Soner Acar: “Bilimsel Tiyatro isimli kitabım, 13 yıllık tiyatro birikimimin sonucudur”

Tiyatro sanatçısı Soner Acar ile Bilimsel Tiyatro adlı kitabı ve tiyatro çalışmaları ile ilgili keyifli bir röportaj gerçekleştirdik.

Tiyatro sizin için ne ifade ediyor?

Bilindiği üzere, kısa ama en net tanımıyla; İnsanı, insana, insanla anlatma sanatıdır. Pek çok tiyatroyla uğraşan kişiler için tiyatro bir yaşam biçimidir. Yaşamın içinden biriken anılar sahnede belli tekniklerle seyirciye sahnelenir. Yaşam sürdüğü sürece tiyatro da sürecektir.Tiyatro benim için, duyguları ifade eder. Duygu yoğunluğu içerisinde yapılan her şey amacına ulaşır. Buna karşılık tiyatro sahnesinde bir oyuncu, içsel coşkusunu %30’larda, dışsal coşkusunu %70’lerde tutmalıdır. Böylece, oyuncu sahnede kendi otokontrolünü rahatça sağlayacaktır.

Tiyatronun toplumu bilinçlendirme gibi bir misyonu var. Türkiye’de tiyatro bunu ne ölçüde gerçekleştiriyor?

Türkiye’de maalesef bu durum çok da etkili değildir. Çünkü, ülkemizde tiyatro sanatı hak ettiği değeri gerek seyircisinden gerekse yöneticilerden görememektedir. Ahh… Nerede şimdi o Metin Akpınlar’lı, Zeki Alasya’lı tiyatro zamanları… Nasıl da ilmik ilmik işliyorlardı toplumu bilinçlendirmeyi…

Zeki hocamız genelde yazardı, Metin hocamız çıkar beraber oynarlardı. Siyasi baskı endişesi yoktu tabi o zamanlar, şimdi öyle mi?

Ülkemiz tiyatro oyunu eserleri konusunda da oldukça kısır durumdadır. Sadece belli yerlerde tiyatro gelişime yüz tutmuştur. Şehir tiyatrolarımızda sergilenen çoğu oyunlar yabancı yazarlara aittir. Yabancı yazarların eserleri, kendi toplumumuzu bilinçlendirmede ne kadar etkili olur?

Bilimsel Tiyatro isimli kitabınızdan bahsedebilir misiniz?

Bilimsel Tiyatro isimli kitabım, 13 yıllık tiyatro birikimimin sonucudur. İlk sahneye çıktığımda bir ağacı canlandırmıştım. O günden bugüne biriktirdiğim tüm tecrübe ve bilgilerimi derleyip toplayıp kitap haline getirdim.

Kitabım 80 sayfadır. İsteseydim sayfa sayısını bir roman kitabı gibi 300 sayfalara getirebilirdim. Ama ülkemizde maalesef kitap okuma oranı oldukça düşük olduğundan, herkesin rahatlıkla okumasını sağlamak ve ön yargılarını yıkmak için süslü kelimelerden kaçınarak sayfa sayısını az tuttum.

Bu kitap bir akademik kitaptır. Oyuncudan beklenenler nelerdir? Seyircinin, tiyatrodaki yeri nedir? Yazar, yönetmen, oyuncu ve seyirci ilişkisi nasıldır? Bir oyun sahnelenirken hangi teknikler kullanılmalıdır? Sahneleme teknikleri nelerdir? gibi birçok sorunun cevabı kitabımda yer almaktadır.

Günümüze kadar kurumsallaşarak gelmiş üç adet tiyatro kuramı vardır. Bilimsel tiyatro kitabımda neden dördüncü kuram olmasın? Tiyatro için yepyeni fikirleri ortaya attığım bu akademik kuram kitabım umarım Türkiye’de hak ettiği yeri bulur ve müfredatlara girer. Üzülerek söylüyorum ki Millî Eğitim Bakanlığımızca kitabım daha okunmadan ‘Müfredatımıza uygun değil ‘denilerek reddedildi. Buna karşılık kitabım, ABD, Almanya, Fransa ve uzak doğuda satışa çıkmıştır. Fransa’nın iki saygın yayınevinden teklif aldım. Telif haklarını bize devredin sahip çıkalım dediler ama ben bunu kabul etmedim. Ben bir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşıyım ve bundan 100 sene sonra eğer bu kitap kurumsallaşacaksa Türkiye Cumhuriyeti’nin kitabı ve yazarı olarak anılmasını istiyorum.

Kitabım hakkında söylenecek çok şeyler var daha ama bunları söylersem sayfalar yetmez. Herkesin okumasını şiddetle tavsiye ediyorum. Okuyanlardan aldığım tepki genelde ‘Hocam, kitabı 3 kez okudum da anca anlayabildim’. Bunun sebebi yalın dil kullanmamış olmam değil, tamamen kurumsallığa yakışır fikirlerin kitapta yer almasındandır.

İnanın bana eğer bu kuramım kabul görürse, tiyatro, ülkemizde inanılmaz derecede sınıf atlayacak ve hak ettiği yeri kendiliğinden bulacaktır.

Adını Bilimsel Tiyatro olarak koymamın sebebine gelince; bilimsel olarak ispatlanmış ve ispatlanacak durumların olmasıdır. Bu kitapla, tiyatroya altılama kuralını getirdim. Bu nedir? diye soracak olursanız, kitapta cevabı var. Ayrıca ‘doğaçlamanın ‘tanımını yeniden yaptım.

Kitabımda bir de bilimsel bir formül bulunmaktadır. Durağan enerjiyi, hareket enerjisine çevirme formülünü, tiyatroya uyarlayarak bir formül oluşturdum. O formül ile her sahneleme müthiş derecede heyecanlı ve etkileşimli olacaktır.

Bu kuramım sayesinde çok kısa bir sürede tiyatromuz, gelişen ülkelerin seviyelerine çıkacak hatta önüne bile geçebilecektir.

Tiyatro ile ilgili çalışmalarınız neler? Hangi oyunları sahneliyorsunuz?

Bugüne kadar 28 tane tiyatro oyunu yönetip sahneledim ve ortalama olarak 400 kişiye tiyatro oyunculuğu eğitimi verdim. 28 tane oyundan bazıları şahsımın yazıp yönettiği oyunlardır. Onlar;

Hasta Ziyareti, İzdivaç, O Ses Eyüp, Psikiyatri Kliniği, Doğum, Hanedan-ı Padişah ve büyük beğeni toplayan harika bir komedi türü oyunu olan Evlendir/Me isimli oyunlarımdır.

2019 senesi içerisinde ekibimle birlikte bu oyunumuzu sahnelemeye devam ediyoruz.  Sinema film yönetmenliği, oyunculuğu ve senaryo yazımlarımın yoğunluğundan dolayı bu sene pek fazla sahne alamadık. Malum özel tiyatrolara destek de yok denecek kadar az olduğu için oldukça zorluklar çekebilmekteyiz. Ne olursa olsun yine de tiyatro severlere oyunumuzu ulaştırmaya çalışıyoruz.

Bundan sonraki çalışmam tiyatro anlamında ‘Oyuncuda olması gerekenler ve oyuncu eğitimi ‘adlı bir kitabımın yazımı ve ‘Evlendir/Me 2 ‘tiyatro metnini yazmak ve tiyatro eğitmenliğine devam etmek olacak.

Eklemek istedikleriniz…

Eklemek istediğim tek şey sadece bir temenni olacaktır. Ne olur! Tiyatro, ülkemizde hak ettiği yeri ve desteği bulsun.




Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir