı hakkında bilgiler verdi; “Penaltı’lar kişinin hayatında çok önemli olayları harekete geçirebilme gücüne sahiptir. Hatta kimi zaman çatışmadan daha tehlikeli olabilirler. Çatışma ortada ve açıktır, iki insanın kavga etmesi gibi. Penaltı ise daha derinden ve gizli olur. Penaltı, nefret, endişe, rahatsızlık ve sevgisizlik gibi açıkta yaşanmayan duyguları işaret eder. İnsanın içinde gizlice büyümekte olan bir kanser gibi tehlike taşırlar ve ortaya çıktıklarında çoktan zorlayıcı noktaya gelmiş olabilirler.”</p>
<p>Hastalık ve ölümlerle sonuçlanma ihtimali taşıyan Penaltıların olduğuna dikkat çeken Sakin, bunların yanında birçok skandal, boşanma, doğal afet ve hatta katliamın dahi tetiklenebileceğini söyledi. Aynı zamanda basit sakatlıklar, sakarlıklar ve kendi başımıza iş açmayla sonuçlanan kazalar konusunda da uyarılarda bulundu. Sözlerini noktalamadan önce, sözünü ettiği durumların doğru yorumlanabilmesi için kişisel Çin astrolojisi haritasının önemine dikkat çekti.</p>
<p>________________________________________<br />
<em><strong>Türk &#8211; Çin Kültür Derneği hakkında</strong></em><br />
Temelleri 1999 yılında atılan Türk &#8211; Çin Kültür Derneği ülkemizde benzeri olmayan bir faaliyet yelpazesine sahiptir. Çince kurslarının başlangıç tarihi olan 2002, Türk &#8211; Çin Kültür Derneği&#8217;nin kuruluş tarihi olarak kabul edilmiştir. Dernekte Çince, Çin Kültürü, Çin Turizmi, Çin’le ticaret, Çin Sporu, Çin Sanatları, Çin Mutfağı, Çin Tıbbı, Çin Çayı, Çin Oyunları gibi Çin ile ilgili neredeyse her konuda eğitim, seminer, turizm ve organizasyonlar düzenlemektedir. Çin Kültür Hizmetleri Çinliler için düzenlediği Türkçe kursları ile dilimizi Çinlilere öğretmekte ve sevdirmektedir. Çin’de ve Türkiye’de gerek yazılı gerek sözlü çeviriler yaparak İş adamlarımızın riskini en aza indirmektedir.</p>
<p><a href="https://www.cemiyetmagazin.com/wp-content/uploads/2018/11/Türk-Çin-Kültür-Derneği.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignleft size-full wp-image-6193" src="https://www.cemiyetmagazin.com/wp-content/uploads/2018/11/Türk-Çin-Kültür-Derneği.jpg" alt="" width="767" height="1150" srcset="https://cemiyetmagazin.com/wp-content/uploads/2018/11/Türk-Çin-Kültür-Derneği.jpg 767w, https://cemiyetmagazin.com/wp-content/uploads/2018/11/Türk-Çin-Kültür-Derneği-200x300.jpg 200w, https://cemiyetmagazin.com/wp-content/uploads/2018/11/Türk-Çin-Kültür-Derneği-683x1024.jpg 683w" sizes="(max-width: 767px) 100vw, 767px" /></a></p>
<p><a rel="nofollow" href="https://cemiyetmagazin.com/cin-astrolojisi-bize-onemli-tuyolar-veriyor/">Çin astrolojisi bize önemli tüyolar veriyor</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://cemiyetmagazin.com">Cemiyet Haberleri | Magazin Haberleri | Son Dakika Haberler,</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://cemiyetmagazin.com/cin-astrolojisi-bize-onemli-tuyolar-veriyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Tuba Önder Demircioğlu: &#8220;Benim için sanat tüm hayat, hiçbir anımda yanımdan ayrılmayan sevgilim&#8221;</title>
		<link>https://cemiyetmagazin.com/tuba-onder-demircioglu-benim-icin-sanat-tum-hayat-hicbir-animda-yanimdan-ayrilmayan-sevgilim/</link>
					<comments>https://cemiyetmagazin.com/tuba-onder-demircioglu-benim-icin-sanat-tum-hayat-hicbir-animda-yanimdan-ayrilmayan-sevgilim/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editor]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 19 Nov 2018 16:24:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[artistik seramik]]></category>
		<category><![CDATA[Cam sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Güzel Sanatlar]]></category>
		<category><![CDATA[Hasan Erişkom]]></category>
		<category><![CDATA[Post-Modern]]></category>
		<category><![CDATA[röportaj]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.cemiyetmagazin.com/?p=6148</guid>

					<description><![CDATA[<p>Tuba Önder Demircioğlu’nu bize anlatır mısınız? 1991 yılında Anadolu Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Seramik ve Cam Anasanat dalı artistik seramik bölümünde lisans eğitimimi tamamladım. 1994 yılında Marmara üniversitesi Güzel Sanatar Fakültesi Seramik ve Cam Anasanat dalında Prof. Dr. Erdinç Bakla danışmanlığında Post-Modern seramikler ile ilgili yüksek lısans, aynı üniversitede ve aynı bölümde 1998 yılında Sanatta [&#8230;]</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://cemiyetmagazin.com/tuba-onder-demircioglu-benim-icin-sanat-tum-hayat-hicbir-animda-yanimdan-ayrilmayan-sevgilim/">Tuba Önder Demircioğlu: &#8220;Benim için sanat tüm hayat, hiçbir anımda yanımdan ayrılmayan sevgilim&#8221;</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://cemiyetmagazin.com">Cemiyet Haberleri | Magazin Haberleri | Son Dakika Haberler,</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong>Tuba Önder Demircioğlu’nu bize anlatır mısınız?</strong></em></p>
<p>1991 yılında Anadolu Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Seramik ve Cam Anasanat dalı artistik seramik bölümünde lisans eğitimimi tamamladım. 1994 yılında Marmara üniversitesi Güzel Sanatar Fakültesi Seramik ve Cam Anasanat dalında Prof. Dr. Erdinç Bakla danışmanlığında Post-Modern seramikler ile ilgili yüksek lısans, aynı üniversitede ve aynı bölümde 1998 yılında Sanatta Yeterlilik yani doktoramı tamamladım.</p>
<p>Tüm bu süreçte boyunca lisans, yüksek lisans ve doktora eğitimine paralel çok değerli seramik sanatçısı Attilla Galatalı ile birlikte çalıştım. Daha sonra Gorbon Sanat atölyesinde stajımı yaptım. 1992-1994 yılları arasında İtalyan bir tasarımcıdan ayakkabı tasarımı ve modellemesi üzerine eğitimler alarak Türk bir spor markası için ayakkabı tasarımları yaptım. Daha sonra yine üniversite ile paralel, Derishow’da dört yıl boyunca aksesuar koleksiyonlarını tasarladım ve imalatlarını yaptım. Bu süreç devam ederken düşünsel araştırmalarım ile birlikte bilgi, bilgi iletişimi,kişisel gelişim ve bunların tasarıma yansımaları üzerine Tüside başkanı Hasan Erişkom ile fikir çalışmalarına katıldım.</p>
<p>Kızım dünyaya geldikten 4 yıl sonra 2001 yılında kendi seramik ve tasarım atölyemi kurdum. Atölye çalışmalarına paralel reklam fotoğrafçısı olan eşimle birlikte life style ve food styling yapıyorum. Seramik eğitiminin verdiği olanaklar ve endüstriyel tasarıma olan eğilimim doğrultusunda halen farklı markalara da koleksiyonlar hazırlıyorum. Tüm bu birikimlerin paylaşılması gerektiğini düşünerek atölyemde yetişkinlere ve çocuklara workshoplar ve eğitimler veriyorum ve tabi ki kendi heykel ve duvar çalışmalarıma porselen ağırlıklı olarak devam etmekteyim.</p>
<p><a href="https://www.cemiyetmagazin.com/wp-content/uploads/2018/11/Tuba-Demircioğlu.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignleft wp-image-6151" src="https://www.cemiyetmagazin.com/wp-content/uploads/2018/11/Tuba-Demircioğlu.jpg" alt="" width="831" height="1120" srcset="https://cemiyetmagazin.com/wp-content/uploads/2018/11/Tuba-Demircioğlu.jpg 698w, https://cemiyetmagazin.com/wp-content/uploads/2018/11/Tuba-Demircioğlu-223x300.jpg 223w" sizes="(max-width: 831px) 100vw, 831px" /></a></p>
<p><em><strong>Yeteneğinizi nasıl keşfettiniz, sanat yolculuğunuz nasıl başladı?</strong></em></p>
<p>Aslında yetenek, içten gelen, sahip olan insanda hep var olan bir şey. Özel bir durum ile keşfetmeniz gerekmiyor. Çok küçük yaşlardan itibaren,yeteneğiniz olan alan ne ise, onunla ilgili sürekli deneme ve üretme arzusu, içten gelen, Allah vergisi bir dürtü ile sizi ona yönlendiriyor. Benimki de bu şekilde oldu.Eskişehir’de ki evimizin bahçesinde çok çamurla oynardım, evler yapar mahalleler kurardım,ortaokul ve lise yıllarında ise geceden hazırladığım boş beden formlarına, derste kitap arasında sürekli kıyafet,ayakkabı tasarımları yapardım. Güzel sanatlara gitmem ile de hayatım oldu.</p>
<p><em><strong>Sanat sizin için ne ifade ediyor?</strong></em>Olmazsa olmaz, her insan için, her yaşam için koşulsuz gereklilik. İyileştirici, onarıcı, yaratıcı, ruha ve bedene aynı anda iyi gelen yegane şey. Hele bir de üretiyorsanız, bitmek tükenmek bilmeyen enerji, saat ve sınır tanımayan doğurganlık. Benim için sanat tüm hayat, hiçbir anımda yanımdan ayrılmayan sevgilim.</p>
<p><em><strong>Heykel sanatına farklı bir bakış açısı kazandırdığınızı düşünüyor musunuz?</strong></em></p>
<p>Eserlerimi farklı bir bakış açısı ile yaptığım mutlak. Heykel sanatına farklı bir bakış açısı kazandırdım demek benim haddimi aşar, onu başkalarının takdirine bırakmak bana daha doğru geliyor. Ama eserlerim, seramiğin de heykelin önemli bir malzemesi olduğunu, hatta en karmaşık ve zoru olduğunun açık kanıtı sayılabilir.</p>
<p><em><strong>Heykel sanatı deyince aklınıza ilk gelen isimler kimler?</strong></em></p>
<p>Klasiklerden Rodin ve Michelangelo, onun dışında tam bir Marc Quinn hastasıyım en önce  onu söylemeliyim. Antony Gormley, Tony Cragg, Richard Long, Louise Bourgeois’i de çok beğenirim.</p>
<p><em><strong>Kendinizi iyi hissetmenizi sağlayan ilgi alanlarınız neler?</strong></em></p>
<p>Kesinlikle kitaplarımla zaman geçirmek, okumak, araştırmak ve sinema.<a href="https://www.cemiyetmagazin.com/wp-content/uploads/2018/11/Kökler-koleksiyonu-Bekleyiş-Yükseliş-Karşılama-Artistik-şekillendirme-Mid-porselen-Sırlı-Elektirikli-pişirim-Bronz-uygulama-1150C-.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignleft size-full wp-image-6149" src="https://www.cemiyetmagazin.com/wp-content/uploads/2018/11/Kökler-koleksiyonu-Bekleyiş-Yükseliş-Karşılama-Artistik-şekillendirme-Mid-porselen-Sırlı-Elektirikli-pişirim-Bronz-uygulama-1150C-.jpg" alt="" width="749" height="984" srcset="https://cemiyetmagazin.com/wp-content/uploads/2018/11/Kökler-koleksiyonu-Bekleyiş-Yükseliş-Karşılama-Artistik-şekillendirme-Mid-porselen-Sırlı-Elektirikli-pişirim-Bronz-uygulama-1150C-.jpg 749w, https://cemiyetmagazin.com/wp-content/uploads/2018/11/Kökler-koleksiyonu-Bekleyiş-Yükseliş-Karşılama-Artistik-şekillendirme-Mid-porselen-Sırlı-Elektirikli-pişirim-Bronz-uygulama-1150C--228x300.jpg 228w" sizes="(max-width: 749px) 100vw, 749px" /></a></p>
<p><a href="https://www.cemiyetmagazin.com/wp-content/uploads/2018/11/Teslimiyet-Artistik-şekillendirme-porselen-elektrikli-pişirim-1300C-38x28x31cm.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignleft wp-image-6150" src="https://www.cemiyetmagazin.com/wp-content/uploads/2018/11/Teslimiyet-Artistik-şekillendirme-porselen-elektrikli-pişirim-1300C-38x28x31cm.jpg" alt="" width="749" height="1077" srcset="https://cemiyetmagazin.com/wp-content/uploads/2018/11/Teslimiyet-Artistik-şekillendirme-porselen-elektrikli-pişirim-1300C-38x28x31cm.jpg 710w, https://cemiyetmagazin.com/wp-content/uploads/2018/11/Teslimiyet-Artistik-şekillendirme-porselen-elektrikli-pişirim-1300C-38x28x31cm-209x300.jpg 209w" sizes="(max-width: 749px) 100vw, 749px" /></a></p>
<p><a rel="nofollow" href="https://cemiyetmagazin.com/tuba-onder-demircioglu-benim-icin-sanat-tum-hayat-hicbir-animda-yanimdan-ayrilmayan-sevgilim/">Tuba Önder Demircioğlu: &#8220;Benim için sanat tüm hayat, hiçbir anımda yanımdan ayrılmayan sevgilim&#8221;</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://cemiyetmagazin.com">Cemiyet Haberleri | Magazin Haberleri | Son Dakika Haberler,</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://cemiyetmagazin.com/tuba-onder-demircioglu-benim-icin-sanat-tum-hayat-hicbir-animda-yanimdan-ayrilmayan-sevgilim/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
