<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>obezite Cemiyet Haberleri | Magazin Haberleri | Son Dakika Haberler,</title>
	<atom:link href="https://cemiyetmagazin.com/tag/obezite/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://cemiyetmagazin.com/tag/obezite/</link>
	<description>Cemiyet, sanat ve iş dünyasının magazin haber sitesi</description>
	<lastBuildDate>Tue, 22 Apr 2025 13:50:09 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.5.8</generator>
	<item>
		<title>Ülkemizde 30 yaş üzerindeki her 3 kişiden 1’i obezite hastası</title>
		<link>https://cemiyetmagazin.com/ulkemizde-30-yas-uzerindeki-her-3-kisiden-1i-obezite-hastasi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editor]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 22 Apr 2025 13:50:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Manşet-Haber]]></category>
		<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[cemiyet]]></category>
		<category><![CDATA[cemiyet haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[cemiyet hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[cemiyet magazin]]></category>
		<category><![CDATA[cemiyetmagazin]]></category>
		<category><![CDATA[eğlence ve moda]]></category>
		<category><![CDATA[fashion]]></category>
		<category><![CDATA[moda]]></category>
		<category><![CDATA[obezite]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı yaşam]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://cemiyetmagazin.com/?p=10768</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dünya genelinde ve Türkiye’de obezite oranlarının baş döndürücü bir hızla artması, bu hastalığın toplumsal sağlık sorununa dönüşmesine yol açıyor. Obezitenin günümüz ve geleceğin sağlık gündeminin ilk sıralarında yer alan bir durum olacağına dikkat çeken Acıbadem Üniversitesi Diyabet Araştırma ve Uygulama Merkezi (DİYAM) Koordinatörü Prof. Dr. M. Temel Yılmaz,obezitenin önlenmesi kadar tedavisine de önem verilmesi gerektiğini [&#8230;]</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://cemiyetmagazin.com/ulkemizde-30-yas-uzerindeki-her-3-kisiden-1i-obezite-hastasi/">Ülkemizde 30 yaş üzerindeki her 3 kişiden 1’i obezite hastası</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://cemiyetmagazin.com">Cemiyet Haberleri | Magazin Haberleri | Son Dakika Haberler,</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Dünya genelinde ve Türkiye’de obezite oranlarının baş döndürücü bir hızla artması, bu hastalığın toplumsal sağlık sorununa dönüşmesine yol açıyor. Obezitenin günümüz ve geleceğin sağlık gündeminin ilk sıralarında yer alan bir durum olacağına dikkat çeken Acıbadem Üniversitesi Diyabet Araştırma ve Uygulama Merkezi (DİYAM) Koordinatörü Prof. Dr. M. Temel Yılmaz,obezitenin önlenmesi kadar tedavisine de önem verilmesi gerektiğini belirterek, artış hızı ve nedenleriyle ilgili önemli bilgiler verdi!</p>



<p>2022 yılı itibariyle, 18 yaş üstündeki dünya nüfusunun 2.5 milyarının fazla kilolu, 890 milyonunun ise obezite sorunu yaşadığı biliniyor. Yapılan çalışmalar; dünya üzerindeki her 8 kişiden 1’inin obez olduğunu ve son 30 yılda bu oranın erişkinlerde 2’ye katlandığını gösteriyor. Üstelik obezite sadece günümüzün bir sorunu olmanın ötesinde. Gelecek için de tehlike çanları çalıyor. Çünkü, dünyada obezite artış hızı en çok çocuk ve ergenlerde yüksek. Öyle ki son 30 yılda çocuklarda obezite artışı 4’e katlandı! Çocuk ve gençlerdeki obezitenin adeta bir salgın gibi katlanarak artması, gelecekte de obezitenin yol açtığı hastalıkların daha büyük bir sorun olarak yaşanacağını gösteriyor.</p>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>Türkiye obezite artış oranında Avrupa’da birinci sırada!</strong></h3>



<p>Dünyadaki bu yüksek artış, ülkemize de yansıyor. Araştırmalar, obezite artış oranında <a href="https://cemiyetmagazin.com/gucum-bu-kadarina-yetiyor-projesi-avrupanin-onemli-odullerinden-golden-drumda-odul-aldi/">Avrupa’</a>da birinci sırada yer aldığımızı gösteriyor. Türkiye&#8217;de 30 yaş üzerindeki nüfusta fazla kilo oranı yüzde 60, obezite oranı yüzde 30 olarak saptanmış.  Bu rakamlar, ülkemizde her 3 kişiden birinin obezite sorunu yaşadığını gösteriyor! Sağlık Bakanlığı’nın verilerine göre; 18 yaş altı nüfusta her 3 çocuktan 1’i ya obez ya da fazla kilolu. Bu da gelecekte obeziteye bağlı sorunların daha çok yaşanacağının işareti kabul ediliyor.  </p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img fetchpriority="high" decoding="async" width="1024" height="576" src="https://cemiyetmagazin.com/wp-content/uploads/2025/04/remove-4559339_1280-1024x576.jpg" alt="" class="wp-image-10769" srcset="https://cemiyetmagazin.com/wp-content/uploads/2025/04/remove-4559339_1280-1024x576.jpg 1024w, https://cemiyetmagazin.com/wp-content/uploads/2025/04/remove-4559339_1280-300x169.jpg 300w, https://cemiyetmagazin.com/wp-content/uploads/2025/04/remove-4559339_1280-768x432.jpg 768w, https://cemiyetmagazin.com/wp-content/uploads/2025/04/remove-4559339_1280.jpg 1280w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>Obezite sağlığı ciddi şekilde tehdit ediyor!</strong></h3>



<p>Obezite, bireylerin sağlığını ciddi şekilde tehdit ediyor. Öyle ki obezite sorunu yaşayan bireylerde; diyabet, insülin direnci, hipertansiyon, inme ve kalp krizi gibi kalp damar hastalıkları daha sık görülüyor. Ayrıca, birçok kanser türünde risk artışı, uyku apnesi, yağlı karaciğer ve safra yolu hastalıkları, eklem ve kemiklerde mekanik problemler, infertilite (kısırlık), gebelik komplikasyonları, psikolojik rahatsızlıklar ile <a href="https://sanatinicindehayat.blogspot.com/">sosyal</a> izolasyon gibi sorunlar da obeziteye bağlı olarak ortaya çıkabiliyor.</p>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>Küresel ekonomiyi de olumsuz etkiliyor!</strong></h3>



<p>Obezite, sadece bireylerin sağlığını değil, aynı zamanda küresel ekonomiyi de olumsuz etkiliyor. 2020 yılında obezite ile ilişkili sorunlara dünya çapında harcanan 1.96 trilyon doların, 2035 yılında 4.32 trilyon dolara çıkacağı öngörülüyor. Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. M. Temel Yılmaz, “Dolayısıyla obezite tedavisinde başarı oranlarının artırılması, hem bireysel sağlık hem de küresel ekonomik yük açısından büyük önem taşımaktadır” diyor.</p>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>Tedaviye dirençli obezite neden artıyor?</strong></h3>



<p>Obezite oranı hızla yükselirken tedavisinde büyük ilerlemeler kaydedildiğini söyleyen Prof. Dr. M. Temel Yılmaz, bu kez karşılarına çıkan ve  ‘tedaviye dirençli obezite’ olarak tanımlanan önemli bir soruna da dikkat çekerek şu bilgileri veriyor:</p>



<p>“Tedaviye dirençli obezitede görülen artışın üç önemli nedeni var; birinci neden,yeni kuşak zayıflatma ilaçlarının (GLP-1 analogları) reçetesiz ve kontrolsüz satılarak, hekim takibi olmaksızın kullanımıdır. Bu durum ilaca direnç, yetersiz etki veya zaman içinde etkinlikte azalmaya yol açmaktadır. Yani yeni zayıflatıcı ilaçların bilinçsiz kullanımı bir süre sonra ilaca duyarsızlık yapmaktadır. İkinci neden, zayıflama ameliyatlarının kontrolsüz ve endikasyonsuz uygulamaları sonucu bir süre sonra verilen kiloların geri gelmesidir. Üçüncü neden ise bilinçsiz diyet uygulamaları ve hatalı diyet reçetelerinin obeziteyi yeniden tetiklemesidir.”</p>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>Tedavi ancak multidisipliner ekipler ile mümkündür!</strong></h3>



<p>Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. M. Temel Yılmaz, obezitenin doğru ve hedefe yönelik tedavisinin ancak multidisipliner ekiplerle mümkün olabileceğine işaret ediyor. “Sürdürülebilir obezite tedavisinde, önce altta yatan medikal problemlerin doğru tespit edilmesi ve bu tespitler ışığında tedavinin hastaya özel planlanması esastır” bilgisini veren Prof. Dr. Temel Yılmaz, sözlerine şöyle devam ediyor: “Öncelikle tedaviye dirençli obezite hastalarının tedavi edilmesi amaçlanmaktadır.&nbsp; Bunun için bir durum analizi yapılmakta, obezite ve obeziteye neden olan etkenlere dair risk haritası çıkarılmaktadır. Tedaviye ihtiyacı olan kişilerde önce obeziteye yol açan sağlık sorunlarının tespit edilmesi lazım. Bu nedenleri saptamak içinse biyokimyasal, radyolojik ve diğer ileri tetkiklerin yapılması gerekebilmektedir. Ardından bireyler tüm uzmanların hazır bulunduğu multidisipliner konseyde değerlendirilmekte ve objektif tedavi seçeneği önerileri ortaya konmaktadır.”</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://cemiyetmagazin.com/ulkemizde-30-yas-uzerindeki-her-3-kisiden-1i-obezite-hastasi/">Ülkemizde 30 yaş üzerindeki her 3 kişiden 1’i obezite hastası</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://cemiyetmagazin.com">Cemiyet Haberleri | Magazin Haberleri | Son Dakika Haberler,</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Obezite ve Diyabet Hastalarının Şekeri Düştü</title>
		<link>https://cemiyetmagazin.com/obezite-ve-diyabet-hastalarinin-sekeri-dustu/</link>
					<comments>https://cemiyetmagazin.com/obezite-ve-diyabet-hastalarinin-sekeri-dustu/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editor]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 06 Jul 2019 11:19:54 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[diyabet]]></category>
		<category><![CDATA[diyabet hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[insülin]]></category>
		<category><![CDATA[metabolik cerrahi]]></category>
		<category><![CDATA[mısırşekeri]]></category>
		<category><![CDATA[nişasta bazlı şeker]]></category>
		<category><![CDATA[obezite]]></category>
		<category><![CDATA[Op. Dr. İsa Kaman]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://cemiyetmagazin.com/?p=7639</guid>

					<description><![CDATA[<p>Tarım ve Orman Bakanlığı’nın almış olduğu bir karar ile gıdalarda kullanılabilecek Nişasta Bazlı Şeker (NBŞ) kotası yüzde 5’ten, 2,5’e düşürülmüştü. Alınan bu kararla ilgili değerlendirmede bulunan Metabolik Cerrahi Uzmanı Op. Dr. İsa Kaman, sınırlamanın obezite ve diyabet hastalıklarını azaltacağını, metabolik cerrahi ile kilo veren hastaların sağlığı için de önemli bir gelişme olduğunu belirtti. Geçtiğimiz aylarda [&#8230;]</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://cemiyetmagazin.com/obezite-ve-diyabet-hastalarinin-sekeri-dustu/">Obezite ve Diyabet Hastalarının Şekeri Düştü</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://cemiyetmagazin.com">Cemiyet Haberleri | Magazin Haberleri | Son Dakika Haberler,</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><strong>Tarım ve Orman
Bakanlığı’nın almış olduğu bir karar ile gıdalarda kullanılabilecek Nişasta
Bazlı Şeker (NBŞ) kotası yüzde 5’ten, 2,5’e düşürülmüştü. Alınan bu kararla
ilgili değerlendirmede bulunan Metabolik Cerrahi Uzmanı Op. Dr. İsa Kaman,
sınırlamanın obezite ve diyabet hastalıklarını azaltacağını, metabolik cerrahi
ile kilo veren hastaların sağlığı için de önemli bir gelişme olduğunu belirtti.
</strong></p>



<p>Geçtiğimiz
aylarda Tarım ve Orman Bakanlığı’nın aldığı kararla birlikte NBŞ’nin kullanım
kotası yüzde 5’ten yüzde 2,5’e düşürülmüştü. Bu düzenlemeyle birlikte özellikle
obezite ve diyabet hastalarının sayısının ciddi oranda azalabileceğini ifade
eden Metabolik Cerrahi Uzmanı Op. Dr. İsa Kaman, ayrıca cerrahi operasyon
geçiren obezite ve diyabet hastalarının, ameliyat sonrası süreçte
hastalıklarının tekrarlamaması için oldukça önemli bir düzenleme olduğuna
dikkat çekti.</p>



<p><strong>NBŞ, Beyni Kandıran Bir
Şeker</strong></p>



<p>NBŞ’nin sofra şekerine oranla daha tatlı bir madde olmasından dolayı insanların tatlı yeme isteklerini tetiklediğini belirten Op. Dr. Kaman, “Beyni kandıran bu şeker daha fazla yeme davranışına sebep oluyor. İçeriğinde sıvı formda ve serbest yüzer halde bulunan früktoz, insülini çok az uyararak tokluk hissi gelişmemesine sebep oluyor. Ayrıca früktozun yıkımı glikoza göre çok daha hızlıdır. Bu nedenle hızla yağ asitlerine dönüşür ve karaciğerde büyük tahribata yol açabilir” şeklinde konuştu.</p>



<figure class="wp-block-image"><img decoding="async" width="612" height="372" src="https://cemiyetmagazin.com/wp-content/uploads/2019/07/mısır-şekeri.jpg" alt="Mısır şekeri kullanımı" class="wp-image-7640" srcset="https://cemiyetmagazin.com/wp-content/uploads/2019/07/mısır-şekeri.jpg 612w, https://cemiyetmagazin.com/wp-content/uploads/2019/07/mısır-şekeri-300x182.jpg 300w" sizes="(max-width: 612px) 100vw, 612px" /><figcaption>Mısır Şekeri </figcaption></figure>



<p><strong>Kilo kontrolü Çok Önemli</strong></p>



<p>Obezite ile ilgili hastalıkların insanlarımızın sağlığını tehdit eden ve giderek artan ciddi bir problem olduğunu vurgulayan Op. Dr. Kaman, “NBŞ kotası, 2018 yılında %10’dan %5’e düşürülmüştü. 2019 itibariyle de %2,5 seviyesine indirildi. Bu kademeli düşüşün devam etmesi halinde obezite ve diyabet büyük oranda kontrol altına alınabilir” dedi.</p>



<p>Metabolik
cerrahi ile kilo veren bir hastanın, kilosunu korumak adına yeme içme alışkanlıklarını
baştan aşağı değiştirmesi gerektiğini dile getiren Op. Dr. Kaman, NBŞ kotasının
azaltılmasıyla birlikte obezite ve diyabet cerrahisindeki başarı oranın da
büyük oranda artabileceğini belirtti.</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://cemiyetmagazin.com/obezite-ve-diyabet-hastalarinin-sekeri-dustu/">Obezite ve Diyabet Hastalarının Şekeri Düştü</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://cemiyetmagazin.com">Cemiyet Haberleri | Magazin Haberleri | Son Dakika Haberler,</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://cemiyetmagazin.com/obezite-ve-diyabet-hastalarinin-sekeri-dustu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dr. Ahmet Tepe ile aile hekimliği üzerine keyifli bir röportaj gerçekleştirdik</title>
		<link>https://cemiyetmagazin.com/dr-ahmet-tepe-ile-aile-hekimligi-uzerine-keyifli-bir-roportaj-gerceklestirdik/</link>
					<comments>https://cemiyetmagazin.com/dr-ahmet-tepe-ile-aile-hekimligi-uzerine-keyifli-bir-roportaj-gerceklestirdik/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editor]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 15 Jul 2018 18:46:36 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[#sağlıklıbeslenme]]></category>
		<category><![CDATA[aile]]></category>
		<category><![CDATA[ailehekimi]]></category>
		<category><![CDATA[akupunktur]]></category>
		<category><![CDATA[beyin kanaması]]></category>
		<category><![CDATA[diyet]]></category>
		<category><![CDATA[Dr. Ahmet Tepe]]></category>
		<category><![CDATA[halk sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[obezite]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.cemiyetmagazin.com/?p=5847</guid>

					<description><![CDATA[<p>Öncelikle bizlere kendinizden bahseder misiniz? Ahmet Tepe kimdir?1989 İzmir doğumluyum. Lise eğitimimi İzmir Atatürk Lisesinde üniversite eğitimimi Ege Üniversitesi Tıp Fakültesinde tamamladım. Sonrasında İzmir Tepecik Eğitim Araştırma Hastanesinde aile hekimliği uzmanlığı ihtisasımı yaptım. Bunun yanı sıra geleneksel ve tamamlayıcı tıp ile ilgilenmekteyim özelliklede akupunktur. “Geliş sebepleri ne olursa olsun hastalara bütüncül bir bakış açısıyla yaklaşılması [&#8230;]</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://cemiyetmagazin.com/dr-ahmet-tepe-ile-aile-hekimligi-uzerine-keyifli-bir-roportaj-gerceklestirdik/">Dr. Ahmet Tepe ile aile hekimliği üzerine keyifli bir röportaj gerçekleştirdik</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://cemiyetmagazin.com">Cemiyet Haberleri | Magazin Haberleri | Son Dakika Haberler,</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Öncelikle bizlere kendinizden bahseder misiniz? Ahmet Tepe kimdir?</strong>1989 İzmir doğumluyum. Lise eğitimimi İzmir Atatürk Lisesinde üniversite eğitimimi <a href="https://ege.edu.tr/tr-0/anasayfa.html">Ege Üniversitesi</a> Tıp Fakültesinde tamamladım. Sonrasında İzmir Tepecik Eğitim Araştırma Hastanesinde aile hekimliği uzmanlığı ihtisasımı yaptım. Bunun yanı sıra geleneksel ve tamamlayıcı tıp ile ilgilenmekteyim özelliklede akupunktur.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>“Geliş sebepleri ne olursa olsun hastalara bütüncül bir bakış açısıyla yaklaşılması gerektiğini düşünüyorum. Biz aile hekimleri olarak hastaların ilk başvuru noktalarıyız”.</strong></span></p>
<p><strong>Tıpta uzmanlık alanı olarak neden aile hekimliğini seçtiniz?</strong></p>
<p>Geliş sebepleri ne olursa olsun hastalara bütüncül bir bakış açısıyla yaklaşılması gerektiğini düşünüyorum. Biz aile <a href="https://cemiyetmagazin.com/turk-hekime-amerika-da-yilin-doktoru-odulu/">hekimleri</a> olarak hastaların ilk başvuru noktalarıyız. Spesifik bir dal olmadığımız için hastalar bize her türlü şikayet ile gelebiliyorlar. Her hasta adeta çözülmesi gereken bir bulmaca. İşimi yapmaktan keyif alıyorum ve mesleğimi çok seviyorum.</p>
<h5><strong>Kimi zaman yanlış tanımlamalara maruz kalan aile hekimliği aslında nedir? Aile hekimi nelerle ilgilenir?</strong></h5>
<p>Aile hekimliğinde esas tedavi edici hekimlikten ziyade koruyucu hekimliktir. Biz hastaları daha doğumun ilk günlerinden ömürlerinin son günlerine kadar takip ederiz. Özellikle bebek izlemleri onların aşılamaları gebe izlemleri yaşlı taramaları işimizin önemli bir kısmını oluşturuyor. Yani aile hekimliği sağlıklı bir toplumun temel taşıdır.</p>
<p><strong>Genellikle hangi şikayetlerle geliyorlar size?</strong></p>
<p>Başvurular arasında üst solunum yolu enfeksiyonları, idrar yolu enfeksiyonları, kas eklem rahatsızlıkları, deri hastalıkları, kronik hastalıklara bağlı oluşan problemler ilk sıralarda yer alıyor.</p>
<h4><strong>Size göre aile hekimliği hangi yönleriyle diğer branşlardan ayrılır?</strong></h4>
<p>Hastalarımız sürekli takibimiz altında oldukları için ve çeşitli nedenlerle birçok kez bize başvurdukları için bir süre sonra hastalarımızı tanımaya başlıyoruz. Bu da bize onları aile yapılarıyla, yaşam tarzlarıyla, ev ve iş ortamlarıyla birlikte kapsamlı analiz yapma imkanı sağlıyor. Bu kapsamlı analiz hastalıkların teşhisinde ve tekrarlamasının önlenmesinde hayati değere sahip. Diğer branşlardan farkımız buz dağının görünmeyen kısmıyla daha çok ilgilenmemiz.</p>
<p><a href="https://www.cemiyetmagazin.com/wp-content/uploads/2018/07/rhythm-250253_1280.jpg"><img decoding="async" class="alignleft wp-image-5850 size-full" src="https://cemiyetmagazin.com/wp-content/uploads/2018/07/rhythm-250253_1280.jpg" alt="Aile Hekimliği" width="1280" height="905" srcset="https://cemiyetmagazin.com/wp-content/uploads/2018/07/rhythm-250253_1280.jpg 1280w, https://cemiyetmagazin.com/wp-content/uploads/2018/07/rhythm-250253_1280-300x212.jpg 300w, https://cemiyetmagazin.com/wp-content/uploads/2018/07/rhythm-250253_1280-768x543.jpg 768w, https://cemiyetmagazin.com/wp-content/uploads/2018/07/rhythm-250253_1280-1024x724.jpg 1024w" sizes="(max-width: 1280px) 100vw, 1280px" /></a></p>
<p><strong>Aile hekimliği diğer dallara göre biraz daha farklıdır ve zorludur deniyor. Aile hekimliğinin en zor yanları nelerdir?</strong></p>
<p>Aile hekimliğinin en önemli farkı bizim belli bir hasta grubunun değil tabiri caizse yediden yetmişe herkesin doktoru olmamız. Bu da işimizi oldukça zorlaştırıyor tabi ki. Çünkü bazen hastayı bize getiren şikayet çok basit gibi görünebilir ama çok ciddi bir durumun işaretçisi de olabilir. Örneğin baş ağrısı çok sık görülen bir durum olmasına rağmen bunun belki de bir beyin kanamasının işaretçisi olabileceğini düşünmek olukça önemlidir.</p>
<h4><strong>Karşılaşılan en acil vakalardan biri de beyin kanaması. Beyin kanamasının tedavi sürecinde hangi yollar izlenir?</strong></h4>
<p>Kesinlikle haklısınız. Çünkü böyle bir durumda saatlerin hatta dakikaların hayati önemi var. Beyin kanaması belirtileri beynin hasar gören kısmına göre değişkenlik gösterir. Bu belirtiler arasında baş ağrısı, uyuşma, güç kaybı, görmede bulanıklık, denge bozukluğu, konuşma bozukluğu olabilir. Ama bazen bu belirtiler çok silik olabilir. O yüzden en önemli kısım şüphelenmektir. Aile hekimi olarak bize düşen ise hastanın hızlıca nörolojik muayenesini yapmak ve beyin kanaması ihtimalini düşünüyorsak hastanın ileri basamak bir hastaneye acilen sevkini gerçekleştirmektir.</p>
<h5><strong>Hastalarınızın tedavisinde neleri önceler, nelere dikkat edersiniz? Meslektaşlarınıza bu konuda neler söylemek istersiniz?</strong></h5>
<p>Aile hekimliğinde biyopsikososyal yaklaşım vardır. Bu yaklaşımın temeli de tıpta hastalık yoktur, hasta vardır. Yani her hasta farklıdır her hasta ayrı ayrı ve kapsamlı bir şekilde değerlendirilmelidir. Hastayı biyolojik, psikolojik, sosyal yönleriyle ele almak ve çözümlemek gerekir. O yüzden hazır reçete hekimliğine karşıyım.</p>
<p>Pratiğimde de bunu uyguluyorum. Meslektaşlarıma da bu yaklaşımı öneririm. Ayrıca tam bir obezite düşmanıyım. Obezite bilindiği üzere birçok kronik hastalığın başlıca sebebi olduğu için özellikle bu konuda fazlaca mesai harcadığımı belirtmeliyim. Fazla kiloların verilmesi ve doğru beslenme sayesinde çoğu hastalık tedavi olmakta çoğu hastalığın ise oluşması önlenebilmektedir.</p>
<h4><strong>Obezite ve fazla kilonun sebebi nedir? Bu durum hangi hastalıklara sebep olur?</strong></h4>
<p>Obezite günümüzün vebası. Dünya nüfusunun neredeyse yarısı fazla kilolu ya da obez. Obeziteyi kesinlikle patolojik bir durum olarak değerlendirmeli ve sebebini araştırmalıyız. Bu sebepler arasında troid problemleri, bazı kullanılan ilaçlar, yumurtalık kistleri, bazı genetik hastalıklar, hormonal bozukluklar vs olabilir. Ama obezitenin çok büyük kısmının sebebi yanlış beslenme alışkanlıkları ve hareketsiz yaşam tarzıdır. Obezite sayısız hastalıkla ilişkilidir. Bunların başlıcaları arasında tansiyon yüksekliği, şeker hastalığı, kalp yetmezliği, astım, depresyon, uyku bozuklukları ve bazı kanser türleri sayılabilir.</p>
<h5><strong>İnsanların sağlıklı ve dengeli beslenmeleri için neler yapmaları gerekir? </strong></h5>
<p>Bu konu gerçekten çok önemli. Günümüzde birçok insan yoğun çalışma saatleri, hazır gıda ya da fast food tarzı besinlere kolay ve zahmetsiz erişebilme sebebiyle beslenmelerine gereken özeni göstermemekte. Böyle özensiz ve yanlış beslenme alışkanlıklarına bir de hareketsiz bir yaşam tarzı eklenince sonuç kaçınılmaz. Obezite ve beraberinde gelen sağlık sorunları. Özellikle biz doktorlara bu konuda çok büyük işler düşüyor. Hastalarımızı mutlaka uyarmalı ve onlara gereken önerilerde bulunmalıyız.</p>
<p>Bu öneriler arasında özellikle olması gerekenler hazır gıdadan ve fast foodtan uzak durmak, karbonhidrat ve yağ içeriği yüksek besinleri diyetimizde olabildiğince azaltmak onun yerine protein ve lif ağırlıklı beslenmek olmalıdır. Günün en önemli öğünü kahvaltı olduğu için bu ihmal edilmemeli her sabah güzel ve doyurucu bir kahvaltı yapılmalı, akşam yemeği ise çok geç saatlere bırakılmamalı ve hafif yiyecekler tercih edilmelidir. Ve tüm okurlara ve hastalarıma tavsiyem günde 45 dakika tempolu yürüyüşü alışkanlık haline getirmeleridir.</p>
<h4><strong>Genellikle hangi zayıflama yöntemlerini önerirsiniz?</strong></h4>
<p>Burada asıl önemli nokta neyi yapmamak gerek. Özellikle bazı firmalar tamamen ticari kaygılarla insan sağlığını hiçe sayan çaylar, kremler, ilaçlar üretmekte ve pazarlamakta. Bazı kişiler ise zayıflayım da nasıl olursa olsun gibi çok yanlış bir düşünceyle bu ürünlere yönelmekte. Onları buradan uyarıyorum kesinlikle doktorlarına danışmadan herhangi bir ürün kullanmasınlar. En güzel zayıflama yöntemi doktor ve ya diyetisyen tarafından hazırlanmış bir beslenme programı ve fiziksel aktivitenin birlikte yürütülmesidir. Bu süreçte zorlananlara tabi ki bir akupunkturist olarak akupunkturu da bir zayıflama yöntemi olarak rahatlıkla önerebilirim.</p>
<p><strong>Akupunkturun zayıflamada etkisi nedir? Akupunktur başka hangi alanlarda kullanılır?</strong></p>
<p>Akupunkturun en önemli ve güzel etkilerinden birisi iştahı azaltmasıdır. Bunun yanı sıra zayıflama sürecinde hastada oluşan stresin giderilmesinde ve hastanın beslenme programını uygulayabilmesinde oldukça etkilidir. Akupunktur obezite tedavisinde tek başına yeterli değildir mutlaka beslenme ve fizik aktivite programlarıyla birlikte olmalıdır. Kilo vermenin dışında akupunkturun birçok kullanım alanı vardır. Bunların arasında migren ağrıları, kronik kas ve eklem ağrıları, bağımlılık tedavileri, baş dönmesi, huzursuz bacak sendomu, alerjik hastalıklar sayılabilir.</p>
<h5><strong>Son olarak okuyucularımıza neler söylemek istersiniz?</strong></h5>
<p>Öncelikle bu güzel röportaj için size teşekkür ederim. Tüm okurlara da söylemek istediğim hepimiz aslında kendimizin doktoruyuz. Kendilerine, sağlıklarına, yediklerine velhasıl tüm yaşantılarına gereken özeni göstersinler ve ihtiyaç duyduklarında biz doktorlara başvurmaktan da asla çekinmesinler. Herkese sağlıklı günler dilerim.</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://cemiyetmagazin.com/dr-ahmet-tepe-ile-aile-hekimligi-uzerine-keyifli-bir-roportaj-gerceklestirdik/">Dr. Ahmet Tepe ile aile hekimliği üzerine keyifli bir röportaj gerçekleştirdik</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://cemiyetmagazin.com">Cemiyet Haberleri | Magazin Haberleri | Son Dakika Haberler,</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://cemiyetmagazin.com/dr-ahmet-tepe-ile-aile-hekimligi-uzerine-keyifli-bir-roportaj-gerceklestirdik/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dr. Yusuf Emre Uzun ile Kalp Sağlığı Üzerine Söyleşi</title>
		<link>https://cemiyetmagazin.com/dr-yusuf-emre-uzunla-kalp-sagligi-uzerine-soylesi/</link>
					<comments>https://cemiyetmagazin.com/dr-yusuf-emre-uzunla-kalp-sagligi-uzerine-soylesi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editor]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 31 Dec 2016 17:25:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[dr emre uzun]]></category>
		<category><![CDATA[dr. Yusuf emre uzun]]></category>
		<category><![CDATA[kalp]]></category>
		<category><![CDATA[kalp sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Kalp ve damar cerrahisi]]></category>
		<category><![CDATA[obezite]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[spor]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.cemiyetmagazin.com/?p=4681</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dr. Yusuf Emre Uzun: &#8221; Mutlu bir yaşam için önce kalbinizi sevin ve kalbinize iyi bakın&#8221;. Dünya ülkeleri ile kıyasladığımızda Türkiye&#8217; de kalp hastalıklarına yakalanma oranları ne durumda? Bütün dünyada en sık ölüm sebebi kalp ve damar hastalıkları.  Türkiye&#8217;de de öyle. Gelişmiş ülkelerde bu oran daha az. Son yıllarda kalp hastalıklarının çok yaygınlaşmasında en çok [&#8230;]</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://cemiyetmagazin.com/dr-yusuf-emre-uzunla-kalp-sagligi-uzerine-soylesi/">Dr. Yusuf Emre Uzun ile Kalp Sağlığı Üzerine Söyleşi</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://cemiyetmagazin.com">Cemiyet Haberleri | Magazin Haberleri | Son Dakika Haberler,</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Dr. Yusuf Emre Uzun: &#8221; Mutlu bir yaşam için önce kalbinizi sevin ve kalbinize iyi bakın&#8221;.</p>
<h3><span style="color: #ff6600;">Dünya ülkeleri ile kıyasladığımızda Türkiye&#8217; de kalp hastalıklarına yakalanma oranları ne durumda? </span></h3>
