Vakko-Cem Hakko

Cem Hakko, Yepyeni Vakko Dünyasını Anlatan Bir Basın Açıklaması Yaptı

Sevgili Vakko dostları; sevgili iş ortaklarımız ve basın yayın kuruluşlarının kıymetli temsilcileri;

Haberleşmenin, toplantılar yapmanın ve dostlarla bir araya gelmenin son zamanlarda alıştığımız yeni şekliyle karşınızdayım. Umarım bu selamlamam sizi sağlık ve mutluluk içinde bulmuştur.

Türkiye’nin Moda Öyküsü olan Vakko, ‘’her ülkenin gurur duyduğu markaları vardır’’ sözüne daima layık olmaya çalışıyor. Kurucumuz Vitali Hakko önderliğinde Şen Şapka ile başlattığımız bu yolda, bugün 2400’e yakın çalışanımız ve birçok markamızla yurt içinde ve yurt dışında bu gururu saygıyla taşımaya ve yürümeye devam ediyoruz.

Türkiye’nin ilk lüks markası olarak, moda ve perakende sektöründe birçok ilke imza attık. “Moda Vakko’dur” sloganıyla, modanın ve lüksün öncülüğünü yaptık; daima ruhu olan bir marka olduk. Marka değerlerimize sahip çıkmak, çok çalışmak ve her zaman yenilikçi yaklaşımların peşinde hareket etmekle bunları gerçekleştirebildik.

Bu katkıyı sanat, spor, eğitim, doğa gibi alanlardaki projelerimizle hayata geçirdik ve devam ediyoruz.

Sahip olduğumuz sosyal sorumluluk bilincinin yanı sıra bir diğer önceliğimiz de bizim için çok değerli olan Vakko Dostları. Çünkü çok iyi biliyoruz ki bizi marka yapan müşterilerimizdir. Onlara daima konfor ve hayatın her alanını kapsayan ayrıcalıkları sunmak bizim için gerçek büyüme ve gelişimin göstergesidir.

Mağazalarımız, zengin koleksiyonlarımız, özgün hizmet anlayışımız ve bir diğer sosyal sorumluluk projesi olarak gördüğümüz moda okullarımızla bugün hayatın her alanında lüks deneyimini sunmanın mutluluğunu ve gururunu yaşıyoruz.

Grup markalarımızı geleceğe taşıdığımız başarılı dönüşüm planımızla, yaptığımız yatırımların olumlu sonuçlarını 2019 sonunda net satışlarımızı yüzde 42 oranında arttırarak verimli bir yılı geride bıraktık. Türkiye’de lüks segmenti büyüttük. 2020’ye bu sebeple daha sağlam temellerle başladık.

Ardından Mart 2020’den bugüne önemli bir pandemi sürecinden geçtik ve artık kontrollü olarak normal hayata devam etmeye başladık.

Evet başlarda zordu ancak geçirdiğimiz bu dönemin hayatımızın dönüşüm sürecine girmesi için büyük bir fırsat olduğunun da farkına vardık.

Bu durumun içerisinden değişmeden çıkmak büyük bir sürpriz olur. Ve kimse tek başına değişmeyecek. Hayatımızı ve endüstrimizi hep beraber geliştirmeli, hayal etmeli ve tekrar tasarlamalıyız diye düşünüyoruz.

Bazıları kolay olacak, bazıları da zor olacak ama öyle ya da böyle olacak.

Yaptığımız işi daha önce yaptığımız şekilde nasıl yapmaya devam ederiz değil,

şu an var olan farklı bir dünyada nasıl yapmalıyız demeliyiz. “Kaldığımız yerden devam ediyoruz” söylemine bu sebeple katılmıyorum. Farklılaşan dünyaya bundan sonra ne şekilde yenilik katıp, bu farklılığa ayak uyduracağımızı düşünmeliyiz. Hangi işi yaparsak yapalım önce dünyamızı, doğayı, tüm canlıların sağlığını ön planda tutarak gerçekleştirmeliyiz. Biz daha 1980-90’larda

 “Bu dünya yalnız bizim değildir.” dedik ve birçok sosyal sorumluluk çalışmasına imza attık. Alternatif sporları ülkemizde özendirerek beden ve akıl sağlığı için önemini yıllarca vurguladık. Vakkorama aracılığıyla yeni sporlarla tanıştırdık Vakko dostlarını.

Durup tüm olan bitenlere şöyle bir baktığımda açıkçası Cem Hakko olarak çok iyimser hissediyorum kendimi. Gelecek her ne kadar belirsiz gibi dursa da görmeyi isteyene daima bir ışık var.

Bakın bu hafta başı itibariyle bambaşka bir dünyada dışarı çıktık. Nefes alışımızdan, iş yapışımıza kadar her şey tamamen farklı olacak. Bu bir fırsat.

Elbette bu dönemi tarih, kültür ve sanat alanında kaleme alınan eserlerde göreceğiz zaman içerisinde. Sinema salonlarında bugünleri konu edinen filmleri izleyeceğiz. Endüstriyel tasarım ve modaya da yansıyan temaları bulacağız.

Tüm bu toplumsal hikaye anlatıcılarından daha önce bireysel olarak hikayelerimizi anlatıyoruz.

Tüm dünyanın erişebildiği, minik bir klavye hareketiyle dünyanın öbür ucundaki bir sosyal medya kullanıcısına bile ulaşabilecek hikayeler oluşturuyoruz. Kendi dünyalarımızda hikaye anlatıcısı olmamız ve bu hikayenin hızla milyonlara ulaşması gerçekten müthiş. Hepimiz her gün kendi hikayelerimizi yaratıyoruz ve bu dönemin nasıl bizi etkilediğini istediğimiz insanlarla paylaşıyoruz. Bizlerin anlattığı hikayeler de aslında tıpkı markalar gibi bizim de bireysel tarihimizde unutulmaz ve silinemez bir şekilde yerlerini alıyor.

Biz Vakko kuruluşları olarak bu dönemi yaşarken, kendilerini yeniden keşfeden, yaptıkları iş hakkında farklı düşünen, yeni bir şekilde nasıl fayda sağlayabilirim diye bakan, mesajımızı insanlara yeni ve farklı şekillerde nasıl aktaracağız diye  düşünen bir ekip çalışması içerisindeydik. Bu her zaman için geçerli olmuştur. Çünkü biz konuştuklarımızın yaşayan, yaşadıklarımızı paylaşan bir markayız.

Ve şunu söyleyebilirim ki biz bunu şükür daima başarıyoruz.

Yaptığınız işler değişecek derken, şirketimizin içinde var olan işleri kendimizi yeniden keşfederek yapacağız ve işler de değişecek demek istiyoruz.

Sözün özü;

Hayatta başımıza gelen her şeye olumlu bakmayı seçip, bu bir fırsat dedik ve bu süreci hızla düşünüp, karar verip uygulamaya koyduğumuz yeniliklerle kapattık. Ve ortaya Vakko Live 7/24 çıktı.

Yıllarca hep öncü olmuş, yenilikleri Vakko Dostlarının hizmetine sunmuş, 82 yıllık geçmişini ve tecrübelerini gelecekle, yeniyle ve bilgiyle harmanlamış bir kuruluşun Yönetim Kurulu Başkanı olarak size yine bir yeniliğimizi anlatmak istedim. Belki de bu derece kapsamlı bir çalışma Mağazacılık konusunda bir İLK. Şimdiye kadar zaten birçok konuda hizmet kalitemizi en yüksek standartta sürdürüyorduk.




Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir