Dr. Mehmet Gümüştekin

Dr. Mehmet Gümüştekin ile Ağız ve Diş Sağlığı Üzerine Söyleşi

Diş Hekimi Sayın Mehmet Gümüştekin ile diş sağlığı ve güncel diş estetiği konularına değindiğimiz keyifli bir röportaj gerçekleştirdik. Gümüştekin, diş sağlığı ve bakımı ile ilgili en çok merak edilen konuları bizlerle paylaştı.

Günlük diş bakımımız nasıl olmalı? Daha beyaz ve sağlıklı dişler için nelere dikkat etmeliyiz?

Günlük diş bakımı, öncelikle beslenme ile ilgili. Sadece fırçalama ve diğer ağız bakım ürünlerinin kullanımı ile ilgili değildir. Günlük diş bakımı aslında beslenmemizden başlıyor. Ağzımızdan giren her şey dişleri ve de vücudumuzu etkiliyor. Bu bakımdan ağız bakımını değerlendirirken sadece diş fırçalamayı göz önünde bulundurmamak gerekiyor. Çok yapışkan ve şekerli gıdalardan uzak durulması gerekiyor öncelikle. Dişlerimi her gün düzenli fırçalıyorum ama yine de dişlerim çürüyor diyen çok sayıda hasta ile karşılaşıyoruz.

“Diş fırçalama tekniği “kelebeğin kanatlarına resim yapar gibi” olmalı”

Bunun nedeni etkili fırçalama yapılmaması ve gün içerisinde çok fazla abur cubur tüketilmesi. Örneğin ofis çalışanları ara öğünlerde tüketilen gıdalar sonrasında dişleri fırçalamaya özen göstermiyor, bu durumda sadece ana öğünlerde yapılan ağız ve diş temizliği yetersiz kalıyor. Mutlaka ara öğünlerden sonra da dişlerimizi fırçalamamız gerekiyor. Fırçalamayı yaparken 2 dk’lık süre çok önemli. Çoğu insan bu işlemi aceleye getiriyor. Bu etkisiz fırçalama da çürük oluşumunu engellemiyor.

Düzenli fırçalamanın yanında diş ipi kullanmak da gerekiyor. Diş ipi ile diş etine zarar vermeyecek şekilde, nazikçe aralardaki yiyecek artıklarını temizlememiz gerekiyor. Aynı hassasiyet diş fırçalarken de gösterilmeli; diş fırçalama tekniği “kelebeğin kanatlarına resim yapar gibi” olmalı. Ağzımıza ve dişlerimize ne kadar çok nazik davranırsak karşılığını o ölçüde alırız. Aşırı olmamak şartıyla ağız bakım ürünleri de kullanılabilir. Ağzımızın içerisinde doğal bir flora var. Günlük bakım ve fırçalamanın yeterli olacağını düşünüyorum.

Peki ideal bir ağız bakımı nasıl olmalıdır?

İdeal ağız bakımı diş fırçalamayı ve beslenmeyi içerine bir konu. Gıda tüketiminden sonra 2 dk’lık bir fırçalamayı ve diş ipi kullanımını içeren bir bakım olmalı. Bunun yanı sıra günlük ya da haftada birkaç kez tuz su ile gargara yapılmasını öneriyorum. Bu doğal bakım uygulaması ile ilgili birçok hastamdan olumlu geri dönüşler alıyorum. Bu bakımın ağız yaralarının iyileşmesinde de etkili olduğunu gördüm.

Diş temizliği alışkanlığı çocuk yaşlarda kazanılıyor, pediatrik diş ve ağız temizliği eğitimi hakkında bilgi verebilir misiniz?

Çocuklar ailenin aynasıdır. Çocuk ilk eğitimlerini aileden alır. Çocuğun diş bakımı ilk dişin çıktığı andan itibaren yani altı aylık sürede başlar. Bebek süt emdikten sonra dişlerin yüzeyinde süt artıkları kalıyor, bu artıkların mutlaka temizlenmesi gerekiyor.

Temiz bir nemli mendil ya da parmak fırçası ile dişin yüzeyindeki süt artıkları uzaklaştırılmalıdır. Ayrıca çocuklar ağzında biberon ile uyutulmamalı ve uyurken emzirilmemelidir. Çocuk bir yaşına geldiğinde ailenin yardımıyla diş fırçalamaya başlamalıdır. Zamanla bu sorumluluğu kazanacak ve bunu düzenli bir alışkanlık haline getirecektir. Burada ailenin yönlendirmesi ve tutumu oldukça önemli.

Ülke olarak ağız sağlığına verdiğimiz önemle diğer ülkelere oranla ne durumdadır?

Biz ülke olarak ağız hijyeni konusunda yeterli değiliz ne yazık ki. Bu sadece ağız bakımının değil beslenmemizin de bir sonucu aslında. Basit şekerleme ürünleri fazla tükettiğimiz için diş çürükleri yaygın olarak görülüyor. Bunun eğitimle de ilgisi var. Bizim gibi gelişmekte olan ülkelerde ağız sağlığı farkındalığı artırılmalı, okullarda eğitimler verilmeli bunu yanında aileler de bu konuda bilinçlendirilmeli. Kamu spotları aracılığı ile de farkındalık geliştirilmeli.

Bir toplumda ağız sağlığının kötü olması iş gücü kaybına da neden oluyor; bu problemler ekonomiye yansıyor. Bu şeklide zincirleme bir sorunu beraberinde getiriyor. Yani ağız sağlığı kültür, beslenme ve eğitim ile ilgili. Bu konuda çok ileride olduğumuzu söyleyemem ancak bu telafi edebileceğimize inanıyorum.

Son yıllarda ülkemizde yaygınlaşan “Gülüş Estetiği” ilgili bilgi verebilir misiniz?

Gülüş estetiği, insanın nasıl daha doğal gülebileceğini gösteren bir bilim aslında. Gülüşünü beğenmeyen ve güldüğü zaman dişlerinin kötü gözüktüğünü düşünen hastalarımız var. Gülüş estetiği de istenilen bu doğal gülüşü kazandırmayı amaçlar. Çeşitli yazılım programları ve ölçüm cihazları ile dijital ortam elde edilen görseller aracılığıyla gülüşü nasıl daha estetik ve doğal olur görebiliyor.

Diş laboratuvarlarında yapılan diş protezleri ile de hastaların gülüşleri iyileştirilebiliyor. Daha doğal gülüşler tasarlıyoruz ve dizayn ediyoruz.

Yani bu sadece görsellik amaçlı mı yapılıyor?

Evet çoğunlukla böyle. Daha beyaz dişler için de zaman zaman böyle talepler oluyor. Tabi ki dişin sağlığı görüntüsünden daha önemli. Gülüş tasarımı yapılırken dişin koruyucu doğal yapısı bozulabiliyor. Ben estetik uğruna diş sağlığında ödün verilmesini doğru bulmuyorum.

Dr. Mehmet Gümüştekin

Hekim kontrolünde diş temizletme konusunda genel olarak zararlı olduğu kanısı var. Belli aralıklarda bu işlemi yaptırılmalı mı?

Bu soru yaygın olarak hastalarımız tarafından soruluyor. Diş temizliği, diş düzeyinde oluşan tüm artık maddelerin temizliğini içeriyor. Öncelikle diş tartarı sorunu olan hastaların mutlaka diş taşlarını temizletmeleri gerekiyor. Aksi durumda çene kemiğinin geriye doğru çekilmesine neden oluyor. Diş eti hastalıkları ciddi sağlık problemlerine ve diş kaybına neden oluyor. Bu nedenle diş temizletme işlemi gerekli durumlarda mutlaka yapılmalı.

Herkesin altı ayda bir diş hekimi kontrolünden geçmesi gerekiyor. Bu işlem dişe zarar vermiyor; sadece dişi üzerindeki diş taşlarını, plakları ve renkleşmiş yapıları gidermek amacıyla yapılıyor. Bu işlem sırasında kullanılan malzemenin kimyasal içerik düzeyi diş macunu ile benzerdir yani diş yüzeyini aşındırıcı bir etkiye sahip değildir.

“Sağlık, ağızdan başlar”

Türkiye’de en yaygın diş hastalığı hangisi?

Türkiye’de en yaygın diş hastalığı birinci sırada diş çürüğü yer alıyor; ikinci sıra da diş eti hastalıkları geliyor. Diş eti hastalıları çok kritik bir hastalık. Pek çok insan ilk başta bunun farkına varmıyor. Ağız kokuş ve diş eti kanaması olduğunda fark ediyor. Bu doğrultuda diş ve diş eti hastalıklarının önlenmesi için rutin kontrollerin yapılması gerekiyor.

Eklemek istedikleriniz…

Ben öncelikle toplumumuzun ağız sağlığı konusunda bir farkındalık kazanmasını istiyorum. Beslenme alışkanlıklarımızı düzenlemek ve altı ayda bir hekim kontrolü öncelikli adımımız olmalı. “Sağlık, ağızdan başlar” diyorum çünkü vücudumuzun giriş kapısı ağzımızdır. Biz ağzımıza ne kadar iyi bakarsak ve bakımını önemsersek vücut sağlığımız da bu ölçüde olumlu etkilenecektir.




2 thoughts on “Dr. Mehmet Gümüştekin ile Ağız ve Diş Sağlığı Üzerine Söyleşi

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir