<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Acıbadem Cemiyet Haberleri | Magazin Haberleri | Son Dakika Haberler,</title>
	<atom:link href="https://cemiyetmagazin.com/tag/acibadem/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://cemiyetmagazin.com/tag/acibadem/</link>
	<description>Cemiyet, sanat ve iş dünyasının magazin haber sitesi</description>
	<lastBuildDate>Tue, 08 Oct 2019 08:41:21 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.5.8</generator>
	<item>
		<title>Mandalinanın Az Bilinen 7 Önemli Faydası</title>
		<link>https://cemiyetmagazin.com/mandalinanin-az-bilinen-7-onemli-faydasi/</link>
					<comments>https://cemiyetmagazin.com/mandalinanin-az-bilinen-7-onemli-faydasi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editor]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 08 Oct 2019 08:41:19 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[Acıbadem]]></category>
		<category><![CDATA[Dilan Eker]]></category>
		<category><![CDATA[Diyet Uzmanı]]></category>
		<category><![CDATA[mandalina]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://cemiyetmagazin.com/?p=7820</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sonbaharın kendine has aromasıyla öne çıkan meyvelerinden mandalina tezgahlarda yerini almaya başladı. Turunçgillerin önemli bir üyesi olan bu lezzetli meyvenin soğuk algınlığı riskini azalttığını hemen hepimiz biliyoruz. Ancak mandalinanın toplumda az bilinmekle birlikte birçok faydası daha var. Acıbadem Taksim Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Dilan Eker, mandalinanın az bilinen 7 önemli faydasını anlattı, önemli uyarılar [&#8230;]</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://cemiyetmagazin.com/mandalinanin-az-bilinen-7-onemli-faydasi/">Mandalinanın Az Bilinen 7 Önemli Faydası</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://cemiyetmagazin.com">Cemiyet Haberleri | Magazin Haberleri | Son Dakika Haberler,</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Sonbaharın kendine has
aromasıyla öne çıkan meyvelerinden mandalina tezgahlarda yerini almaya başladı.
Turunçgillerin önemli bir üyesi olan bu lezzetli meyvenin soğuk algınlığı
riskini azalttığını hemen hepimiz biliyoruz. Ancak mandalinanın toplumda az
bilinmekle birlikte birçok faydası daha var. <strong>Acıbadem Taksim Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı
Dilan Eker</strong>, mandalinanın az bilinen 7 önemli faydasını anlattı,
önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.</p>



<p><strong>Bağışıklığı
güçlendiriyor</strong></p>



<p>Stres ve kötü beslenme gibi
etmenler kişinin bağışıklık sisteminin zayıflamasına ve birçok hastalığa
kolayca yakalanmasına zemin hazırlayabiliyor. Mandalina anti-inflamatuar A ve C
vitamini içeriği sayesinde bağışıklık sistemini kuvvetlendiriyor, hastalık
riskini düşürüyor.</p>



<p><strong>Kanserden korunmaya
katkı sağlıyor</strong></p>



<p>Mandalina hücresel hasar
sürecini baskılayarak birçok kanser türünden korunmaya katkı sağlıyor.
Mandalinanın içerdiği fito-kimyasallar vücutta anti-kanserojen rol oynuyor.
Anti-kanserojen bileşikler normal hücrelerin kanserleşmesini ve tümörlerin
büyümesini engellemeye yardımcı oluyor.</p>



<p><strong>Kan şekerini düzenliyor</strong></p>



<p>Mandalina oldukça düşük
glisemik indekse sahip. 2 küçük boy mandalina (100 gr) yaklaşık 53 kalori ve
2,1 gram posa içeriyor. Bu özelliği ile 1 porsiyon mandalina kan şekerini
aniden yükseltmiyor, içinde bulunan meyve şekeri kana yavaş yavaş karışıyor.
Ancak fazla tüketmek kan şekerinin yükselmesine neden olacağından aşırıya
kaçmamak, taze sıkılmış da olsa suyu yerine posasıyla yemek şart.</p>



<p><strong>Kötü kan yağlarının
azaltılmasına destek olur.</strong></p>



<p>Mandalinada bulunan
flavanoidler kalp sağlığını desteklerler. Çalışmalar antioksidandan zengin
turunçgil tüketimin kötü kolesterol &#8211; LDL’yi ve trigliseridi düşürdüğünü
gösteriyor. Aynı zamanda vitamin C kalp hastalığı riskini azaltma ile ilişkili.</p>



<p><strong>Tansiyonu düzenliyor</strong></p>



<p>Mandalinanın yüksek potasyum ve düşük sodyum içermesi onu anti-hipertansif yapar. Hipertansiyon, yüksek sodyum yani tuz alımıyla ilişkilidir. Potasyum, sodyum ile tersinir çalışır ve tansiyonun dengelenmesine yardımcı olur. Tuz tüketimini azaltmak öncelikli hedef olmalıdır. Tuz içeren bir öğünü potasyumdan zengin sebze ve meyvelerle dengelemek ise tansiyonun düzenlenmesine yardımcı olur.</p>



<p><strong>Göz sağlığını
destekliyor</strong></p>



<p>Göz sağlığını korumak ve iyi
bir görüş için karotenoid içeren besinlerin tüketimi oldukça önemli. Mandalina
karotenoid ve A vitamini içeriği sayesinde sarı nokta hastalığından korunmaya
yardımcı oluyor. Aynı zamanda gözde basıncı azaltarak glokomdan korunmaya katkı
sağlıyor.</p>



<p><strong>Cildi besliyor</strong> </p>



<p>Vücudumuz yaşla birlikte serbest radikaller üretiyor. Bu doğal bir süreç ancak çevresel faktörlerin de etkisi ile aşırı artınca en büyük organımız cildimizi de olumsuz etkiliyor.Mandalina, serbest radikallerin cilt üzerindeki hasarını azaltmaya yardımcı olurken, kan dolaşımına verdiği antioksidanlar cilt sağlığını da destekliyor. </p>
<p><a rel="nofollow" href="https://cemiyetmagazin.com/mandalinanin-az-bilinen-7-onemli-faydasi/">Mandalinanın Az Bilinen 7 Önemli Faydası</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://cemiyetmagazin.com">Cemiyet Haberleri | Magazin Haberleri | Son Dakika Haberler,</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://cemiyetmagazin.com/mandalinanin-az-bilinen-7-onemli-faydasi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Demir Eksikliğine Karşı Yöntemler</title>
		<link>https://cemiyetmagazin.com/demir-eksikligine-karsi-yontemler/</link>
					<comments>https://cemiyetmagazin.com/demir-eksikligine-karsi-yontemler/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editor]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 20 Nov 2018 11:48:23 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[Acıbadem]]></category>
		<category><![CDATA[balık]]></category>
		<category><![CDATA[Dr. Neslihan Korkmaz]]></category>
		<category><![CDATA[Et]]></category>
		<category><![CDATA[yumurta]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.cemiyetmagazin.com/?p=6177</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bu ciddi sorun çocuklarda çok yaygın! DEMİR EKSİKLİĞİNE KARŞI 10 ETKİLİ YÖNTEM Çocuğunuz kendini yorgun hissediyorsa, halsizliği, iştahsızlığı, soğuğa hassasiyeti varsa ve son dönemlerde sıkça enfeksiyon geçiriyorsa demir eksikliği anemisinden şüphelenmek gerekiyor. Acıbadem Maslak Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Neslihan Korkmaz, demir eksikliği anemisinin (kansızlık) halen dünyada en sık görülen beslenme bozukluğu olduğunu [&#8230;]</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://cemiyetmagazin.com/demir-eksikligine-karsi-yontemler/">Demir Eksikliğine Karşı Yöntemler</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://cemiyetmagazin.com">Cemiyet Haberleri | Magazin Haberleri | Son Dakika Haberler,</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<blockquote>
<h1><strong><em>Bu ciddi sorun çocuklarda çok yaygın!</em></strong></h1>
</blockquote>
<p><strong>DEMİR EKSİKLİĞİNE KARŞI 10 ETKİLİ YÖNTEM</strong><br />
Çocuğunuz kendini yorgun hissediyorsa, halsizliği, iştahsızlığı, soğuğa hassasiyeti varsa ve son dönemlerde sıkça enfeksiyon geçiriyorsa demir eksikliği anemisinden şüphelenmek gerekiyor. <em><strong>Acıbadem Maslak Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Neslihan Korkmaz,</strong> </em>demir eksikliği anemisinin (kansızlık) halen dünyada en sık görülen beslenme bozukluğu olduğunu belirterek “Çocukların hem fiziksel hem beyinsel gelişimleri için olmazsa olmaz 9 eser element vardır ki demir de bunlardan biridir. Birçok soruna yol açabilen demir eksikliği enfeksiyonlara zemin hazırlayabildiği gibi okul performansını da olumsuz etkiler” diyor. Dr. Neslihan Korkmaz demir eksikliğine karşı 10 etkili yöntemi anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.</p>
<p><strong>Et, balık, yumurta ve karaciğer yedirin</strong><br />
Okul çağı çocukları, tüm vücut hücreleri için gerekli bir mineral olan demir ihtiyacını bazı yiyeceklerden gayet iyi karşılayabiliyor. Demir en fazla kırmızı ette bulunuyor. Kırmızı etin yanı sıra balık, karaciğer ve yumurta da tam bir demir deposu. Yumurtayı menemen gibi pişirip, domates, soğan ve C vitamininden zengin olan sivri biberle demir emilimini artırabilirsiniz. Ya da yumurta yanında portakal suyu içerek de demir emilimi artırılabilir. Eti her gün 2 adet köfte büyüklüğünde yedirebilirsiniz. Ancak karaciğerin esas görevi vücuda giren tüm zehirleri arındırmak olduğu için fazlası vücutta toksinlerin birikmesine neden olabileceğinden dolayı haftada 1 yedirebilirsiniz.</p>
<p><strong>Okul çantasına kuruyemiş koyun</strong><br />
Kuru üzüm, kuru kayısı, kuru erik, çiğ badem, fındık, fıstık ve ceviz gibi kuruyemişler önemli demir kaynakları. Bu nedenle çocuğunuzun beslenme çantasına bir avuç kuruyemiş koyarsanız demir kaynaklarından faydalanmasını sağlayabilirsiniz. Ancak aşırıya kaçılması durumunda kalori bakımından yüksek olabileceğinden diyabet hastalığı ve obezite riskini artırabilir.</p>
<p><strong>Yeşilliklerin yanında bunları verin!</strong><br />
Sebze ve tahıllar C vitamini içeren besinler ile birlikte alındıklarında demirin çözünürlüğünü artırıyorlar. Bu nedenle çocuğunuza sebze yemeklerinin yanında mutlaka, çok zengin bir demir deposu olan sivri biber ile portakal suyu (liflerini de suyuna katarak) vermeniz demir açısından zengin beslenmesini sağlar. 1 adet portakal demiri bir kat artırıyor. Ancak portakalın 1 taneyi aşmaması çok önemli çünkü fazlası karaciğeri yorabiliyor.</p>
<p><strong>Brokoli ve karnabaharı sevdirin!</strong><br />
Brokoli ve karnabahar sadece çocukların değil yetişkinlerin birçoğunun da yemek istemedikleri, ama tam anlamıyla şifa deposu olan besinler. Çocuklarınıza özellikle brokoli, havuç ve patatesi (kızartmadan kaçının) sevdirin. Çünkü bu besinler demir emilimini artırıyor.</p>
<p><strong>Sebzeleri fazla pişirmeyin</strong><br />
Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Neslihan Korkmaz “Ispanak, pazı, pırasa, kara lahana gibi yeşil yapraklı sebzeleri çok fazla pişirmeyin aksi takdirde bu besinlerdeki demir içeriklerinin kaybolmasına yol açarsınız. Ayrıca her biri son derece faydalı olan bu besinlerden ıspanağı yoğurt yerine portakal suyu ile yedirmeye özen gösterin” diyor.</p>
<p><strong>Pekmez-tahin ikilisini önemseyin</strong><br />
1 yemek kaşığı keçiboynuzu pekmezinin sabah aç karnına alınması demir eksikliği anemisinde önemli. Ancak çocuğunuza pekmez yemeden bir saat önce ve yedikten bir saat sonra süt ürünü vermeyin. 1 yemek kaşığı pekmez günlük demir ihtiyacının yüzde 15’ini karşılıyor. Tahin de hem demir yönünden hem de C vitamini yönünden zengin olması dolayısıyla kansızlığa karşı fayda sağlayabiliyor. Aşırıya kaçmadan tahin-pekmez karışımının her gün tüketilmesi kansızlık için iyi bir doğal ilaç.</p>
<p><strong>Gazlı içeceklerden uzak tutun</strong><br />
Çocuklar zararlı besinlerle ne kadar geç tanışırsa o kadar faydalı. Gazlı içecekler, çay ve kahvenin de çocuk beslenmesinde yeri yok. Çay aktif madde olarak polifenol içerdiği için demir emilimini yüzde 75 azaltıyor ve demir eksikliği anemisi yapmada etken oluyor. Ayrıca kahve, gazlı içecekler ve kakaonun da çocuk beslenmesinde yer almaması gerekiyor.</p>
<p><strong>Süt tüketiminde aşırıya kaçmayın</strong><br />
Okul çağı çocuklarının tüketeceği günlük süt miktarının yarım litreyi aşmamasına dikkat edin çünkü daha fazlası çocuğunuzun gıdalarla aldığı demirin emilimini azaltacağından kansızlığa neden olabilir. Süt ürünlerini yemeklerle değil de yemek aralarında verin.</p>
<p><strong>Kepek ekmek ve kepekli ürünler yedirmeyin</strong><br />
Küçük çocuklarda işlenmiş kepek ve kepekli besinlerini kullanılması, diyetle alınan, büyüme ve gelişme için şart olan demir ve çinko gibi bazı önemli minerallerin emilimini azaltacağı için sakıncalı. Kepek yerine tam tahıl tüketilmesi demir emilimini artırıyor. Kuru baklagil ve tahıllı yemekleri, yanında bol maydanoz, domates, biber ve limon içeren salatayla hazırlayın ki demir alımı artsın.</p>
<p><strong>Bebekliğinde kesinlikle inek sütü vermeyin</strong><br />
Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Neslihan Korkmaz “Çocuğunuzun okul çağında demir eksikliği anemisi yaşamaması için ilk adım yenidoğan döneminde atılmalı. Bu dönemde demir depolarının dolu olması gerekli. Bebeğinizi anne sütüyle besleyin ve kesinlikle ilk 6 ay inek sütü vermeyin. İnek sütünün hem demir düzeyi düşük hem de emilimi zayıftır. Ayrıca protein ve sodyum içeriği yüksek alerji ve bağırsak sistemi kanaması yapma riski de yüksektir. Bu nedenle erken dönemde inek sütüyle beslenen bebeklerde demir eksikliği anemisi görülür” diyor.</p>
<p><a href="https://www.cemiyetmagazin.com/wp-content/uploads/2018/11/Dr._Neslihan_Korkmaz.jpeg"><img fetchpriority="high" decoding="async" class="alignleft size-full wp-image-6178" src="https://www.cemiyetmagazin.com/wp-content/uploads/2018/11/Dr._Neslihan_Korkmaz.jpeg" alt="" width="756" height="702" srcset="https://cemiyetmagazin.com/wp-content/uploads/2018/11/Dr._Neslihan_Korkmaz.jpeg 756w, https://cemiyetmagazin.com/wp-content/uploads/2018/11/Dr._Neslihan_Korkmaz-300x279.jpeg 300w" sizes="(max-width: 756px) 100vw, 756px" /></a></p>
<p><a rel="nofollow" href="https://cemiyetmagazin.com/demir-eksikligine-karsi-yontemler/">Demir Eksikliğine Karşı Yöntemler</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://cemiyetmagazin.com">Cemiyet Haberleri | Magazin Haberleri | Son Dakika Haberler,</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://cemiyetmagazin.com/demir-eksikligine-karsi-yontemler/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Zatürreden korunma yöntemleri</title>
		<link>https://cemiyetmagazin.com/zaturreden-korunma-yontemleri/</link>
					<comments>https://cemiyetmagazin.com/zaturreden-korunma-yontemleri/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editor]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 10 Nov 2018 20:07:38 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[Acıbadem]]></category>
		<category><![CDATA[bol su içmek]]></category>
		<category><![CDATA[Çağlar Çuhadaroğlu]]></category>
		<category><![CDATA[Erken tanı]]></category>
		<category><![CDATA[Göğüs Hastalıkları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.cemiyetmagazin.com/?p=6046</guid>

					<description><![CDATA[<p>Zatürreden korunma yöntemleri. Kış aylarında dikkat edilmesi gereken önemli püf noktalar. Soğuk havanın vücut direncini düşürmesi nedeniyle sonbahar ve kış aylarında görülme sıklığı artıyor. Kapalı mekanlarda ve toplu taşımada, hastanın öksürmesi veya hapşırması mikrobun bulaşması için yeterli olur. Tedavideki gelişmeler ve aşılama sayesinde günümüzde daha kolay tedavi edilse de, hala ölümcül olabiliyor. Dünyada her yıl [&#8230;]</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://cemiyetmagazin.com/zaturreden-korunma-yontemleri/">Zatürreden korunma yöntemleri</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://cemiyetmagazin.com">Cemiyet Haberleri | Magazin Haberleri | Son Dakika Haberler,</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2>Zatürreden korunma yöntemleri. Kış aylarında dikkat edilmesi gereken önemli püf noktalar.</h2>
<p><em>Soğuk havanın vücut direncini düşürmesi nedeniyle sonbahar ve kış aylarında görülme sıklığı artıyor. Kapalı mekanlarda ve toplu taşımada, hastanın öksürmesi veya hapşırması mikrobun bulaşması için yeterli olur. Tedavideki gelişmeler ve aşılama sayesinde günümüzde daha kolay tedavi edilse de, hala ölümcül olabiliyor. Dünyada her yıl 4.5 milyon kişinin hayatını kaybetmesine neden olan bu hastalığın adı; zatürre!</em></p>
<p>Halk arasında “zatürre” olarak bilinen pnömoni, mikroorganizmaların neden olduğu akciğer dokusunun iltihabı olarak tanımlanıyor. Dünyada tüm ölüm nedenlerinde 6. sırada yer alırken, enfeksiyonlara bağlı gelişen ölümlerde de ilk sıraya yükseliyor. Bunun en önemli nedeni, pnömokok mikrobunun antibiyotiklere karşı direnç göstermesi ve bu yüzden tedaviden başarısız sonuçlar alınabilmesi. Antibiyotik kullanımı, istirahat etmek ve bol su içmek, zatürrenin temel tedavisini oluşturuyor. Erken tanı konulduğunda tedavi edilebilen hastalıklar arasında yer alsa da, özellikle çocuklarda, 65 yaş ve üzerindeki kişilerde, kronik hastalığı olanlarda ve hamilelerde ölümcül olabiliyor. Öyle ki günümüzde antibiyotik tedavisine rağmen her 100 kişiden 10’u hayatını kaybederken, KOAH, astım, kalp ve damar hastalıkları ile diyabet gibi kronik hastalığı olanlarda bu oran yüzde 25’lere yükselebiliyor. Bu nedenle zatürre mikrobundan korunmak özellikle risk grubundaki kişilerde yaşamsal öneme sahip. <strong>Acıbadem Altunizade Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Çağlar Çuhadaroğlu </strong>zatürreye karşı alınması gereken önlemleri anlattı, önemli uyarılarda bulundu.</p>
<p><strong>Genellikle solunum yoluyla bulaşıyor</strong></p>
<p>Zatürre mikrobu genellikle solunum yoluyla bulaşıyor. Hasta kişinin öksürmesi ya da hapşırması nedeniyle havaya yayılan mikroplar saatlerce o ortamda asılı kalıyor. Bu mikropların solunması hastalığın kolayca bulaşmasına yol açıyor. Kalabalık mekanlar ile toplu taşıma araçlarında bulunmak, hastayla temas etmek ve bardak ya da havlu gibi özel eşyalarını kullanmak riski artırıyor. Bunların yanı sıra klimalar ve kirli su sistemleri de hastalığın bulaşmasına neden olabiliyor.</p>
<p><strong>3 önemli sinyale dikkat! </strong></p>
<p>Öksürük, balgam çıkarma ve yüksek ateş zatürrenin en önemli 3 belirtisi. Hastalık ilerlerse bu belirtilere göğüs ağrısı, nefes darlığı, bilinç kaybı, bulantı &#8211; kusma, sık nefes alıp verme, kas – eklem ağrıları ile halsizlik gibi belirtiler de eşlik edebiliyor. Ağır zatürre durumlarında ise ciddi nefes darlığı, düşük tansiyon, bilinç bulanıklığı ile deri ve mukozanın mavi renk alması gibi sorunlar da gelişebiliyor. <strong>Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Çağlar Çuhadaroğlu </strong>özellikle 3 haftayı geçen öksürüğe balgam çıkarma ve yüksek ateş de eşlik ediyorsa zaman kaybetmeden bir hekime başvurmak gerektiğine işaret ederek, “Yapılan detaylı muayene, tahliller ve akciğer filmi ile tanı kolaylıkla konabiliyor.” diyor.</p>
