Yeşilçam’ın Efsane Jönü Engin Çağlar, Türk Sineması’ndaki Kariyer Öyküsünü Okuyucularımız için Anlattı

Oyunculuk serüveniniz nasıl başladı, bu yarım asırlık sinema öyküsünü anlatır mısınız?

Ben 1968 yılında o dönemin en önemli yayın organı olan Ses Mecmuasının açtığı Artist Yarışması’nı kazanarak oyunculuğa başladım. Daha önceki senelerde Artist, Yıldız, Perde gibi mecmuaların açmış olduğu yarışmalarla birçok kişi sinemaya girmiş ve ünlü oyuncular olmuşlardır. Ses Mecmuası da 1962 senesinden itibaren Sinema Kapak Yıldızı adı altında yarışmalar yapmaya başladı ve birçok güzel kızı ve yakışıklı erkeği Türk sinemasına kazandırdı. 1968 senesindeki ayrışmaya katılmak için bir boy, bir önden bir de profil olmak üzere üç adet resim gönderdim. 5318 aday arasından önce 150’ye, sonra 10’a ve nihayet 3 kişilik finale kalarak yarışmayı kazandım. O sene, ilk filmim olan Öksüz’de Fatma Girik ile baş rolü paylaştım. Daha sonraki Kadın değil Baş Belası, Günah Bende Mi, Bana derler Fosforlu ’da Türkan Şoray’la Kınalı Yapıncak’ta Hülya Koçyiğit ile Hüzünlü Aşk’ta Filiz Akın’la Ninno’da Selda Alkor ile oynadım ve bir anda sinemanın en aranan, en meşhur oyuncusu oldum.

Hayalinizdeki meslek oyunculuk muydu, başka bir meslek hayal ettiniz mi?

Liseyi bitirdikten sonra döviz imtihanına girerek yurt dışında okuma hakkı kazandım. Almanya’ya giderek dört yıl kaldım ve iç mimari okudum. Ortaokulu da Robert Koleji’nde okuduğumdan İngilizcem de iyi seviyedeydi. Büyük bir ihtimalle Türkiye’nin önemli bir holdinginde genel müdür olmam düşünülmüştü. Bense böyle bir düşüncede değildim. Daha yaratıcı, daha özgür ve sevdiğim işi yapmak istedim. Hiç kimsenin önünde eğilmedim, hiç kimsenin önünde ayağa kalkmadım, hiç kimsenin önünde ceketimi ilikleyip hazır olda durmadım. Ben sinema oyuncusu oldum.

Türkiye’de oyunculuk ne durumda sizce?

Doğru proje, sağlam senaryo, iyi yönetmen, çağdaş teknoloji, teknik ekip, yeteri maddi imkanlar ve tabi ki sevilen, iyi, işine bağlı oyuncular olunca film de çok güzel oluyor, işini meslek olarak düşünenler öne çıkıyor. Bugün bunlara ne kadar bağlı kalınıyor, seyirciye ne kadar saygı duyuluyor o biraz tartışılır.

En unutulmaz filminiz hangisi ve rol arkadaşınız kimdir?

Benim unutulmaz filmlerim çoktur. Ama bu 5’i en önde gelir: Öksüz-Fatma Girik (İlk filmim), Günah Bende Mi-Türkan Şoray, Kınalı Yapıncak-Hülya Koçyiğit, Feride- Emel Sayın, Dağdan İnme -Fatma Girik.


Engin Çağlar- Emel Sayın

Yeşilçam filmleri ile günümüz filmlerini kıyaslarsak aradaki fark nedir?

En büyük fark tabi ki samimiyet. Bütün teknik yetersizlikler, malzeme eksikliği, çalışma zamanı azlığı, iklim şartlarının zorlaması, konu ve senaryoların benzer olması hep problem yaratmıştır. Bütün bu olumsuzluklara rağmen sinema tarihinin en çok sevilen ve akılda kalan filmleri bu dönemde yapılmıştır. Konuların çok düşünülerek seçilmesi, yönetmenlerin ve teknik ekibin usta-çırak çalışmasıyla üst seviyeye gelmesi gerek başrol oynayan gerekse karakter, kavgacı ve figürasyonunun candan katkıları bu filmleri yarattı. Dönemin yaşam şartları yani mahalleli, ev sahibi, bekçi, bakkal, kasap, manav, genç kız, delikanlı, en çok da sevgi, dayanışma, üzüntü ve kederin paylaşılması gibi duygular seyircinin kalbine işledi. Bugünün filmleri teknoloji olarak çok ileri ama maalesef bu duygulardan uzak; o içten samimiyeti yansıtmıyor.

Türk sinemasının en iyi filmi sizce hangisidir? Örnek alınması gereken oyuncular kimlerdir?

Bu kadar uzun zaman içinde tek bir film seçmek imkansız. Siyasi ortamların şartları, her senenin ayrı modası, yönetmenlerin ağırlığı, iyi oyuncuların varlığı ve filme hakim olması birçok filmi en iyi sırasına sokar. 7000 film düşünülürse bunun 2000’i iyi filmdir. Ben hep erkek oyuncuları izledim. Kara kaşlı, kara gözlü Türk erkeği Ayhan Işık, kenar mahalle delikanlısı Eşref Kolçak, sarışın romantik jön Gösksel Arsoy, sıcak gülüşlü kavgacı Orhan Günşiray, iyi oyuncu Ekrem Bora, yazar-yönetmen ve eli silahlı Yılmaz Güney, Sadri Alışık, Cüneyt Arkın, Kartal Tibet, İzzet Günay, Tamer Yiğit, Ediz Hun ve daha başkaları izlediğim oyuncular oldular.

Yeni oyuncu adayları için tavsiyeleriniz nelerdir?

Türk sinema tarihini iyi okusunlar. İyi oyuncuların filmlerini seyretsinler. Montaj masasında kendilerini seyredip rolü nasıl yorumladıklarına baksınlar. Oyunculukta en önemli şey gözlem yapmaktır, etraflarını ve insanları çok iyi gözlemlesinler.




Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir