<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>sağlıklı yaşam Cemiyet Haberleri | Magazin Haberleri | Son Dakika Haberler,</title>
	<atom:link href="https://cemiyetmagazin.com/tag/saglikli-yasam/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://cemiyetmagazin.com/tag/saglikli-yasam/</link>
	<description>Cemiyet, sanat ve iş dünyasının magazin haber sitesi</description>
	<lastBuildDate>Tue, 22 Apr 2025 13:50:09 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.5.8</generator>
	<item>
		<title>Ülkemizde 30 yaş üzerindeki her 3 kişiden 1’i obezite hastası</title>
		<link>https://cemiyetmagazin.com/ulkemizde-30-yas-uzerindeki-her-3-kisiden-1i-obezite-hastasi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editor]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 22 Apr 2025 13:50:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Manşet-Haber]]></category>
		<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[cemiyet]]></category>
		<category><![CDATA[cemiyet haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[cemiyet hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[cemiyet magazin]]></category>
		<category><![CDATA[cemiyetmagazin]]></category>
		<category><![CDATA[eğlence ve moda]]></category>
		<category><![CDATA[fashion]]></category>
		<category><![CDATA[moda]]></category>
		<category><![CDATA[obezite]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı yaşam]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://cemiyetmagazin.com/?p=10768</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dünya genelinde ve Türkiye’de obezite oranlarının baş döndürücü bir hızla artması, bu hastalığın toplumsal sağlık sorununa dönüşmesine yol açıyor. Obezitenin günümüz ve geleceğin sağlık gündeminin ilk sıralarında yer alan bir durum olacağına dikkat çeken Acıbadem Üniversitesi Diyabet Araştırma ve Uygulama Merkezi (DİYAM) Koordinatörü Prof. Dr. M. Temel Yılmaz,obezitenin önlenmesi kadar tedavisine de önem verilmesi gerektiğini [&#8230;]</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://cemiyetmagazin.com/ulkemizde-30-yas-uzerindeki-her-3-kisiden-1i-obezite-hastasi/">Ülkemizde 30 yaş üzerindeki her 3 kişiden 1’i obezite hastası</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://cemiyetmagazin.com">Cemiyet Haberleri | Magazin Haberleri | Son Dakika Haberler,</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Dünya genelinde ve Türkiye’de obezite oranlarının baş döndürücü bir hızla artması, bu hastalığın toplumsal sağlık sorununa dönüşmesine yol açıyor. Obezitenin günümüz ve geleceğin sağlık gündeminin ilk sıralarında yer alan bir durum olacağına dikkat çeken Acıbadem Üniversitesi Diyabet Araştırma ve Uygulama Merkezi (DİYAM) Koordinatörü Prof. Dr. M. Temel Yılmaz,obezitenin önlenmesi kadar tedavisine de önem verilmesi gerektiğini belirterek, artış hızı ve nedenleriyle ilgili önemli bilgiler verdi!</p>



<p>2022 yılı itibariyle, 18 yaş üstündeki dünya nüfusunun 2.5 milyarının fazla kilolu, 890 milyonunun ise obezite sorunu yaşadığı biliniyor. Yapılan çalışmalar; dünya üzerindeki her 8 kişiden 1’inin obez olduğunu ve son 30 yılda bu oranın erişkinlerde 2’ye katlandığını gösteriyor. Üstelik obezite sadece günümüzün bir sorunu olmanın ötesinde. Gelecek için de tehlike çanları çalıyor. Çünkü, dünyada obezite artış hızı en çok çocuk ve ergenlerde yüksek. Öyle ki son 30 yılda çocuklarda obezite artışı 4’e katlandı! Çocuk ve gençlerdeki obezitenin adeta bir salgın gibi katlanarak artması, gelecekte de obezitenin yol açtığı hastalıkların daha büyük bir sorun olarak yaşanacağını gösteriyor.</p>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>Türkiye obezite artış oranında Avrupa’da birinci sırada!</strong></h3>



<p>Dünyadaki bu yüksek artış, ülkemize de yansıyor. Araştırmalar, obezite artış oranında <a href="https://cemiyetmagazin.com/gucum-bu-kadarina-yetiyor-projesi-avrupanin-onemli-odullerinden-golden-drumda-odul-aldi/">Avrupa’</a>da birinci sırada yer aldığımızı gösteriyor. Türkiye&#8217;de 30 yaş üzerindeki nüfusta fazla kilo oranı yüzde 60, obezite oranı yüzde 30 olarak saptanmış.  Bu rakamlar, ülkemizde her 3 kişiden birinin obezite sorunu yaşadığını gösteriyor! Sağlık Bakanlığı’nın verilerine göre; 18 yaş altı nüfusta her 3 çocuktan 1’i ya obez ya da fazla kilolu. Bu da gelecekte obeziteye bağlı sorunların daha çok yaşanacağının işareti kabul ediliyor.  </p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img fetchpriority="high" decoding="async" width="1024" height="576" src="https://cemiyetmagazin.com/wp-content/uploads/2025/04/remove-4559339_1280-1024x576.jpg" alt="" class="wp-image-10769" srcset="https://cemiyetmagazin.com/wp-content/uploads/2025/04/remove-4559339_1280-1024x576.jpg 1024w, https://cemiyetmagazin.com/wp-content/uploads/2025/04/remove-4559339_1280-300x169.jpg 300w, https://cemiyetmagazin.com/wp-content/uploads/2025/04/remove-4559339_1280-768x432.jpg 768w, https://cemiyetmagazin.com/wp-content/uploads/2025/04/remove-4559339_1280.jpg 1280w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>Obezite sağlığı ciddi şekilde tehdit ediyor!</strong></h3>



<p>Obezite, bireylerin sağlığını ciddi şekilde tehdit ediyor. Öyle ki obezite sorunu yaşayan bireylerde; diyabet, insülin direnci, hipertansiyon, inme ve kalp krizi gibi kalp damar hastalıkları daha sık görülüyor. Ayrıca, birçok kanser türünde risk artışı, uyku apnesi, yağlı karaciğer ve safra yolu hastalıkları, eklem ve kemiklerde mekanik problemler, infertilite (kısırlık), gebelik komplikasyonları, psikolojik rahatsızlıklar ile <a href="https://sanatinicindehayat.blogspot.com/">sosyal</a> izolasyon gibi sorunlar da obeziteye bağlı olarak ortaya çıkabiliyor.</p>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>Küresel ekonomiyi de olumsuz etkiliyor!</strong></h3>



<p>Obezite, sadece bireylerin sağlığını değil, aynı zamanda küresel ekonomiyi de olumsuz etkiliyor. 2020 yılında obezite ile ilişkili sorunlara dünya çapında harcanan 1.96 trilyon doların, 2035 yılında 4.32 trilyon dolara çıkacağı öngörülüyor. Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. M. Temel Yılmaz, “Dolayısıyla obezite tedavisinde başarı oranlarının artırılması, hem bireysel sağlık hem de küresel ekonomik yük açısından büyük önem taşımaktadır” diyor.</p>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>Tedaviye dirençli obezite neden artıyor?</strong></h3>



<p>Obezite oranı hızla yükselirken tedavisinde büyük ilerlemeler kaydedildiğini söyleyen Prof. Dr. M. Temel Yılmaz, bu kez karşılarına çıkan ve  ‘tedaviye dirençli obezite’ olarak tanımlanan önemli bir soruna da dikkat çekerek şu bilgileri veriyor:</p>



<p>“Tedaviye dirençli obezitede görülen artışın üç önemli nedeni var; birinci neden,yeni kuşak zayıflatma ilaçlarının (GLP-1 analogları) reçetesiz ve kontrolsüz satılarak, hekim takibi olmaksızın kullanımıdır. Bu durum ilaca direnç, yetersiz etki veya zaman içinde etkinlikte azalmaya yol açmaktadır. Yani yeni zayıflatıcı ilaçların bilinçsiz kullanımı bir süre sonra ilaca duyarsızlık yapmaktadır. İkinci neden, zayıflama ameliyatlarının kontrolsüz ve endikasyonsuz uygulamaları sonucu bir süre sonra verilen kiloların geri gelmesidir. Üçüncü neden ise bilinçsiz diyet uygulamaları ve hatalı diyet reçetelerinin obeziteyi yeniden tetiklemesidir.”</p>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>Tedavi ancak multidisipliner ekipler ile mümkündür!</strong></h3>



<p>Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. M. Temel Yılmaz, obezitenin doğru ve hedefe yönelik tedavisinin ancak multidisipliner ekiplerle mümkün olabileceğine işaret ediyor. “Sürdürülebilir obezite tedavisinde, önce altta yatan medikal problemlerin doğru tespit edilmesi ve bu tespitler ışığında tedavinin hastaya özel planlanması esastır” bilgisini veren Prof. Dr. Temel Yılmaz, sözlerine şöyle devam ediyor: “Öncelikle tedaviye dirençli obezite hastalarının tedavi edilmesi amaçlanmaktadır.&nbsp; Bunun için bir durum analizi yapılmakta, obezite ve obeziteye neden olan etkenlere dair risk haritası çıkarılmaktadır. Tedaviye ihtiyacı olan kişilerde önce obeziteye yol açan sağlık sorunlarının tespit edilmesi lazım. Bu nedenleri saptamak içinse biyokimyasal, radyolojik ve diğer ileri tetkiklerin yapılması gerekebilmektedir. Ardından bireyler tüm uzmanların hazır bulunduğu multidisipliner konseyde değerlendirilmekte ve objektif tedavi seçeneği önerileri ortaya konmaktadır.”</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://cemiyetmagazin.com/ulkemizde-30-yas-uzerindeki-her-3-kisiden-1i-obezite-hastasi/">Ülkemizde 30 yaş üzerindeki her 3 kişiden 1’i obezite hastası</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://cemiyetmagazin.com">Cemiyet Haberleri | Magazin Haberleri | Son Dakika Haberler,</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kişilik değişimi sandığınız, aslında…￼</title>
		<link>https://cemiyetmagazin.com/kisilik-degisimi-sandiginiz-aslinda%ef%bf%bc/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editor]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 16 Apr 2025 14:38:47 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Manşet-Haber]]></category>
		<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[beyin sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[cemiyet]]></category>
		<category><![CDATA[cemiyet haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[cemiyet magazin]]></category>
		<category><![CDATA[cemiyetmagazin]]></category>
		<category><![CDATA[Doç. Dr. Yaşar Bayri]]></category>
		<category><![CDATA[eğlence ve moda]]></category>
		<category><![CDATA[fashion]]></category>
		<category><![CDATA[moda]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı yaşam]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://cemiyetmagazin.com/?p=10734</guid>

					<description><![CDATA[<p>Beyin hastalıkları, çeşitli etkenlerin bir araya gelmesiyle ortaya çıkabilen karmaşık sağlık sorunlarını oluşturuyor. Bu etkenler genel olarak; enfeksiyonlar, travmalar, genetik faktörler, aşırı alkol tüketimi, sigara kullanımı, yetersiz fiziksel aktivite ve sağlıksız beslenme gibi kötü yaşam tarzı ile çevresel faktörleri kapsıyor. Özellikle hipertansiyon, diyabet ve obezite gibi hastalıklar, inme ile diğer beyin damar hastalıklarında önemli risk [&#8230;]</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://cemiyetmagazin.com/kisilik-degisimi-sandiginiz-aslinda%ef%bf%bc/">Kişilik değişimi sandığınız, aslında…￼</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://cemiyetmagazin.com">Cemiyet Haberleri | Magazin Haberleri | Son Dakika Haberler,</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Beyin hastalıkları, çeşitli etkenlerin bir araya gelmesiyle ortaya çıkabilen karmaşık sağlık sorunlarını oluşturuyor. Bu etkenler genel olarak; enfeksiyonlar, travmalar, genetik faktörler, aşırı alkol tüketimi, sigara kullanımı, yetersiz fiziksel aktivite ve sağlıksız beslenme gibi kötü yaşam tarzı ile çevresel faktörleri kapsıyor. Özellikle hipertansiyon, diyabet ve obezite gibi hastalıklar, inme ile diğer beyin damar hastalıklarında önemli risk faktörlerini oluşturuyor. Beyin hastalıkları denildiğinde toplumda akla gelen ilk şey ise genellikle ölümcül tablolar oluyor. </p>



<p>Acıbadem Kartal Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Yaşar Bayri<strong>, </strong>aslında toplumdaki yaygın inanışın aksine, günümüzde pek çok beyin hastalığında kurtulma şansının arttığına dikkat çekerek, “Her beyin hastalığı ölümcül değildir ve günümüzde gelişen <a href="https://cemiyetmagazin.com/cocuklarda-gorulen-ajerjik-semptomlar-ve-tedavileri/">tedavi </a>yöntemleri sayesinde birçok hastalıkta kurtulma şansı artmıştır. Kesin tedavisi olmayan tablolarda ise hastalığın seyri yavaşlatılmakta ve hastaların yaşam kalitesi artırılmaktadır. Ancak, her hastalığın kendine özgü dinamikleri ve tedavi süreçleri olduğu için bireysel   değerlendirmeler ve uzman görüşleri büyük önem taşımaktadır” diyor.</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" width="1024" height="682" src="https://cemiyetmagazin.com/wp-content/uploads/2025/04/mental-health-2019924_1280-1024x682.jpg" alt="" class="wp-image-10736" srcset="https://cemiyetmagazin.com/wp-content/uploads/2025/04/mental-health-2019924_1280-1024x682.jpg 1024w, https://cemiyetmagazin.com/wp-content/uploads/2025/04/mental-health-2019924_1280-300x200.jpg 300w, https://cemiyetmagazin.com/wp-content/uploads/2025/04/mental-health-2019924_1280-768x512.jpg 768w, https://cemiyetmagazin.com/wp-content/uploads/2025/04/mental-health-2019924_1280.jpg 1280w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>7’den 70’e her yaş grubunda görülüyor!</strong></h3>



<p>Toplum tarafından genellikle ileri yaş hastalığı olarak düşünülse de beyin hastalıkları 7’den 70’e her yaş grubunu etkileyebiliyor. <strong>&nbsp;</strong>Doç. Dr. Yaşar Bayri, ancak değişik yaş gruplarında bazı hastalıkların daha sık görülebildiğini vurgulayarak, sözlerine şöyle devam ediyor:&nbsp; “Serebral palsi, epilepsi, otizm, dikkat eksikliği, hiperaktivite ve genetik hastalıklar bebekler ile çocuklarda daha sık görülürken; migren, depresyon ve anksiyete bozuklukları genç yetişkinlerde; Alzheimer ile parkinson hastalıkları ve inme ise ileri yaşlarda daha sık olarak görülmektedir. Epilepsi, beyin tümörleri, beyin travmaları, multipl skleroz, amyotrofik lateral skleroz (ALS), genetik hastalıklar gibi hastalıklar ise tüm yaş gruplarında ortaya çıkabilmektedir.”</p>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>Erken teşhis tedavinin başarısını artırıyor!</strong></h3>



<p>Erken teşhis ve tedavi beyin hastalıklarının seyrini olumlu yönde etkileyerek <a href="https://cemiyetmagazin.com/cocuklarda-gorulen-ajerjik-semptomlar-ve-tedavileri/">tedavinin </a>başarısını artırıyor ve komplikasyon riskini azaltıyor. Bu nedenle, düzenli sağlık kontrollerini ihmal etmemek ve beyin hastalıklarına işaret edebilen belirtilerde zaman kaybetmeden hekime başvurmak<a href="https://sanatinicindehayat.blogspot.com/"> yaşamsal</a> önem taşıyor. Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Yaşar Bayri, detaylı nörolojik muayenelerde sinir sisteminin etkilendiğini düşündürecek şikayet ve bulgular saptandığında veya şüpheli durumlarda çeşitli görüntüleme yöntemlerine başvurulduğunu belirterek, “Manyetik Rezonans Görüntüleme (MR) ve Bilgisayarlı Tomografi (BT) gibi görüntüleme yöntemleri; tümörler, anevrizmalar ve diğer beyin hastalıklarının erken teşhisinde kullanılan en etkili yöntemlerdir” diyor.</p>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>Bu belirtilerde asla zaman kaybetmeyin!</strong></h3>



<p>Beyin hastalıklarının işaretleri, hastalığın türüne ve ciddiyetine bağlı olarak değişiklik gösterebiliyor. Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Yaşar Bayri, en yaygın görülen sinyallerini özetlerken, “Bu belirtiler, beyin hastalıklarının tanısında kritik öneme sahiptir ve zaman kaybetmeden uzman bir doktora başvurulmasını gerektirmektedir” diyor.&nbsp;</p>



<ul><li>Özellikle sabahları daha şiddetli olan baş ağrıları</li><li>Yemeklerle ilişkisiz bulantı ve kusma</li><li>Bulanık görme, çift görme veya görme kaybı gibi görme sorunları</li><li>Yürürken denge kaybı veya sakarlık gibi denge ile koordinasyon bozuklukları</li><li>Bayılma, kasılmalar ve kısa süreli hafıza kayıpları&nbsp;&nbsp; gibi tablolar ile seyreden epileptik nöbetler</li><li>Hafıza kaybı, dikkat eksikliği veya kişilik değişiklikleri gibi bilişsel belirtiler</li></ul>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>BEYİN SAĞLIĞI İÇİN 7 ETKİLİ ÖNERİ!</strong></h3>



<p>Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Yaşar Bayri, “Yaşam alışkanlıklarınızda bazı kurallara dikkat ederek beyin sağlığınızı koruyabilir ve yaşam kalitenizi artırabilirsiniz. Unutmayın, sağlıklı bir beyin, sağlıklı bir yaşamın temel taşlarından biridir” diyor.Doç. Dr. Yaşar Bayri, beyin sağlığınızı desteklemek için dikkate almanız gereken bazı temel noktaları şöyle sıralıyor:</p>



<h4 class="wp-block-heading"><strong>Akdeniz tipi beslenin!</strong></h4>



<p>Beyin sağlığınızı korumak için Akdeniz tipi beslenmeye özen gösterin. Bu diyet; zeytinyağı, taze sebze ve meyveler, tam tahıllar, balık ile kuruyemişler gibi besinleri içeriyor. Beyin fonksiyonlarını desteklemek için özellikle omega-3 yağ asitleri, antioksidanlar ve B vitaminleri içeren besinleri sofranızdan eksik etmeyin.</p>



<p><strong>Düzenli egzersiz yapın</strong></p>



<p>Beyin sağlığınız için düzenli olarak fiziksel aktivite yapmanız çok önemli. <strong>&nbsp;</strong>Haftada en az 150 dakika orta düzeyde aerobik egzersiz (yürüyüş, yüzmek, yavaş tempoda bisiklet sürmek gibi)&nbsp; beyin hücrelerinin yenilenmesine yardımcı oluyor ve bilişsel işlevleri artırıyor.</p>



<p><strong>Yeterli süre uyumaya özen gösterin</strong></p>



<p>Beyin sağlığı için uyku süresi ve kalitesi de kritik bir öneme sahip. Uyku, beyin hücrelerinin onarılmasına ve hafıza kusurlarının azaltılmasına yardımcı oluyor. Günde 7-9 saat uyumaya ve yatak odasında cep telefonu ile elektronik cihazlar bulundurmamaya dikkat edin.</p>



<p><strong>Zihinsel sağlığınızı destekleyin</strong></p>



<p>Kronik stres kaygı, endişe ve huzursuzluk&nbsp; gibi duyguların artmasına neden olarak anksiyete bozukluklarına zemin hazırlıyor ve uyku kalitesini de bozarak beyin sağlığını olumsuz etkileyebiliyor. Meditasyon, yoga veya derin nefes alma teknikleri gibi stres yönetimi teknikleriyle zihinsel sağlığınızı destekleyin.</p>



<p><strong>Yeni bir dil öğrenin, müzik aleti çalın</strong></p>



<p>Beyin sağlığınızın korunmasında zihinsel aktiviteler de önem taşıyor. Bulmaca çözmek, kitap okumak, yeni bir dil öğrenmek veya müzik aleti çalmak gibi aktiviteler, beyin fonksiyonlarını geliştiriyor.</p>



<h4 class="wp-block-heading"><strong>Sigarayı bırakın, alkolü kısıtlayın</strong></h4>



<p>Sigara ve alkol beyin hücrelerine zarar verebiliyor, bilişsel gerilemeyi hızlandırabiliyor. Sigara içiyorsanız hemen bırakın, alkol tüketimini kısıtlayın.</p>



<p><strong>Arkadaşlarınızla zaman geçirin</strong></p>



<p>Sosyal bağlantılar kurmak ve aktif bir sosyal yaşam sürmek, zihinsel sağlığımızı destekliyor. Dolayısıyla, arkadaşlarınızla zaman geçirmek ve topluluk etkinliklerine katılmak gibi sosyal aktiviteler beyin sağlığınızı olumlu yönde etkileyecektir.</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" width="812" height="1024" src="https://cemiyetmagazin.com/wp-content/uploads/2025/04/1744785025_DO__._DR._YA__AR_BAYR__-1-812x1024.jpg" alt="" class="wp-image-10735" srcset="https://cemiyetmagazin.com/wp-content/uploads/2025/04/1744785025_DO__._DR._YA__AR_BAYR__-1-812x1024.jpg 812w, https://cemiyetmagazin.com/wp-content/uploads/2025/04/1744785025_DO__._DR._YA__AR_BAYR__-1-238x300.jpg 238w, https://cemiyetmagazin.com/wp-content/uploads/2025/04/1744785025_DO__._DR._YA__AR_BAYR__-1-768x969.jpg 768w, https://cemiyetmagazin.com/wp-content/uploads/2025/04/1744785025_DO__._DR._YA__AR_BAYR__-1-1218x1536.jpg 1218w, https://cemiyetmagazin.com/wp-content/uploads/2025/04/1744785025_DO__._DR._YA__AR_BAYR__-1-1624x2048.jpg 1624w, https://cemiyetmagazin.com/wp-content/uploads/2025/04/1744785025_DO__._DR._YA__AR_BAYR__-1.jpg 1984w" sizes="(max-width: 812px) 100vw, 812px" /></figure>
<p><a rel="nofollow" href="https://cemiyetmagazin.com/kisilik-degisimi-sandiginiz-aslinda%ef%bf%bc/">Kişilik değişimi sandığınız, aslında…￼</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://cemiyetmagazin.com">Cemiyet Haberleri | Magazin Haberleri | Son Dakika Haberler,</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>“Wellness Sanatı” Felsefesiyle Ayrıcalıklı Bir Deneyim￼</title>
		<link>https://cemiyetmagazin.com/wellness-sanati-felsefesiyle-ayricalikli-bir-deneyim%ef%bf%bc/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editor]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 16 Apr 2025 14:02:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Cemiyet]]></category>
		<category><![CDATA[MEKAN]]></category>
		<category><![CDATA[cemiyet]]></category>
		<category><![CDATA[cemiyet haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[cemiyet hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[cemiyet magazin]]></category>
		<category><![CDATA[cemiyetmagazin]]></category>
		<category><![CDATA[cilt bakımı]]></category>
		<category><![CDATA[Cilt sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[eğlence ve moda]]></category>
		<category><![CDATA[fashion]]></category>
		<category><![CDATA[Gündüz Grup]]></category>
		<category><![CDATA[moda]]></category>
		<category><![CDATA[Qualia]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Spa]]></category>
		<category><![CDATA[wellness]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://cemiyetmagazin.com/?p=10726</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bütünsel yaklaşımı ile wellness alanında yepyeni bir dönemi başlatan Qualia SPA &#38; Wellness, modern yaşamın getirdiği stres ve yoğun tempoya karşı, insanı merkeze alan sürdürülebilir bir iyilik hali vadediyor. Gündüz Grup’un yatırımıyla hayata geçirilen ve İstanbul’da premium zincir otellerin içinde 13 noktada hizmet veren Qualia SPA &#38; Wellness, sağlık, huzur ve güzellik kavramlarını birleştirerek, ruh [&#8230;]</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://cemiyetmagazin.com/wellness-sanati-felsefesiyle-ayricalikli-bir-deneyim%ef%bf%bc/">“Wellness Sanatı” Felsefesiyle Ayrıcalıklı Bir Deneyim￼</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://cemiyetmagazin.com">Cemiyet Haberleri | Magazin Haberleri | Son Dakika Haberler,</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Bütünsel yaklaşımı ile wellness alanında yepyeni bir dönemi başlatan Qualia SPA &amp; Wellness, modern yaşamın getirdiği stres ve yoğun tempoya karşı, insanı merkeze alan sürdürülebilir bir iyilik hali vadediyor. Gündüz Grup’un yatırımıyla hayata geçirilen ve İstanbul’da premium zincir otellerin içinde 13 noktada hizmet veren Qualia SPA &amp; Wellness, sağlık, <a href="https://sanatinicindehayat.blogspot.com/">huzur</a> ve güzellik kavramlarını birleştirerek, ruh ve beden sağlığı için kişiye özel yaklaşımlar sunuyor.</p>