<p>Bütün dünyada en sık ölüm sebebi <a href="https://cemiyetmagazin.com/artik-kalpler-susmasin/">kalp</a> ve damar hastalıkları.  Türkiye&#8217;de de öyle. Gelişmiş ülkelerde bu oran daha az.</p>
<h4>
<span style="color: #ff6600;">Son yıllarda kalp hastalıklarının çok yaygınlaşmasında en çok etkili olan faktör nedir? </span></h4>
<p>Benim fikrim,  fiziksel inaktif yaşam tarzı ve sağlıksız beslenme. Bu yapılan çalışmalarla da sabit. Sağlıksız beslenme <a href="https://www.who.int/topics/obesity/en/">obezite</a>, diyabet,  hipertansiyon ve kolesterolü arttırıyor ve tüm bunlar da kalp damar hastalıklarını tetikliyor. Sigara da önemli bir faktör.</p>
<h5>
<span style="color: #ff6600;">Yürütülen sosyal kampanyalarla bu bilinç düzeyinin arttığını düşünüyor musunuz? </span></h5>
<p>Çok etkili olan kampanyalar var. Başarılı olup olmadığı beş-altı yıl sonra kalp damar hastalıklarına yakalanma oranlarının düşmesiyle anlaşılır. İngiltere&#8217;de böyle bir çalışma var. Etkililik düzeyi saptanmış. Gelişmiş ülkelerde insanların eğitim düzeyi de yüksek olduğu için bilinç düzeyi de bu doğrultuda artıyor.</p>
<p><span style="color: #ff6600;">Sporun hayatınızda önemli bir yeri olduğunu biliyoruz?</span><br />
Sporun kalp hastalıkları riskini azalttığı ispatlanmış. Bizim ülkemizde insanlar genellikle yaza yakın spor yapmaya başlıyor, sonrasında spor yapmaya devam etmiyor.Hem spor hem de sağlıklı beslenme alışkanlık haline gelmeli,  hayat boyu sürmeli.Ben Tıp Fakültesi 3. sınıftan beri spor yapıyorum. Bunu hayatımın bir parçası haline getirdim. <a href="http://www.cemiyetmagazin.com/wp-content/uploads/2016/12/01_44.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter  wp-image-4684" src="http://www.cemiyetmagazin.com/wp-content/uploads/2016/12/01_44.jpg" alt="" width="632" height="555" srcset="https://cemiyetmagazin.com/wp-content/uploads/2016/12/01_44.jpg 569w, https://cemiyetmagazin.com/wp-content/uploads/2016/12/01_44-300x264.jpg 300w" sizes="(max-width: 632px) 100vw, 632px" /></a><br />
<strong>Dr . Yusuf Emre Uzun: &#8220;Türkiye&#8217;de insanlar sadece yaz geldiğinde spor yapıyor&#8221;</strong></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-8409" src="https://cemiyetmagazin.com/wp-content/uploads/2016/12/kalp-300x200.jpg" alt="Kalp Sağlığı" width="300" height="200" srcset="https://cemiyetmagazin.com/wp-content/uploads/2016/12/kalp-300x200.jpg 300w, https://cemiyetmagazin.com/wp-content/uploads/2016/12/kalp-768x512.jpg 768w, https://cemiyetmagazin.com/wp-content/uploads/2016/12/kalp.jpg 960w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" /></p>
<p><span style="color: #ff6600;">Kalp krizlerinde ilk yardım hayat kurtarıcı bir etkiye sahip. Bu bilincin artmasına yönelik fikir önerileriniz nelerdir?</span><br />
Kalp krizi sırasında yapılacak ilk yardım klasik ilk yardım tekniği. Burada önemli olan eğitimin uygulamalı olarak verilmesi. Sadece teorik eğitim yetersiz oluyor mutlaka uygulama ile desteklenmeli. Uygulama maketleri kullanılarak yardım tekniği öğretilmeli. İlk yardım gerçekten hayat kurtarıcı bir etkiye sahip.</p>
<p>Ülkemizde kalp sağlığı ile ilgili çalışmaları yeterli buluyor musunuz?<br />
Ülkemizde yeni bir ilaç veya yeni bir yöntem geliştirilmedi. Amerika ve Avrupa bu konuda daha önde. Bizde biraz yavaş ilerliyor.</p>
<h4>
<span style="color: #ff6600;">Bizzat yer aldığınız bir proje var mı? </span></h4>
<p>Henüz olmadı. Kendi projem var. Bir hasta grubuyla birlikte spor yapacağım. İnsülin  direnci yüksek olan hastalar olacak bunlar. Amaç insülin direncini azaltmak. Çünkü diyabetin oluşmasında etkili oluyor.  En önemlisi de hastaların mutlu olmaları.</p>
<p><strong>Röportaj:</strong> Nükhet Sezer <strong> Fotoğraf:</strong> Belgin Yıldız Kubadin</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://cemiyetmagazin.com/dr-yusuf-emre-uzunla-kalp-sagligi-uzerine-soylesi/">Dr. Yusuf Emre Uzun ile Kalp Sağlığı Üzerine Söyleşi</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://cemiyetmagazin.com">Cemiyet Haberleri | Magazin Haberleri | Son Dakika Haberler,</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://cemiyetmagazin.com/dr-yusuf-emre-uzunla-kalp-sagligi-uzerine-soylesi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