<p>Qualia’nın temelini oluşturan “Wellness Sanatı” yaklaşımı; iyi olma halini bir sanat olarak ele alarak modern terapilerle geleneksel ritüelleri bir araya getiriyor. Bu yaklaşım, fiziksel, zihinsel ve duygusal dengeyi gözeterek sadece geçici bir rahatlama değil, sürdürülebilir bir iyilik hali vadediyor. Bakım, spa terapileri, masaj uygulamaları, nefes ve meditasyon teknikleri gibi çok sayıda hizmet alanında uzman kadrosuyla hizmet veren Qualia, her dokunuşta huzuru ve yeniden doğuş hissini yaşatmayı hedefliyor.</p>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>Qualia’da Ruh ve Beden Sağlığı Bir Arada</strong></h3>



<p>Ruha ve bedene dokunan özel ritüelleriyle dikkat çeken Qualia SPA &amp; Wellness, iyilik halini içten dışa yeniden tanımlıyor. Her biri özel olarak kurgulanan hamam ritüelleri, Roma ve Osmanlı dönemlerinden ilham alınarak geliştirilen geleneksel hamam bakımları ve Aynı Sefa bitkisi ile hazırlanan vücut peelingleriyle başlıyor. Geleneksel hamam ritüellerinden farklı olarak Qualia’da hamam deneyimi arındırıcı, besleyici ve canlandırıcı adımlarla tam bir vücut bakımı şeklinde uygulanıyor. &#8220;Saf-ı Hamam&#8221;, &#8220;Pür-i Pak&#8221; ve &#8220;Zevk-i Âlâ&#8221; gibi özel ritüeller, hem arınma hem yenilenme sağlıyor. VIP hizmet arayanlar için tasarlanan özel paketlerde, kişiye özel Türk hamamı, sauna, jakuzi ve dinlenme alanları bulunuyor. </p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="683" src="https://cemiyetmagazin.com/wp-content/uploads/2025/04/Qualia-SPA-2-1024x683.jpg" alt="" class="wp-image-10727" srcset="https://cemiyetmagazin.com/wp-content/uploads/2025/04/Qualia-SPA-2-1024x683.jpg 1024w, https://cemiyetmagazin.com/wp-content/uploads/2025/04/Qualia-SPA-2-300x200.jpg 300w, https://cemiyetmagazin.com/wp-content/uploads/2025/04/Qualia-SPA-2-768x512.jpg 768w, https://cemiyetmagazin.com/wp-content/uploads/2025/04/Qualia-SPA-2-1536x1024.jpg 1536w, https://cemiyetmagazin.com/wp-content/uploads/2025/04/Qualia-SPA-2-2048x1365.jpg 2048w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<p>Bakım öncesi bitki çayı ikramı, ardından gelen masaj, <a href="https://cemiyetmagazin.com/loccitane-28-gunluk-genclestirme-kuru-cilt-bakimini-ileriye-tasiyor/">cilt</a> bakımı ve finalde meyve tabağı ile şampanya/şarap servisi, bu deneyimi benzersiz hale getiriyor. Uzak Doğu’nun inanç odaklı terapileri ile batının medikal terapilerini birleştirerek bütünleşik bir wellness dili oluşturan Qualia’da dünyanın farklı kültürlerinden ilhamla geliştirilen klasik masajlar, Bali masajı, sıcak taş masajı, Thai masajı, ayak refleksoloji, manuel lenf drenajı ve anti-selülit uygulamaları, uzman terapistler tarafından uygulanıyor. Aynı zamanda spor masajları ve derin doku terapileri, yoğun yaşam temposunda aktif kişilere özel olarak sunuluyor.</p>



<p>Güzellik ve beden bakımını sadece SPA ile sınırlamayan Qualia, her şubesinde yer alan fitness salonları, kapalı havuzlar ve saunalar ile üyelerine günlük hayatın içinde formda kalabilecekleri alanlar da sunuyor. Böylece fiziksel sağlığı destekleyen çözümler, estetik bakımlar ve zihinsel rahatlamayı sağlayan terapiler tek çatı altında buluşuyor. Ayrıca her şubede yer alan özenle kurgulanmış vitamin barlar, bakım sonrası bedeni destekleyici taze detoks içecekleri, bitkisel karışımlar ve bağışıklığı güçlendirmeye yönelik sağlıklı atıştırmalıklarla, güzelliği içten beslemeyi de unutmuyor.</p>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>Mahir Gündüz: “İyilik hali bir lüks değil, yaşam biçimi olmalı.”</strong></h3>



<p>Gündüz Grup Yönetim Kurulu Başkanı Mahir Gündüz, markanın çıkış noktasını şu sözlerle özetliyor: <em>“Qualia, sadece bir SPA değil; iyi olma halinin bir yaşam biçimine dönüşmesi için kurulan bir merkez. Modern hayat bizi zihinsel ve bedensel olarak yoran bir yapıya sahip. Biz bu yorgunluğa karşı sürdürülebilir bir şifa, bir denge öneriyoruz. Qualia, kişinin kendine dönebildiği, nefes alabildiği, anda kalabildiği bir alan. İyilik hali bir lüks değil, herkesin hak ettiği bir ihtiyaçtır. Biz de bu anlayışla yola çıktık.”</em></p>



<p><strong>İstanbul’un Prestijli Noktalarında 13 Şube</strong></p>



<p>Şu anda İstanbul genelinde 13 farklı noktada hizmet veren Qualia SPA &amp; Wellness, sektördeki yerini hızla sağlamlaştırıyor. Aralarında Mövenpick Marmara Sea, Barcelo, Radisson Blu (Ottomare ve Şişli), The Galata Hotel Tarihi Çeşme Hamamı, Delta Hotels Marriot İstanbul Levent, Novotel Galataport ve DoubleTree Hilton Moda gibi prestijli lokasyonların da bulunduğu şubeler, her biri kendi atmosferine uygun olarak tasarlanmış benzersiz deneyimler sunuyor.</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="683" height="1024" src="https://cemiyetmagazin.com/wp-content/uploads/2025/04/Qualia-SPA-Fitness-683x1024.jpg" alt="" class="wp-image-10728" srcset="https://cemiyetmagazin.com/wp-content/uploads/2025/04/Qualia-SPA-Fitness-683x1024.jpg 683w, https://cemiyetmagazin.com/wp-content/uploads/2025/04/Qualia-SPA-Fitness-200x300.jpg 200w, https://cemiyetmagazin.com/wp-content/uploads/2025/04/Qualia-SPA-Fitness-768x1151.jpg 768w, https://cemiyetmagazin.com/wp-content/uploads/2025/04/Qualia-SPA-Fitness-1025x1536.jpg 1025w, https://cemiyetmagazin.com/wp-content/uploads/2025/04/Qualia-SPA-Fitness-1366x2048.jpg 1366w, https://cemiyetmagazin.com/wp-content/uploads/2025/04/Qualia-SPA-Fitness-scaled.jpg 1708w" sizes="(max-width: 683px) 100vw, 683px" /></figure>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>Gündüz Grup’tan Yeme-İçme ve Wellness Alanında Vizyoner Yatırımlar</strong></h3>



<p>Yeme-içme sektöründeki başarılı restoran ve kafe yatırımlarıyla da adından söz ettiren Gündüz Grup, İstanbul’un yaşam kültürüne yön veren markalardan biri konumunda.<br>Gündüz Grup’un wellness alanındaki yatırımı ise sadece SPA işletmesiyle sınırlı kalmıyor; Qualia aynı zamanda otel zincirleri için anahtar teslim spa projeleri de geliştiriyor. <em>“Qualia’nın bir diğer uzmanlık alanı da mimari danışmanlık ve anahtar teslim spa tasarımı. Sadece işletmecilik değil, baştan sona projelendirme yapıyoruz. Bu kapsamda şu an Bursa Swissotel ve Kıbrıs’ta bir zincir otelden aldık. Bu, markamızın yalnızca kullanıcıya değil, sektöre de değer kattığının bir göstergesi.”</em> şeklinde konuşan Gündüz, teklifleri değerlendirdiklerini belirtiyor.</p>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>Qualia’nın Hedefi: Ulusal ve Uluslararası Wellness Arenasında Güçlü Bir Oyuncu Olmak</strong></h3>



<p>Yakın dönemde İstanbul dışına açılmayı planlayan marka, Türkiye genelinde wellness merkezleri açmayı ve uluslararası arenada da adını duyurmayı hedefliyor.<em>“Yakın zamanda gerçekleşecek şehir dışı açılımlarımız için büyük heyecan duyuyoruz. Ant Yapı ve Caba Grup ile önemli iş ortaklıklarına imza attık. Ant Yapı’nın tüm oluşumlarında, Caba Grup’un ise 7 otelinde Qualia markamızla yer alacağız. İlk etapta, Ant Yapı ortaklığıyla 1 Mayıs itibariyle Radisson Collection Bodrum Akyarlar’da hizmet vermeye başlıyoruz. Kısa süre içerisinde İstanbul Bomonti’de de olacağız. Caba Grup iş birliğiyle Le Meridien Sirkeci, Marriott Mecidiyeköy, Radisson Diyarbakır ve Marriott İskenderun’da da Qualia kalitesini misafirlerle buluşturacağız. İstanbul’da ağırladığımız 25 bin misafirimizi şimdi Bodrum’da ve diğer şehirlerde de bizden ayrı bırakmak istemiyoruz. Wellness kültürünü sadece büyükşehirlerde değil, Türkiye’nin dört bir yanında yaygınlaştırmak en büyük hedefimiz.”</em> şeklinde şehir dışı atılımlarından bahseden Gündüz, hizmet kalitesi, uzman kadrosu ve bütünsel yaklaşımıyla Qualia SPA &amp; Wellness’i, kısa sürede sektörde referans noktası haline getirmeyi amaçladıklarını belirtiyor.</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://cemiyetmagazin.com/wellness-sanati-felsefesiyle-ayricalikli-bir-deneyim%ef%bf%bc/">“Wellness Sanatı” Felsefesiyle Ayrıcalıklı Bir Deneyim￼</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://cemiyetmagazin.com">Cemiyet Haberleri | Magazin Haberleri | Son Dakika Haberler,</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kış Aylarında Canlı Bir Cilde Kavuşmak İçin…</title>
		<link>https://cemiyetmagazin.com/kis-aylarinda-canli-bir-cilde-kavusmak-icin/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editor]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 25 Feb 2025 10:57:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Manşet-Haber]]></category>
		<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[cemiyet]]></category>
		<category><![CDATA[cemiyet haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[cemiyet hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[cemiyet magazin]]></category>
		<category><![CDATA[cemiyetmagazin]]></category>
		<category><![CDATA[cilt bakımı]]></category>
		<category><![CDATA[Cilt sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[kış mevsimi]]></category>
		<category><![CDATA[kolajen protein]]></category>
		<category><![CDATA[lazer]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı yaşam]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://cemiyetmagazin.com/?p=10615</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sivilceler, kırışıklıklar ve sarkmalar… Yaşın ilerlemesi ve çevresel faktörlerin de etkisi ile ciltte istenmeyen görünümler ortaya çıkabiliyor. Ancak son dönemlerde lazer teknolojilerindeki gelişmeler sayesinde genç ve sağlıklı bir cilt görünümü elde etmek mümkün olabiliyor. Kış aylarının da etkisiyle cildimiz çevresel etkilere daha fazla maruz kalıyor. Lazer ışığı ile ciltte mikro tüneller açarak cildin yenilenmesini sağlayan [&#8230;]</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://cemiyetmagazin.com/kis-aylarinda-canli-bir-cilde-kavusmak-icin/">&lt;strong&gt;Kış Aylarında Canlı Bir Cilde Kavuşmak İçin…&lt;/strong&gt;</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://cemiyetmagazin.com">Cemiyet Haberleri | Magazin Haberleri | Son Dakika Haberler,</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Sivilceler, kırışıklıklar ve sarkmalar… Yaşın ilerlemesi ve çevresel faktörlerin de etkisi ile ciltte istenmeyen görünümler ortaya çıkabiliyor. Ancak son dönemlerde lazer teknolojilerindeki gelişmeler sayesinde genç ve sağlıklı bir cilt görünümü elde etmek mümkün olabiliyor. Kış aylarının da etkisiyle cildimiz çevresel etkilere daha fazla maruz kalıyor.</p>



<p>Lazer ışığı ile ciltte mikro tüneller açarak cildin yenilenmesini sağlayan fraksiyonel karbondioksit lazer, sivilce ve yara izlerinin tedavisi ile yüz sarkması ve çatlakları yok etmek için kullanılıyor. <a href="https://cemiyetmagazin.com/koltuk-alti-ve-cilt-kararmalarinizi-nedenini-goz-ardi-etmeyin%ef%bf%bc/">Cilt </a>yenileme ve gençleştirme, göz çevresi ve kazayağı adı verilen kırışıklıklarının düzeltilmesi, yüz ve boyun kırışıklıklarının azaltılması ile el üstü derisinin gençleştirilmesinde başarılı sonuçlar elde edilebiliyor. Memorial Kayseri Hastanesi Dermatoloji ve Kozmetoloji Bölümü’nden Uz. Dr. Çağdaş Koç, fraksiyonel karbondioksit lazerlerle yapılan cilt yenileme işlemleri hakkında bilgi verdi.</p>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>Yeni hücre üretimi destekleniyor</strong></h3>



<p>İnsan cildinde yeni hücre üretimi 20 yaşların ortasından itibaren yavaşlamaya başlar. Cildin; büyüme, olgunlaşma ve yaşlanma konusunda genetik bir hafızası vardır. Cilt gençleştirme işlemlerinde estetiği bozan izler ve skarları yok etmek için yeni hücre üretimi desteklenir. Özellikle lazerler sayesinde cilde kontrollü uyarılar gönderilerek tembelleşmiş ve yavaş çoğalan alttaki sağlıklı hücreler uyarılır, sorunlu ve hasarlı hücreler yok edilerek yeniden daha sağlıklı ve genç hücrelerin üretilmesine yardımcı olunur. Fraksiyonel karbondioksit lazer, cilt üzerine minimum hasar vererek ince katmanları hassas bir şekilde kaldırmaktadır.</p>



<p>Basitçe, lazerler güçlü ve dar spektrumlu ışınlardır. Cildin en üst tabakası olan epidermis, lazer ışınlarına karşı hassastır. Bu lazerler cilde çarptığında,<a href="https://sanatinicindehayat.blogspot.com/"> enerji </a>epidermal su moleküllerini ve onlarla birlikte epidermal hücreleri ısıtır ve buharlaştırır. Bu lazerler alttaki dokulara minimum hasar verir. Ve cildin yüzeysel katmanlarını yok ettiği için ablatif lazer olarak sınıflandırılır. Genel olarak, genç bir cilt görünümü elde etmek için kısa zamanda sonuç alınabilir.</p>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>İşlemden sonra değişim başlıyor</strong></h3>



<p>Fraksiyonel karbondioksit işleminden sonra ciltte değişimler olacaktır. Yüzeysel lekeler kaybolurken, derin olanlar ise önemli ölçüde azalacaktır. Yeni epidermis eskisinin yerini aldığından tedavi edilen bölge daha pürüzsüz hale gelecektir. Kolajenin kasılması ve oluşumunun artması nedeniyle cilt daha sıkı ve gergin görünecektir. İşlem sonrasında aşağıdaki değişimlerin görülmesi olasıdır.</p>



<ul><li>Epidermisi çıkarmak ciltteki kusurları da ortadan kaldırır. Kırışıklıklar, pürüzlü alanlar, pigmentasyon sorunları ve yüzeysel izler yok olacaktır.</li><li>Yoğun lazer ısısı hasarlı kolajen tellerini yakar ve gevşemiş kolajen dokuyu daraltır.</li><li>Cildin üst yüzeyinin soyulması bağışıklık sistemini uyarır.</li><li>İşlem vücudun doğal onarım mekanizmalarını harekete geçiren maddelerin salınmasına yol açar.</li><li>İyileşme süreci sırasında epidermal hücreler yeniden büyür ve cilt daha fazla kolajen üretir. Daha derin cilt katmanları da onarım ve yenilenme geçirir.</li></ul>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="682" src="https://cemiyetmagazin.com/wp-content/uploads/2025/02/ai-generated-7861353_1280-1024x682.jpg" alt="" class="wp-image-10616" srcset="https://cemiyetmagazin.com/wp-content/uploads/2025/02/ai-generated-7861353_1280-1024x682.jpg 1024w, https://cemiyetmagazin.com/wp-content/uploads/2025/02/ai-generated-7861353_1280-300x200.jpg 300w, https://cemiyetmagazin.com/wp-content/uploads/2025/02/ai-generated-7861353_1280-768x512.jpg 768w, https://cemiyetmagazin.com/wp-content/uploads/2025/02/ai-generated-7861353_1280.jpg 1280w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>En uygun zaman kış ayları</strong></h3>



<p>Fraksiyonel karbondioksit lazer işlemleri sonrasında genellikle kişiye ve süreye bağlı olarak gerçekleştirilen 4-6 seans sonucunda önemli oranda iyileşme tespit edildiği belirlenmiştir. Bazı hastalarda 2 seansta çok iyi sonuç alınabilirken, bazılarında bu 8-10 seansa kadar uzayabilmektedir. Fraksiyonel karbondioksit lazerin en önemli özelliği işlem sonrasında hastaların konforu için 3-5 gün, çok nadiren de 1 hafta evde kalmaları gerekir. Çünkü güneş ve sıcak iyileşmeyi geciktirebilmektedir. Bunun için işlemin kış aylarında yapılması daha uygun olacaktır. Fraksiyonel karbondioksit lazer işlemini kesinlikle plastik cerrahların ve dermatoloji uzmanlarının yapması gerekmektedir.  </p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="763" height="1024" src="https://cemiyetmagazin.com/wp-content/uploads/2025/02/1740469753_Uz._Dr.___a__da___Ko_-763x1024.jpg" alt="" class="wp-image-10617" srcset="https://cemiyetmagazin.com/wp-content/uploads/2025/02/1740469753_Uz._Dr.___a__da___Ko_-763x1024.jpg 763w, https://cemiyetmagazin.com/wp-content/uploads/2025/02/1740469753_Uz._Dr.___a__da___Ko_-224x300.jpg 224w, https://cemiyetmagazin.com/wp-content/uploads/2025/02/1740469753_Uz._Dr.___a__da___Ko_-768x1031.jpg 768w, https://cemiyetmagazin.com/wp-content/uploads/2025/02/1740469753_Uz._Dr.___a__da___Ko_-1144x1536.jpg 1144w, https://cemiyetmagazin.com/wp-content/uploads/2025/02/1740469753_Uz._Dr.___a__da___Ko_-1526x2048.jpg 1526w, https://cemiyetmagazin.com/wp-content/uploads/2025/02/1740469753_Uz._Dr.___a__da___Ko_-scaled.jpg 1907w" sizes="(max-width: 763px) 100vw, 763px" /></figure>



<p></p>



<p></p>



<p></p>



<p></p>



<p></p>



<p></p>



<p></p>



<p></p>



<p></p>



<p></p>



<p></p>



<p></p>



<p></p>



<p></p>



<p></p>



<p></p>



<p></p>



<p></p>



<p></p>



<p></p>



<p></p>



<p></p>
<p><a rel="nofollow" href="https://cemiyetmagazin.com/kis-aylarinda-canli-bir-cilde-kavusmak-icin/">&lt;strong&gt;Kış Aylarında Canlı Bir Cilde Kavuşmak İçin…&lt;/strong&gt;</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://cemiyetmagazin.com">Cemiyet Haberleri | Magazin Haberleri | Son Dakika Haberler,</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Aşırı kaygı tansiyonu yükseltiyor, bağışıklığı düşürüyor￼</title>
		<link>https://cemiyetmagazin.com/asiri-kaygi-tansiyonu-yukseltiyor-bagisikligi-dusuruyor%ef%bf%bc/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editor]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 13 Dec 2024 11:03:42 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Manşet-Haber]]></category>
		<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[cemiyet]]></category>
		<category><![CDATA[cemiyet haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[cemiyet hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[cemiyet magazin]]></category>
		<category><![CDATA[cemiyetmagazin]]></category>
		<category><![CDATA[eğlence ve moda]]></category>
		<category><![CDATA[fashion]]></category>
		<category><![CDATA[kaygı]]></category>
		<category><![CDATA[moda]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı yaşam]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://cemiyetmagazin.com/?p=10415</guid>

					<description><![CDATA[<p>Modern çağın koşuşturmacalı hayatında çevremizde kaygıyı artıran ya da doğrudan kaygıya yol açan pek çok etken var. Ancak dikkat! Kontrol edilemeyen, aşırı kaygı (anksiyete); tansiyonu yükseltmesinden sindirim sorunlarına, bağışıklığı düşürmesinden depresyona dek sağlığa ciddi zararlar verebiliyor. Günümüzde yoğun kaygı yaşayanların sayısının her geçen gün arttığını belirten Acıbadem Kozyatağı Hastanesi Uzman Klinik Psikolog Nida Koca, kaygının [&#8230;]</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://cemiyetmagazin.com/asiri-kaygi-tansiyonu-yukseltiyor-bagisikligi-dusuruyor%ef%bf%bc/">Aşırı kaygı tansiyonu yükseltiyor, bağışıklığı düşürüyor￼</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://cemiyetmagazin.com">Cemiyet Haberleri | Magazin Haberleri | Son Dakika Haberler,</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Modern çağın koşuşturmacalı hayatında çevremizde kaygıyı artıran ya da doğrudan kaygıya yol açan pek çok etken var. Ancak dikkat! Kontrol edilemeyen, aşırı kaygı (anksiyete); tansiyonu yükseltmesinden sindirim sorunlarına, bağışıklığı düşürmesinden depresyona dek <a href="https://cemiyetmagazin.com/longevicals-ile-saglikli-bir-gelecege-yolculuk-basliyor%ef%bf%bc/">sağlığa</a> ciddi zararlar verebiliyor. Günümüzde yoğun kaygı yaşayanların sayısının her geçen gün arttığını belirten Acıbadem Kozyatağı Hastanesi Uzman Klinik Psikolog Nida Koca, kaygının hayatımızın bir parçası olmakla birlikte, aşırı ve kontrol edilemez düzeye ulaştığında ise kişinin gerek yaşam konforunu gerekse sağlığını son derece olumsuz etkilediğini vurguluyor. Bazı basit ama etkili önlemlerle kaygının yol açtığı olumsuz etkileri azaltmanın mümkün olabileceğini belirten Koca, yine de başarılı olunamazsa mutlaka uzman desteği alınması gerektiğini söylüyor. Uzman Klinik Psikolog Nida Koca, kaygıyı azaltmaya yardımcı 9 etkili önlemi sıraladı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.</p>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>Nefes egzersizi yapın</strong></h3>



<p>Nefes egzersizi düşüncelerimizi ve duygularımızı olumlu etkilerken, kaygının yol açtığı fiziki sorunları azaltmada da önemli rol oynar. Nefes egzersizlerini gevşeme ve kaygı yönetimi için düzenli olarak uygulayabilirsiniz. Uzman Klinik Psikolog Nida Koca doğru <a href="https://sanatinicindehayat.blogspot.com/">nefes </a>egzersizine yönelik şu önerilerde bulunuyor: “Rahat ettiğiniz bir pozisyonda olun. Burnunuzdan derin bir nefes alın. Derin nefes alırken göğsünüzü değil karnınızı şişirin. Nefesinizi 2-3 saniye tutun ve yavaşça ağzınızdan bırakın. Nefesinizin boşaldığından emin olduktan sonra yeniden tekrarlayın. Rahatladığınızı hissedene kadar bu nefes egzersizini yapabilirsiniz. Günde toplam 20 dakika-1 saat arasında yapılması uygundur. İş yerinde, okulda ya da sokakta yürürken günlük işleyişiniz aksamadan yapacağınız nefes egzersizi ile kaygınızı azaltabilirsiniz” diyor. </p>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>Beslenme düzeninizi gözden geçirin</strong></h3>



<p>Kaygı bozukluğu yaşıyorsanız aşırı şekerli, yağlı ve fazla fast-food içeren beslenme tutumundan uzak durmalısınız. Beslenme düzenimize dikkat etmemiz, dengeli ve yeterli beslenme rutini oluşturmamız vücudumuzun ihtiyaç duyduğu ve psikolojik sağlığımız için de oldukça önemli olan vitaminlerin/ minerallerin eksikliği riskini aza indirecek ve kaygı bozukluğunu da içeren çeşitli psikolojik rahatsızlıklardan korunmamızda fayda sağlayacaktır.</p>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>Kas egzersizleri yapın</strong></h3>



<p>Uzman Klinik Psikolog Nida Koca “Kaygı sorunu yaşayan kişilerde kas ağrılarına ve gerginliklerine sıklıkla rastlarız. Bu ağrılar bireyin günlük hayatında rahatsızlık hissettirir, yaşam kalitesini düşürür. Bu nedenle gün içerisinde vücudunuzu rahatlatıcı ve kaslarınızı gevşetici kolay kas egzersizleri yaparak fiziksel ve duygusal gerginliğinizi, beraberinde stresi ve kaygıyı da azaltabilirsiniz. Ancak geçmişte yaşanmış kas spazm ya da kas problemi varsa kas egzersizlerini uygulamadan önce mutlaka doktora danışmak gerekir” diyor.</p>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>Yeterli ve kaliteli uyuyun</strong></h3>



<p>Uyku ve kaygı bozukluğu arasında önemli bir ilişki vardır. Kaygı, uyku düzeniniz üzerinde negatif etki ederken, uyku düzeninin bozuk olması da kaygılı hissetmenize sebep olur. Uykuyla ilgili rutinler oluşturmak, uyku hijyenine dikkat etmek (örneğin; uyuduğunuz odanın karanlık olması, çok sıcak olmaması, uyumadan en az bir saat önce cep telefonu, tablet, tv, bilgisayardan uzak durmak, esneme hareketleri yapmak vb) kaygınızın önlenmesinde önemli bir yere sahip. Kendinize belirli uyuma ve uyanma saatleri koyup yeterli uykuyu aldığınızdan emin olun. Bunu bir yaşam biçimi haline getirmek uzun vadede hayatınıza pozitif etki edecektir.</p>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>Düzenli egzersiz yapın</strong></h3>



<p>Yapılan birçok araştırma göstermektedir ki; düzenli yapılan egzersiz fiziksel sorunlar kadar psikolojik sorunlara karşı da büyük fayda sağlıyor. Spor denildiğinde akıllara spor salonlarında geçirilen uzun saatler gelse de aslında düşük düzeydeki egzersizin bile kaygıyı azaltıcı etkisi var. Kaygınızı azaltmak için, haftada en az üç gün 45’er dakika yürüyüş yaparak egzersizin hem fiziksel hem de psikolojik sağlığınız için olumlu etkilerinden faydalanabilirsiniz.</p>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>Alkol ve madde kullanımından uzak durun</strong></h3>



<p>Uzman Klinik Psikolog Nida Koca “Erken yaşlarda alkol kullanımı ve madde kullanımı ile artan anksiyete riskini içeren çok sayıda araştırma vardır. Kaygılı bireylerin alkol/madde kullanımında ilk amacı kaygılı oldukları anda kendilerini rahatlatmak olsa da uzun vadede bakıldığında kaygıyı daha çok arttırdığı hatta bu durumun alkol/madde bağımlılığına sebebiyet verdiği gözlemlenmiştir. Alkol madde kullanımı anlık gevşeme sağlıyor gibi dursa da uzun vadede kaygı bozukluğunuz üzerinde ciddi bir risk faktörüdür” diyor.</p>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>Kafein tüketiminde aşırıya kaçmayın</strong></h3>



<p>Yapılan çalışmalarda; kahve ve çay gibi içeceklerde bulunan kafeinin aşırı tüketiminin kaygıyı arttırdığı gözlemlenmiştir. Yüksek doz kafeinin yol açtığı kalp ritminde hızlanma ve titreme yüksek anksiyetenin hissettirdiği fiziksel semptomlarınızı arttırabilir ve bu durum var olan kaygınızın daha da şiddetlenmesine sebep olabilir. Özellikle kaygı bozukluğu yaşıyorsanız kafein tüketimini kısıtlamayı ve yüksek doz alımlardan uzak durmanız gerektiğini unutmamalısınız.</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="683" src="https://cemiyetmagazin.com/wp-content/uploads/2024/12/fitness-7458603_1280-1024x683.jpg" alt="" class="wp-image-10416" srcset="https://cemiyetmagazin.com/wp-content/uploads/2024/12/fitness-7458603_1280-1024x683.jpg 1024w, https://cemiyetmagazin.com/wp-content/uploads/2024/12/fitness-7458603_1280-300x200.jpg 300w, https://cemiyetmagazin.com/wp-content/uploads/2024/12/fitness-7458603_1280-768x512.jpg 768w, https://cemiyetmagazin.com/wp-content/uploads/2024/12/fitness-7458603_1280.jpg 1280w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>Kabuğunuza çekilmeyin</strong></h3>



<p>Zaman zaman hayatımızda tek başımıza vakit geçirmek isteyebiliriz bu çok doğal bir ihtiyaçtır fakat psikolojik olarak zorlandığımız zamanlarda bazen bu durum bir kaçınma davranışı haline gelebilir. Bazı psikolojik rahatsızlıklarda sosyalleşme ne kadar zorlayıcı da olsa ailenizden, partnerinizden, arkadaşlarınızdan sosyal destek almak sandığınızın aksine rahatlatıcı bir etki verecektir. Sevdiklerinizle geçirdiğiniz kaliteli vaktin kaygılarınızın önüne geçmesine izin verin.</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="683" height="1024" src="https://cemiyetmagazin.com/wp-content/uploads/2024/12/food-1438479_1920-683x1024.jpg" alt="" class="wp-image-10417" srcset="https://cemiyetmagazin.com/wp-content/uploads/2024/12/food-1438479_1920-683x1024.jpg 683w, https://cemiyetmagazin.com/wp-content/uploads/2024/12/food-1438479_1920-200x300.jpg 200w, https://cemiyetmagazin.com/wp-content/uploads/2024/12/food-1438479_1920-768x1152.jpg 768w, https://cemiyetmagazin.com/wp-content/uploads/2024/12/food-1438479_1920-1024x1536.jpg 1024w, https://cemiyetmagazin.com/wp-content/uploads/2024/12/food-1438479_1920.jpg 1280w" sizes="(max-width: 683px) 100vw, 683px" /></figure>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>Sanatın özgür alanından yararlanın</strong></h3>



<p>Uzman Klinik Psikolog Nida Koca “Duyguları sözel ya da sözel olmayan yollarla ifade etmenin, fiziksel ve psikolojik sağlık üzerinde pozitif etkileri olduğu bilinmektedir. Sanatı bu konuda aktif kullanmak yaratıcılığınızı geliştirirken kaygınızı da azaltacaktır. Tamamen duygularınızı yansıttığınız bol renk içeren resimler çizmek, kaygıyı azaltan müzikler seçmek, baskılardan kurtulup rahatça dans etmek, kilin size verdiği sonsuz yaratıcılık hakkını değerlendirmek kaygılarınızı azaltacak ve kendinizi çok daha özgür hissetmenize sebep olacaktır” diyor.</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://cemiyetmagazin.com/asiri-kaygi-tansiyonu-yukseltiyor-bagisikligi-dusuruyor%ef%bf%bc/">Aşırı kaygı tansiyonu yükseltiyor, bağışıklığı düşürüyor￼</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://cemiyetmagazin.com">Cemiyet Haberleri | Magazin Haberleri | Son Dakika Haberler,</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kış Depresyonu ile Nasıl Başa Çıkılır?￼</title>
		<link>https://cemiyetmagazin.com/kis-depresyonu-ile-nasil-basa-cikilir%ef%bf%bc/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editor]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 03 Dec 2024 13:01:25 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Manşet-Haber]]></category>
		<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[cemiyet]]></category>
		<category><![CDATA[cemiyet haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[cemiyet hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[cemiyet magazin]]></category>
		<category><![CDATA[cemiyetmagazin]]></category>
		<category><![CDATA[eğlence ve moda]]></category>
		<category><![CDATA[fashion]]></category>
		<category><![CDATA[Kış Depresyonu]]></category>
		<category><![CDATA[moda]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı yaşam]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://cemiyetmagazin.com/?p=10335</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kapalı havalar ve kış, Mevsimsel Duygudurum Bozukluğu’nu tetikliyor. Bu dönemlerde psikolojide yaşanan dalgalanmalar, günlük hayatı olumsuz etkileyebiliyor. Gri bulutların gökyüzünü kapladığı, güneş ışığının yerini kasvetli havalara bıraktığı günlerde birçok insan kendini daha mutsuz, yorgun ve isteksiz hissediyor. Uzmanlar, güneş ışığı eksikliğinin beyindeki mutluluk hormonu olarak bilinen serotonin seviyesini düşürdüğünü ve uyku düzenini kontrol eden melatonin [&#8230;]</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://cemiyetmagazin.com/kis-depresyonu-ile-nasil-basa-cikilir%ef%bf%bc/">Kış Depresyonu ile Nasıl Başa Çıkılır?￼</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://cemiyetmagazin.com">Cemiyet Haberleri | Magazin Haberleri | Son Dakika Haberler,</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><strong>Kapalı havalar ve kış, Mevsimsel Duygudurum Bozukluğu’nu tetikliyor. Bu dönemlerde psikolojide yaşanan dalgalanmalar, günlük hayatı olumsuz etkileyebiliyor.</strong></p>



<p>Gri bulutların gökyüzünü kapladığı, güneş ışığının yerini kasvetli havalara bıraktığı günlerde birçok insan kendini daha mutsuz, yorgun ve isteksiz hissediyor. Uzmanlar, güneş ışığı eksikliğinin beyindeki mutluluk hormonu olarak bilinen serotonin seviyesini düşürdüğünü ve uyku düzenini kontrol eden melatonin üretimini artırarak ruh halinde dalgalanmalara yol açtığını belirtiyor.</p>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>Mevsimsel Duygudurum Bozukluğu Nedir?</strong></h3>



<p>Kış depresyonunun, genellikle<a href="https://sanatinicindehayat.blogspot.com/"> sonbahar </a>ve kış aylarında, günlerin kısalması ve güneş ışığının azalmasıyla birlikte ortaya çıkan mevsimsel bir depresyon türü olduğunu belirten<strong> </strong>Acıbadem LifeClub Sağlık Hizmetleri’nden Uzm. Klinik Psikolog Cansu Karaman, konuyla ilgili şunları söyledi: “Kış aylarında depresyon, özellikle Mevsimsel Duygudurum Bozukluğu (MDB) olarak bilinen bir durumla bağlantılıdır ve genellikle kışın uzun, <a href="https://cemiyetmagazin.com/soguk-kis-gunlerinin-icimizi-isitan-icecegi-salep%ef%bf%bc/">soğuk </a>ve güneş ışığının az olduğu dönemlerde daha da belirginleşir.</p>



<p>Kış aylarında yaşanan depresif ruh hali, sadece psikolojik bir durum değil, aynı zamanda biyolojik bir etkileşimin sonucudur. Özellikle güneş ışığının azalması, vücudun biyolojik ritmini ve hormon seviyelerini etkileyerek ruh halindeki değişikliklere yol açabilir. Mevsimsel depresyonun temel sebeplerinden biri, güneş ışığının eksikliğiyle ilişkilidir. Güneş ışığı, vücutta serotonin üretimini artırarak ruh halini olumlu yönde etkiler.  Serotonin, ruh halini dengeleyen ve mutluluk hissi sağlayan bir nörotransmitterdir. </p>



<p>Kış aylarında güneş ışığının azalması, serotonin seviyelerinin düşmesine neden olabilir. Bu durum, depresif ruh hali, isteksizlik, yorgunluk ve genel bir mutsuzluk hissi yaratabilir. Ayrıca, günlerin kısalması ve gecelerin uzaması, biyolojik saatin (sirkadiyen ritim) bozulmasına ve melatonin üretiminin artmasına yol açabilir. Melatonin, uyku düzenini etkileyen bir hormon olup, fazla üretimi genellikle uykuya daha yatkınlık ve aşırı yorgunluk hissi oluşturur, bu da depresyon belirtilerini daha da ağırlaştırabilir.”</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="683" src="https://cemiyetmagazin.com/wp-content/uploads/2024/12/kis-depresyonu-2-1024x683.jpg" alt="" class="wp-image-10336" srcset="https://cemiyetmagazin.com/wp-content/uploads/2024/12/kis-depresyonu-2-1024x683.jpg 1024w, https://cemiyetmagazin.com/wp-content/uploads/2024/12/kis-depresyonu-2-300x200.jpg 300w, https://cemiyetmagazin.com/wp-content/uploads/2024/12/kis-depresyonu-2-768x512.jpg 768w, https://cemiyetmagazin.com/wp-content/uploads/2024/12/kis-depresyonu-2-1536x1024.jpg 1536w, https://cemiyetmagazin.com/wp-content/uploads/2024/12/kis-depresyonu-2-2048x1365.jpg 2048w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /><figcaption>A lonely and sad man sitting on the ground</figcaption></figure>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>Etkileri: Asosyallik, Hareketsizlik, Dengesiz Beslenme, Aşırı Uyku</strong></h3>



<p>Kapalı, gri ve kasvetli hava koşullarının depresif ruh halini artırabildiğinin altını çizen Acıbadem LifeClub’ın Uzm. Klinik Psikoloğu Cansu Karaman, “Bu tür hava durumları dışarıda zaman geçirmeyi zorlaştırarak fiziksel aktivitenin azalmasına ve yalnızlığa yol açabilir. Kışın soğuk yüzünden insanlar daha az dışarı çıkar, bu da sosyal bağların zayıflamasına ve yalnızlık duygusuna neden olabilir. Aynı zamanda, hareket azaldıkça depresyon belirtileri de şiddetlenebilir. Egzersiz yapmak, vücutta endorfin üretimini artırır ve bu hormon ruh halini düzelterek mutluluk hissi yaratır. Kış aylarında egzersiz yapmak daha zor olabilir, ancak bu dönemde bile düzenli fiziksel aktivite yapmak çok önemlidir.</p>



<p>Kış aylarında karbonhidratlara duyulan istek artabilir, bu durum kan şekeri seviyelerini etkileyerek ruh halinde dalgalanmalara yol açabilir. Birçok insan kış aylarında daha fazla uyuma eğilimindedir. Bu durum, yalnızca melatonin hormonunun artışı nedeniyle değil, aynı zamanda vücudun ekstra enerjiye ihtiyaç duymasından kaynaklanır, bu da uyku süresinin uzamasına yol açar. Ancak, aşırı uyku hali depresyonu daha da derinleştirebilir çünkü kişi günün çoğunu uyuyarak geçirdiğinde sosyal ilişkileri zayıflar ve aktif bir yaşam tarzı sürdürmek zorlaşır. Ayrıca, kışın güneş ışığının eksikliği uyku düzenini bozarak biyolojik saatin bozulmasına neden olabilir” dedi.<strong></strong></p>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>Başa Çıkabilmek İçin Ne Yapmalı?</strong></h3>



<p>Uzm. Klinik Psikolog Cansu Karaman, kış depresyonu ile başa çıkabilmenin yollarını ise şöyle anlattı: “Bu tür depresyonla başa çıkmanın en etkili yollarından biri, dışarıda daha fazla vakit geçirmeye özen göstermektir. Güneşli günlerde yürüyüş yaparak, doğada zaman geçirerek ve gün ışığından yararlanarak serotonin üretimini artırmak mümkündür. Fiziksel aktivite de büyük önem taşır. Egzersiz yapmak, vücuda fayda sağlamakla birlikte ruh halini iyileştiren endorfin salgılanmasını da sağlar. Kışın dışarıda egzersiz yapmak zor olsa da evde yapılabilecek egzersizler veya kapalı alandaki spor salonlarına katılmak hem beden hem de zihin sağlığı için faydalıdır. Düzenli yürüyüşler veya rahatlatıcı egzersizler, depresyon belirtilerini hafifletebilir.</p>



<p>Kış aylarında daha çok içe kapanma eğilimi ise yalnızlık hissini artırabilir. Bu nedenle sosyal bağlar kurmak ve bunları sürdürmek, yalnızlıkla mücadele etmenin etkili yollarından biridir. Dışarı çıkıp sosyalleşmek zor olsa da arkadaşlarınızla ve ailenizle düzenli olarak iletişimde olmak, telefonla konuşmak ya da çevrimiçi sohbetler yapmak yalnızlık duygusunu hafifletebilir. Depresyonun etkisiyle yalnız kalma eğilimi artsa da başkalarıyla etkileşimde bulunmak ve destek almak ruh halinizi iyileştirebilir.</p>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>Meditasyon ve nefes egzersizleri yapmak ya da yoga depresif ruh halini hafifletebilir</strong></h3>



<p>Kişilerin kendisine nazik ve şefkatli davranması da önemlidir. Kış aylarının getirdiği zorluklarla başa çıkarken, kendinizi sert ve acımasız bir şekilde eleştirmek yerine daha anlayışlı ve hoşgörülü olmak gerekir. Kendinize zaman ayırmak, meditasyon ve nefes egzersizleri yapmak ya da yoga gibi rahatlatıcı aktivitelerle ilgilenmek depresif ruh halini hafifletebilir.</p>



<p>Bunun yanı sıra, depresyon belirtileri şiddetli hale gelmiş ve günlük yaşamınızı etkilemeye başlamışsa, profesyonel yardım almak büyük önem taşır. Psikoterapi, özellikle de bilişsel davranışçı psikoterapi gibi yaklaşımlar, depresyonu kontrol altına almakta oldukça etkilidir. Bir uzman psikolog ya da psikiyatristle görüşmek, kış depresyonunu daha iyi yönetmenize yardımcı olur. Psikoterapiye ek olarak gerekirse ilaç tedavisi de depresyonun yoğunluğunu azaltmak için kullanılabilir.”</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://cemiyetmagazin.com/kis-depresyonu-ile-nasil-basa-cikilir%ef%bf%bc/">Kış Depresyonu ile Nasıl Başa Çıkılır?￼</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://cemiyetmagazin.com">Cemiyet Haberleri | Magazin Haberleri | Son Dakika Haberler,</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kuruyemişler Kalp ve Damar Sağlığını Koruyor￼</title>
		<link>https://cemiyetmagazin.com/kuruyemisler-kalp-ve-damar-sagligini-koruyor%ef%bf%bc/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editor]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 19 Nov 2024 18:16:47 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Manşet-Haber]]></category>
		<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[cemiyet]]></category>
		<category><![CDATA[cemiyet haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[cemiyet hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[cemiyet magazin]]></category>
		<category><![CDATA[cemiyetmagazin]]></category>
		<category><![CDATA[eğlence ve moda]]></category>
		<category><![CDATA[fashion]]></category>
		<category><![CDATA[kalp sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Kalp ve damar cerrahisi]]></category>
		<category><![CDATA[Kardiyovasküler]]></category>
		<category><![CDATA[kuruyemişler]]></category>
		<category><![CDATA[moda]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı yaşam]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://cemiyetmagazin.com/?p=10245</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dünya genelinde kuru meyve ve kabuklu meyvelerin en üst istişare platformu Uluslararası Kuru ve Kabuklu Meyveler Kongresi (International Nut and Dried Fruit Council-INC), kuruyemişlerin kardiyovasküler sağlığa faydalarıyla ilgili yeni bir araştırma yayımladı. Araştırma, kuruyemiş tüketiminin, farklı sağlık durumlarına sahip yetişkinlerde kan lipidleri üzerinde olumlu etkiler yaratabileceğini iyi bir şekilde ortaya koyuyor.   Badem, Brezilya fıstığı, [&#8230;]</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://cemiyetmagazin.com/kuruyemisler-kalp-ve-damar-sagligini-koruyor%ef%bf%bc/">Kuruyemişler Kalp ve Damar Sağlığını Koruyor￼</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://cemiyetmagazin.com">Cemiyet Haberleri | Magazin Haberleri | Son Dakika Haberler,</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Dünya genelinde kuru meyve ve kabuklu meyvelerin en üst istişare platformu Uluslararası Kuru ve Kabuklu Meyveler Kongresi (International Nut and Dried Fruit Council-INC), kuruyemişlerin kardiyovasküler sağlığa faydalarıyla ilgili yeni bir araştırma yayımladı.</p>



<p>Araştırma, kuruyemiş tüketiminin, farklı <a href="https://cemiyetmagazin.com/longevicals-ile-saglikli-bir-gelecege-yolculuk-basliyor%ef%bf%bc/">sağlık</a> durumlarına sahip yetişkinlerde kan lipidleri üzerinde olumlu etkiler yaratabileceğini iyi bir şekilde ortaya koyuyor.  </p>



<p>Badem, <a href="https://sanatinicindehayat.blogspot.com/">Brezilya</a> fıstığı, kaju, fındık, makademya, pekan cevizi, çam fıstığı, antep fıstığı, ceviz ve yer fıstığı gibi çeşitli kuruyemişlerin kan lipid sonuçları üzerindeki etkisini değerlendiren 113 çalışma analiz edildi.</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="683" src="https://cemiyetmagazin.com/wp-content/uploads/2024/11/1731997300_AdobeStock_57695880-1024x683.jpg" alt="" class="wp-image-10246" srcset="https://cemiyetmagazin.com/wp-content/uploads/2024/11/1731997300_AdobeStock_57695880-1024x683.jpg 1024w, https://cemiyetmagazin.com/wp-content/uploads/2024/11/1731997300_AdobeStock_57695880-300x200.jpg 300w, https://cemiyetmagazin.com/wp-content/uploads/2024/11/1731997300_AdobeStock_57695880-768x512.jpg 768w, https://cemiyetmagazin.com/wp-content/uploads/2024/11/1731997300_AdobeStock_57695880-1536x1024.jpg 1536w, https://cemiyetmagazin.com/wp-content/uploads/2024/11/1731997300_AdobeStock_57695880-2048x1365.jpg 2048w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<h6 class="wp-block-heading">Bu bulgular, kardiyovasküler hastalıkların yanı sıra aşırı kilo/obezite, hipertansiyon ve dislipidemi gibi sağlık durumlarının önlenmesi ve tedavisi açısından önemli olabilir.</h6>



<p>Ortalama günlük doz, günde 45,5 gram kuruyemiş olarak belirlendi ve bu doz kuruyemiş tüketmeyen bir grup ile karşılaştırıldı.</p>



<p>Bulgular, genel olarak kuruyemiş tüketiminin toplam kolesterol ve LDL (kötü) kolesterolde, trigliseritler ve apolipoprotein B&#8217;de ise orta düzeyde düşüşler sağladığını gösterdi.</p>



<h6 class="wp-block-heading">Araştırmacılar kuruyemiş tüketiminin yetişkinlerde kan lipidlerini olumlu yönde etkileyerek kardiyovasküler riskin azaltılmasına katkı sağladığını açıkladı.</h6>



<p>İspanya’daki Rovira i Virgili Üniversitesi&#8217;nden Prof. Jordi Salas-Salvadó, “Son çalışmalar, kuruyemişlerin kardiyovasküler sağlık üzerindeki faydalarına dair güçlü kanıtlar olduğunu ortaya koydu.” şeklinde yorum yaptı.</p>



<p>Toronto Metropolitan Üniversitesi&#8217;nden Dr. Stephanie Nishi ise şunları ekledi: “Bu bulgu, kuruyemişlerin sağlık açısından güçlü bir besin kaynağı olduğunu vurguluyor. Kuruyemişler, vitaminler, mineraller, lif ve sağlıklı yağların güçlü bir kombinasyonunu sunarak sağlıklı bir diyetin parçası olarak taşınabilir, doyurucu ve pratik bir atıştırmalık ya da ara öğün oluşturuyor.”</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="682" height="1024" src="https://cemiyetmagazin.com/wp-content/uploads/2024/11/1731997298_1489128949_mixed_dried_fruits-682x1024.jpg" alt="" class="wp-image-10247" srcset="https://cemiyetmagazin.com/wp-content/uploads/2024/11/1731997298_1489128949_mixed_dried_fruits-682x1024.jpg 682w, https://cemiyetmagazin.com/wp-content/uploads/2024/11/1731997298_1489128949_mixed_dried_fruits-200x300.jpg 200w, https://cemiyetmagazin.com/wp-content/uploads/2024/11/1731997298_1489128949_mixed_dried_fruits-768x1152.jpg 768w, https://cemiyetmagazin.com/wp-content/uploads/2024/11/1731997298_1489128949_mixed_dried_fruits-1024x1536.jpg 1024w, https://cemiyetmagazin.com/wp-content/uploads/2024/11/1731997298_1489128949_mixed_dried_fruits.jpg 1333w" sizes="(max-width: 682px) 100vw, 682px" /></figure>



<p></p>



<p></p>



<p></p>
<p><a rel="nofollow" href="https://cemiyetmagazin.com/kuruyemisler-kalp-ve-damar-sagligini-koruyor%ef%bf%bc/">Kuruyemişler Kalp ve Damar Sağlığını Koruyor￼</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://cemiyetmagazin.com">Cemiyet Haberleri | Magazin Haberleri | Son Dakika Haberler,</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kış Mevsiminde Hastalıklara Karşı Doğal Kalkan￼</title>
		<link>https://cemiyetmagazin.com/kis-mevsiminde-hastaliklara-karsi-dogal-kalkan%ef%bf%bc/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editor]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 15 Nov 2024 14:22:50 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Manşet-Haber]]></category>
		<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[cemiyet]]></category>
		<category><![CDATA[cemiyet haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[cemiyet hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[cemiyet magazin]]></category>
		<category><![CDATA[cemiyetmagazin]]></category>
		<category><![CDATA[Eczacı ve Homeopat Ezgi Nevçehan]]></category>
		<category><![CDATA[eğlence ve moda]]></category>
		<category><![CDATA[fashion]]></category>
		<category><![CDATA[kış mevsimi]]></category>
		<category><![CDATA[moda]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı yaşam]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://cemiyetmagazin.com/?p=10232</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kış mevsiminin gelmesiyle birlikte soğuk hava, kapalı ve kalabalık ortamlarda artan temas ve düşen D vitamini seviyeleri bağışıklık sistemini zayıflatabiliyor. Bu durum, kişileri solunum yolu enfeksiyonları, grip ve benzeri hastalıklara daha açık hale getiriyor. Peki, kış aylarında bağışıklığı güçlü tutmanın yolları neler? Eczacı ve Homeopat Ezgi Nevçehan, bu dönemde vücut direncini artırmaya yönelik bilimsel ve [&#8230;]</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://cemiyetmagazin.com/kis-mevsiminde-hastaliklara-karsi-dogal-kalkan%ef%bf%bc/">Kış Mevsiminde Hastalıklara Karşı Doğal Kalkan￼</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://cemiyetmagazin.com">Cemiyet Haberleri | Magazin Haberleri | Son Dakika Haberler,</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><strong>Kış mevsiminin gelmesiyle birlikte soğuk hava, kapalı ve kalabalık ortamlarda artan temas ve düşen D vitamini seviyeleri bağışıklık sistemini zayıflatabiliyor. Bu durum, kişileri solunum yolu enfeksiyonları, grip ve benzeri hastalıklara daha açık hale getiriyor. Peki, kış aylarında bağışıklığı güçlü tutmanın yolları neler? Eczacı ve Homeopat Ezgi Nevçehan, bu dönemde vücut direncini artırmaya yönelik bilimsel ve doğal yöntemleri paylaştı.</strong></p>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>Yeterli Uyku ve Düzenli Egzersiz</strong></h3>



<p>Bağışıklık sisteminin temel taşlarından biri olan uyku için Eczacı ve Homeopat Ezgi Nevçehan, <em>“Uyku, yeryüzünde bir insana sunulmuş en değerli hediyelerden biridir,” diyor. Nevçehan, “Yeterli ve<a href="https://cemiyetmagazin.com/kaliteli-yarismanin-yeni-kanali-belli-oldu/"> kaliteli </a>uyku, bağışıklık hücrelerinin yenilenmesine ve hastalıklara karşı korunmamıza yardımcı olur. Geceleri en az 7-8 saat uyumak, vücudun kendini onarması ve virüslerle savaşması için kritik öneme sahiptir”</em> dedi.</p>



<p>Egzersizin bağışıklığa etkisine değinen Ezgi Nevçehan, <em>“Egzersiz, stres hormonlarından biri olan kortizol seviyesini düşürerek bağışıklığı güçlendirir. Orta yoğunlukta yapılan egzersizler, bağışıklık hücrelerinin vücutta daha aktif hale gelmesini sağlar ve enfeksiyon riskini azaltır. Ancak aşırı egzersizden kaçınmak gerekir, çünkü bu durum tam tersi bir etki yaratarak bağışıklık sistemini zayıflatabilir”</em> şeklinde konuştu.</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="683" height="1024" src="https://cemiyetmagazin.com/wp-content/uploads/2024/11/1731400671_EZG___NEV__EHAN_G__RSEL-683x1024.jpeg" alt="" class="wp-image-10233" srcset="https://cemiyetmagazin.com/wp-content/uploads/2024/11/1731400671_EZG___NEV__EHAN_G__RSEL-683x1024.jpeg 683w, https://cemiyetmagazin.com/wp-content/uploads/2024/11/1731400671_EZG___NEV__EHAN_G__RSEL-200x300.jpeg 200w, https://cemiyetmagazin.com/wp-content/uploads/2024/11/1731400671_EZG___NEV__EHAN_G__RSEL-768x1152.jpeg 768w, https://cemiyetmagazin.com/wp-content/uploads/2024/11/1731400671_EZG___NEV__EHAN_G__RSEL-1024x1536.jpeg 1024w, https://cemiyetmagazin.com/wp-content/uploads/2024/11/1731400671_EZG___NEV__EHAN_G__RSEL.jpeg 1067w" sizes="(max-width: 683px) 100vw, 683px" /></figure>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>Doğal Gıdalarla Bağışıklık Desteği</strong></h3>



<p>Kış aylarında mevsiminde sebze ve meyveleri tüketmek, vücudun ihtiyaç duyduğu vitamin ve mineralleri doğal yoldan almasına yardımcı olur. Ezgi Nevçehan, <em>“Özellikle C vitamini açısından zengin portakal, mandalina, kivi gibi meyveler ve yeşil yapraklı sebzeler, antioksidan özellikleriyle bağışıklığı destekler. Ayrıca çinko ve beta glukan gibi desteklerin düzenli kullanımı da bağışıklık sistemine katkı sağlar. C vitamini, serbest radikallere karşı savaşarak hücreleri korur; çinko ise enfeksiyonlara karşı bağışıklık hücrelerinin aktivitesini artırır. Beta glukan ise bağışıklık hücrelerini harekete geçirerek vücudu hastalıklara karşı savunur”</em> dedi.</p>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>Aromaterapi ile Doğal Destek: Kekik Yağının Faydaları</strong></h3>



<p>Aromaterapi, bağışıklık sistemini güçlendirmek ve soğuk algınlığı gibi hastalıklara karşı koruyucu bir etki sağlamak için etkili bir yöntemdir. Eczacı ve Homeopat Ezgi Nevçehan, <em>“Özellikle kekik yağı, antiviral ve antibakteriyel özellikleriyle üst solunum yolu enfeksiyonlarında etkili bir çözümdür. Kekik yağı, inhalasyon (buğuseptil) yöntemi ile kullanıldığında burun tıkanıklığını açar, öksürüğü hafifletir ve enfeksiyonların yayılmasını önler. Birkaç damla kekik yağını sıcak suya ekleyerek buharını solumak, doğal bir rahatlama sağlar”</em> diye konuştu.</p>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>D Vitamini Seviyenizi Takip Edin</strong></h3>



<p>Kış aylarında <a href="https://sanatinicindehayat.blogspot.com/">güneş </a>ışığından yeterince faydalanamamak, D vitamini seviyelerinin düşmesine neden olur. Nevçehan, <em>“D vitamini eksikliği, bağışıklık sisteminin zayıflamasına ve enfeksiyon riskinin artmasına yol açabilir. Gerekli durumlarda doktor tavsiyesi ile D vitamini takviyesi almak, vücut direncinizi artıracaktır,”</em> diyerek bu konunun önemine dikkat çekti.</p>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>Sağlıklı Bir Kış İçin Bütünsel Yaklaşım Önemli</strong></h3>



<p>Eczacı ve Homeopat Ezgi Nevçehan, “Kış aylarında bağışıklığınızı güçlendirmek için düzenli uyku, egzersiz, mevsiminde beslenme ve doğal destekleyicilerin kullanımının büyük önem taşıdığını” vurguladı.</p>



<p></p>
<p><a rel="nofollow" href="https://cemiyetmagazin.com/kis-mevsiminde-hastaliklara-karsi-dogal-kalkan%ef%bf%bc/">Kış Mevsiminde Hastalıklara Karşı Doğal Kalkan￼</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://cemiyetmagazin.com">Cemiyet Haberleri | Magazin Haberleri | Son Dakika Haberler,</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Soğuk kış günlerinin içimizi ısıtan içeceği: Salep￼</title>
		<link>https://cemiyetmagazin.com/soguk-kis-gunlerinin-icimizi-isitan-icecegi-salep%ef%bf%bc/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editor]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 15 Nov 2024 13:42:25 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Manşet-Haber]]></category>
		<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[Beslenme ve Diyet Uzmanı Nur Ecem Baydı Ozman]]></category>
		<category><![CDATA[cemiyet]]></category>
		<category><![CDATA[cemiyet haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[cemiyet hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[cemiyet magazin]]></category>
		<category><![CDATA[cemiyetmagazin]]></category>
		<category><![CDATA[eğlence ve moda]]></category>
		<category><![CDATA[fashion]]></category>
		<category><![CDATA[moda]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[salep]]></category>
		<category><![CDATA[tarçin]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://cemiyetmagazin.com/?p=10228</guid>

					<description><![CDATA[<p>Soğuk günlerde ilk akla gelen içeceklerden biri olan salep, içimizi ısıtmasının yanı sıra sağlık açısından da birçok fayda sağlıyor. Ancak doğru hazırlamaya ve kararında tüketmeye dikkat edilmesi gerekiyor. Acıbadem Kozyatağı Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Nur Ecem Baydı Ozman “Salep bazı orkide türlerinin yumrularının kurutulması ile elde edilmektedir. Salebin çoğunluğunu bir lif türü olan glikomannan, [&#8230;]</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://cemiyetmagazin.com/soguk-kis-gunlerinin-icimizi-isitan-icecegi-salep%ef%bf%bc/">Soğuk kış günlerinin içimizi ısıtan içeceği: Salep￼</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://cemiyetmagazin.com">Cemiyet Haberleri | Magazin Haberleri | Son Dakika Haberler,</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Soğuk günlerde ilk akla gelen içeceklerden biri olan salep, içimizi ısıtmasının yanı sıra sağlık açısından da birçok fayda sağlıyor. Ancak doğru hazırlamaya ve kararında tüketmeye dikkat edilmesi gerekiyor. Acıbadem Kozyatağı Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Nur Ecem Baydı Ozman “Salep bazı orkide türlerinin yumrularının kurutulması ile elde edilmektedir. Salebin çoğunluğunu bir lif türü olan glikomannan, kalan kısmını nişasta ve şeker gibi maddeler oluşturur. </p>



<p>Glikomannan bir tür çözünür liftir ve suyu tutma özelliğinden dolayı dondurma gibi ürünlerde kıvam artırıcı olarak kullanılır. Aynı zamanda içecek olarak, sıcak su veya süt ile karıştırılarak tercih edilmektedir. Salebin sağlık açısından faydaları da en temel bileşeni olan glikomannandan gelmektedir. Buna karşın içeriğindeki şeker oranına ve kontrollü tüketmeye dikkat edilmezse fayda yerine zarara neden olmaktadır” diyor. <a href="https://cemiyetmagazin.com/tas-devri-beslenmesinin-modern-yorumu-paleo-diyeti%ef%bf%bc/">Beslenme</a> ve Diyet Uzmanı Nur Ecem Baydı Ozman, salep tüketirken dikkat edilmesi gereken kuralları ve bir fincan salep ile gelen faydaları anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.</p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="780" height="438" src="https://cemiyetmagazin.com/wp-content/uploads/2024/11/2c33936e4e332c6c2512ce8e62583beb.jpeg" alt="" class="wp-image-10229" srcset="https://cemiyetmagazin.com/wp-content/uploads/2024/11/2c33936e4e332c6c2512ce8e62583beb.jpeg 780w, https://cemiyetmagazin.com/wp-content/uploads/2024/11/2c33936e4e332c6c2512ce8e62583beb-300x168.jpeg 300w, https://cemiyetmagazin.com/wp-content/uploads/2024/11/2c33936e4e332c6c2512ce8e62583beb-768x431.jpeg 768w" sizes="(max-width: 780px) 100vw, 780px" /></figure>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>Şeker oranına dikkat edin</strong></h3>



<p>Salep sağlıklı bir içecek olmasına karşın çoğunlukla şekerli olarak tüketildiğinden yüksek kalorili bir içecek haline gelebiliyor. Beslenme ve Diyet Uzmanı Nur Ecem Baydı Ozman, salebin doğası gereği nişastalı bir besin olduğunu ve ayrıca şeker eklendiğinde fazla kalori içeriği ile kilo artışına, trigliserit gibi kan yağlarında yükselmeye, kan şekerinde hızlı yükselişe, çabuk acıkmaya ve karaciğer yağlanması gibi sorunlara yol açabileceğini belirterek “Özellikle diyabet ya da insülin direnci olanların –alerjisi yoksa- salebi doğal hali ile edinip, sadece sıcak su veya süt ile karıştırarak ve <a href="https://sanatinicindehayat.blogspot.com/">tarçınla</a> aromalandırarak tüketmesi, aşırıı tüketiminden de kaçınması sağlıklı olacaktır” diyor.</p>



<p>Salebin içeriğinde bulunan lifler yüksek oranda su tutma özelliğine sahip olduğundan, salep tokluk hissinin uzun sürmesine destek oluyor. Bu nedenle salep tüketmeyi ara öğünde tercih ederek bir sonraki öğüne kadar tok kalmayı sağlayabilirsiniz. Ancak salebe şeker ya da bal gibi kalorisini yükseltecek içerikler eklememek ve sadece su ya da süt ile hazırlamak gerekiyor.</p>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>Aşırıya kaçmayın</strong></h3>



<p>Bu soğuk havalarda, özellikle de dondurucu kış günlerinde hem içimizi ısıtması hem de lezzetli olması dolayısıyla çok sık tercih edilen salep, tüketiminde aşırıya kaçıldığında fayda yerine sağlığa zararlı hale geliyor. Beslenme ve Diyet Uzmanı Nur Ecem Baydı Ozman “Salep içeriğindeki lifler ve bazı vitamin, mineral türleri sayesinde sağlığa faydalı bir bitkidir. Ancak hangi ölçüde tüketildiğinde faydalı ya da hangi ölçüde tüketildiğinde zararlı olduğu bilimsel olarak bilinmediğinden, güvenli tarafta kalarak, aşırıya kaçmaktan kaçınmalısınız. Haftada 1-2 kez 1 bardak şekersiz salep tüketerek faydalarından yararlanmak ve kilo kontrolünü de riske atmamak hedeflenebilir” diyor.</p>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>Kabızlığı önleyebilir</strong></h3>



<p>Yetersiz lif ya da posa alımı kabızlığın en bilinen nedenleri arasındadır. Salebin içeriğinde bulunan bir lif olan glikomannan su çekerek dışkının bağırsakta ilerleyişini kolaylaştırır ve kabızlığı önler. Ancak fazlası gaz, şişkinlik ve ishale yol açabileceğinden lif kaynağı olarak sadece salebe güvenmemek, bunun dışındaki sebze, meyve, bakliyat, tam tahıl gibi diğer lif kaynaklarını düzenli tüketmek ve yeterli miktarda su içmek gerekmektedir.</p>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>Bağırsak florasını iyileştirmeye yardımcı olur</strong></h3>



<p>Salebin içeriğindeki çözünür lifler kalın bağırsakta bakteriler tarafından fermente edilerek prebiyotik görev üstlenirler. Bu sayede bağırsakta yer alan iyi bakterilerin artmasına yardımcı olurlar. Bağırsaktaki iyi bakteri sayısı arttıkça dolaylı olarak bağırsak florası iyileşir, kanser gibi hastalık riskleri düşer. Ancak hiçbir besin tek başına mucizevi değildir. Sağlıklı, dengeli ve çeşitli beslenmek, egzersiz yapmak gibi diğer faktörler de hastalıklardan korunmada çok önemli etkiye sahiptir.</p>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>Metabolik hastalıklardan korunmaya yardımcı olur</strong></h3>



<p>Salepte bulunan bir lif olan gilokmannan yiyeceklerdeki kolesterolün emilimini azaltması sayesinde kan yağlarını düşürebilir. Yine bu lifler sayesinde tokluk kan şekerinin yükselmesi engellenebilir. Bu sayede kalp damar hastalıklarından ve diyabet riskinden korunmaya yardımcı olabilir.</p>



<p></p>
<p><a rel="nofollow" href="https://cemiyetmagazin.com/soguk-kis-gunlerinin-icimizi-isitan-icecegi-salep%ef%bf%bc/">Soğuk kış günlerinin içimizi ısıtan içeceği: Salep￼</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://cemiyetmagazin.com">Cemiyet Haberleri | Magazin Haberleri | Son Dakika Haberler,</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Taş Devri Beslenmesinin Modern Yorumu: Paleo Diyeti￼</title>
		<link>https://cemiyetmagazin.com/tas-devri-beslenmesinin-modern-yorumu-paleo-diyeti%ef%bf%bc/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editor]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 13 Nov 2024 11:04:26 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Manşet-Haber]]></category>
		<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[cemiyet]]></category>
		<category><![CDATA[cemiyet haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[cemiyet hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[cemiyet magazin]]></category>
		<category><![CDATA[cemiyet yaşamı]]></category>
		<category><![CDATA[cemiyetmagazin]]></category>
		<category><![CDATA[Diyetisyen Zehra Elban]]></category>
		<category><![CDATA[eğlence ve moda]]></category>
		<category><![CDATA[fashion]]></category>
		<category><![CDATA[moda]]></category>
		<category><![CDATA[paleo diyeti]]></category>
		<category><![CDATA[Paleolitik Çağ]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı yaşam]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://cemiyetmagazin.com/?p=10202</guid>

					<description><![CDATA[<p>Paleolitik Çağ’dan günümüze uyarlanarak oluşturulan “paleo diyeti” son günlerde adından sıkça söz ettiriyor. Paleo diyeti, adını Paleolitik Çağ&#8217;dan, yani yaklaşık 2.5 milyon ila 10.000 yıl öncesine dayanan dönemdeki yaşam tarzından alıyor. Bu plan, avcı-toplayıcı insanın tükettiği yiyecekleri modern yaşamla buluşturarak, sağlıklı ve dengeli bir tedavi yaklaşımı sunmayı hedefliyor. Paleolitik Çağ, tarımın henüz keşfedilmediği, insanların doğayla [&#8230;]</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://cemiyetmagazin.com/tas-devri-beslenmesinin-modern-yorumu-paleo-diyeti%ef%bf%bc/">Taş Devri Beslenmesinin Modern Yorumu: Paleo Diyeti￼</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://cemiyetmagazin.com">Cemiyet Haberleri | Magazin Haberleri | Son Dakika Haberler,</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><strong>Paleolitik Çağ’dan günümüze uyarlanarak oluşturulan “paleo diyeti” son günlerde adından sıkça söz ettiriyor.</strong></p>



<p>Paleo diyeti, adını Paleolitik Çağ&#8217;dan, yani yaklaşık 2.5 milyon ila 10.000 yıl öncesine dayanan dönemdeki yaşam tarzından alıyor. Bu plan, avcı-toplayıcı insanın tükettiği yiyecekleri <a href="https://sanatinicindehayat.blogspot.com/">modern</a> yaşamla buluşturarak, <a href="https://cemiyetmagazin.com/longevicals-ile-saglikli-bir-gelecege-yolculuk-basliyor%ef%bf%bc/">sağlıklı </a>ve dengeli bir tedavi yaklaşımı sunmayı hedefliyor.</p>



<p>Paleolitik Çağ, tarımın henüz keşfedilmediği, insanların doğayla iç içe yaşadığı bir dönem olduğu için paleo diyeti, bu dönemde tüketilen gıdalara odaklanıyor.</p>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>Neleri Yemeli, Neleri Yememeli?</strong></h3>



<p>Peki paleo diyetinde hangi yiyecekleri tüketmeli, hangi yiyeceklerden uzak durmalı? Acıbadem LifeClub Sağlıklı Yaşam Hizmetleri’nden Diyetisyen Zehra Elban anlattı:</p>



<p>“Bu diyetin temel yapısı, işlenmiş yiyecekleri, işlenmiş et ürünlerini (salam, sucuk, sosis, hindi füme gibi), yapay tatlandırıcıları, sağlıksız yağ kaynaklarını (margarin, tereyağ gibi), katkı maddelerini ve koruyucuları içeren ürünleri diyetinizden tamamen çıkarmaktır. Paleo diyetinde gluten ve yüksek karbonhidrat içeren ürünler, rafine şekerler, kurubaklagiller ve süt ürünleri de yasaktır. Bunun yerine doğal ve işlenmemiş besinlerin tüketilmesi gerekir. Paleo diyeti; deniz ürünleri, meyveler, sebzeler, işlenmemiş et ürünleri ve sağlıklı yağlar gibi besin kaynaklarını ön planda tutarken, işlenmiş gıdaların, şekerin ve tuzun tüketiminin sınırlandırılması temeline dayanır. Ek olarak her diyette olduğu gibi asitli içecekler, şekerlemeler, çikolata, bisküvi, cips gibi paketli besinler, hazır meyve suları ve alkol tüketiminden de kaçınmanız önerilir. Bu yaklaşım, daha doğal ve düzenli bir beslenme düzenini oluşturur.”</p>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>3 Günlük Paleo Diyeti Nasıl Uygulanır?</strong></h3>



<p>Paleo diyetinin besin içeriklerini daha iyi kavrayabilmek ve diyetin nasıl uygulanabileceğini anlamak adına 3 günlük örnek bir program hazırlayan LifeClub diyetisyenlerinden Zehra Elban, “Bu menüde yer alan miktarlar kişisel beslenme ihtiyaçlarınıza, yaşınıza, cinsiyetinize ve aktivite seviyenize göre değişiklik gösterebilir. Dolayısıyla, aşağıdaki örnek menü, paleo diyetinin uygulanabilirliğini ve çeşitliliğini gösterirken, sizin özel ihtiyaçlarınıza uygun olarak özelleştirilmeye gereksinim duyabilir” dedi ve programı şöyle anlattı:</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="684" src="https://cemiyetmagazin.com/wp-content/uploads/2024/11/paleo-diyeti-1-1024x684.jpg" alt="" class="wp-image-10203" srcset="https://cemiyetmagazin.com/wp-content/uploads/2024/11/paleo-diyeti-1-1024x684.jpg 1024w, https://cemiyetmagazin.com/wp-content/uploads/2024/11/paleo-diyeti-1-300x200.jpg 300w, https://cemiyetmagazin.com/wp-content/uploads/2024/11/paleo-diyeti-1-768x513.jpg 768w, https://cemiyetmagazin.com/wp-content/uploads/2024/11/paleo-diyeti-1-1536x1025.jpg 1536w, https://cemiyetmagazin.com/wp-content/uploads/2024/11/paleo-diyeti-1-2048x1367.jpg 2048w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /><figcaption>Paleo diet. Healthy high protein and low carbohydrate products</figcaption></figure>



<p><strong><u>1. Gün</u></strong></p>



<p><strong>Kahvaltı:</strong> Yumurtalı menemen.</p>



<p></p>



<p><strong>Öğle Yemeği:</strong> Marul, havuç, salatalık, domates, avokado, ceviz ve limon suyu sosuyla yapılan salata.</p>



<p><strong>Akşam Yemeği:</strong> Yağsız dana bonfile; buharda pişirilmiş brokoli; karışık yeşillik, domates, avokado, soğan, badem ve limon suyu sosuyla yapılmış salata.</p>



<p><strong>Atıştırmalıklar:</strong> Portakal, havuç çubukları veya kereviz çubukları.</p>



<h3 class="wp-block-heading"><strong><u>2. Gün</u></strong></h3>



<p><strong>Kahvaltı:</strong> Yumurta ve ıspanak sote; bir dilim dilimlenmiş elma.</p>



<p><strong>Öğle Yemeği:</strong> Izgara tavuk göğsü; karışık yeşillikler, biber, salatalık, zeytin ve zeytinyağı-limon suyu sosuyla yapılan salata.</p>



<p><strong>Akşam Yemeği:</strong> Fırında levrek; sote mantar ve kabak; roka, domates, avokado ve cevizle yapılan salata.</p>



<p><strong>Atıştırmalıklar:</strong> Bir avuç fındık veya taze meyve (örneğin; elma dilimleri).</p>



<p><strong><u>3. Gün</u></strong></p>



<p><strong>Kahvaltı:</strong> Sebzeli omlet ve avokado.</p>



<p><strong>Öğle Yemeği:</strong> Izgara pirzola; marul, havuç, salatalık, biber ve zeytinyağı-limon suyu sosuyla yapılan salata.</p>



<p><strong>Akşam Yemeği:</strong> Fırında somon; buharda pişirilmiş karnabahar; taze yeşillikler, domates, avokado, soğan ve bademle yapılan salata.</p>



<p><strong>Atıştırmalıklar:</strong> Bir avuç ceviz veya havuç çubukları.</p>



<p></p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="605" height="1024" src="https://cemiyetmagazin.com/wp-content/uploads/2024/11/Dyt.-Zehra-Elban-605x1024.jpg" alt="" class="wp-image-10204" srcset="https://cemiyetmagazin.com/wp-content/uploads/2024/11/Dyt.-Zehra-Elban-605x1024.jpg 605w, https://cemiyetmagazin.com/wp-content/uploads/2024/11/Dyt.-Zehra-Elban-177x300.jpg 177w, https://cemiyetmagazin.com/wp-content/uploads/2024/11/Dyt.-Zehra-Elban-768x1300.jpg 768w, https://cemiyetmagazin.com/wp-content/uploads/2024/11/Dyt.-Zehra-Elban-907x1536.jpg 907w, https://cemiyetmagazin.com/wp-content/uploads/2024/11/Dyt.-Zehra-Elban.jpg 1209w" sizes="(max-width: 605px) 100vw, 605px" /></figure>



<p></p>



<p></p>



<p></p>



<p></p>



<p></p>



<p></p>



<p></p>



<p></p>



<p></p>



<p></p>



<p></p>



<p></p>



<p></p>



<p></p>



<p></p>



<p></p>



<p></p>



<p></p>



<p></p>



<p></p>



<p></p>



<p></p>



<p></p>



<p></p>



<p></p>



<p></p>



<p></p>



<p></p>
<p><a rel="nofollow" href="https://cemiyetmagazin.com/tas-devri-beslenmesinin-modern-yorumu-paleo-diyeti%ef%bf%bc/">Taş Devri Beslenmesinin Modern Yorumu: Paleo Diyeti￼</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://cemiyetmagazin.com">Cemiyet Haberleri | Magazin Haberleri | Son Dakika Haberler,</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