<p><strong>BU ÖNERİLER ZATÜRREDEN KORUYOR</strong></p>
<p><strong>Kapalı mekanlardan uzak durun</strong></p>
<p>Zatürre mikrobu solunum yoluyla kolaylıkla bulaşabildiği için risk grubundaysanız kapalı mekanlardan mümkün olduğunca kaçının. Eğer mutlaka bulunmanız gerekiyorsa maske takmayı ihmal etmeyin.</p>
<p><strong>Ellerinizi sık sık yıkayın</strong></p>
<p>Özellikle toplu taşıma gibi kalabalık ortamlarda bulunduktan ve tokalaştıktan sonra, yemeklerden önce ellerinizi mutlaka sabunla yıkayın. <strong>Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Çağlar Çuhadaroğlu</strong> yıkama süresini kısa tutmamanız gerektiği uyarısında bulunarak, “Bu durumda mikroplar yeterince temizlenemiyor ve hastalık yayılmaya devam ediyor. Mikroplardan arındırmak için ellerinizin her bölgesini (bilekler, avuç içleri, parmaklar, parmak araları, el sırtı ve tırnak içleri) sabunla en az 15’er saniye ovmayı ihmal etmeyin” diyor.</p>
<p><strong>Uykusuz kalmayın</strong></p>
<p>Güçlü bir bağışıklık sistemi için, günde 7-9 saat uyumaya özen gösterin. Hafta sonları da dahil olmak üzere uyku düzeninizi bozmayın ve alkol, kafein ile geç saatlerde yemek yemek gibi uyku kalitenizi olumsuz etkileyecek olan etkenlerden de kaçının.</p>
<p><strong>Bol bol su için</strong></p>
<p>Zatürreden korunmanın bir başka önemli yolu da, her gün bol bol su içmek. <strong>Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Çağlar Çuhadaroğlu,</strong> ağız ve buruna ulaşan mikropların, bu bölgeler kuru ise daha rahat yerleştiklerine dikkat çekerek, “Burun ve ağız bölgesinin nemli kalması için sadece yaz aylarında değil, sonbahar ve kış aylarında da bol su içmek çok önemli. Bu nedenle her gün 2 &#8211; 2.5 litre su içmeyi asla ihmal etmeyin” diyor.</p>
<p><strong>Beslenmenize dikkat edin</strong></p>
<p>Bağışıklık sisteminizi güçlendirmek için sağlıklı ve dengeli beslenmeye özen gösterin. Bunun için süt ve süt ürünleri, protein kaynakları (et, yumurta ve baklagil gibi), mevsim sebze ile meyveleri ve karbonhidrat kaynaklarını (tahıllar) sofranızdan eksik etmeyin. Kahvaltı başta olmak üzere öğünlerinizi aksatmamanız da çok önemli<strong>. </strong>Eksik beslenmenin yanı sıra katkılı besin kullanımı da enfeksiyonlara zemin hazırlayabiliyor. Gıdaların dayanıklılığını artırmak için kullanılan katkıların bazılarının antibiyotik etkili olması, bağırsaktaki yararlı mikropları öldürebiliyor ve dışarıdan gelen zararlıların hastalık yapmasına neden olabiliyor.</p>
<p><strong>Sigara içmeyin, içilen ortamlarda bulunmayın</strong></p>
<p>Sigara gibi kötü alışkanlıklardan uzak durmanız da çok önemli. Çünkü sigara hava yollarının yapısını bozarak mikropların bu bölgeye yerleşmelerine imkan tanıyor. Sigara içindeki zararlılar, hava yolunun içini döşeyen ve hava yolunu enfeksiyonlara karşı koruma sağlayan zarı aşındırıyor. Mikroplar aşınan bu zara kolayca tutunup kana karışıyor. Günde 10-20 sigara içen kişilerde zatürre 2.3 kat, 1 paket içenlerde ise 4 kat fazla oluyor.</p>
<p><strong>Grip aşısı olun</strong></p>
<p>Zatürreden korunmak için en etkili yöntemlerden biri de, grip aşısı yaptırmak. Çünkü grip zatürreye çevirebiliyor veya hastalığın oluşumuna zemin hazırlayabiliyor. Özellikle çok sayıda kişiyle temas edenlerin, 65 yaş ve üzeri kişilerin, hamilelerin, KOAH ve astım gibi kronik akciğer hastalıkları olanların, diyabet hastalarının, kalp ve damar hastalarının her yıl Ekim – Kasım aylarında grip aşısı yaptırmaları öneriliyor. <strong>Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Çağlar Çuhadaroğlu, </strong>toplumda grip aşıları hakkında doğru sanılan birçok yanlış bilgi olduğuna dikkat çekerek, “Örneğin aşının koruyucu etkisi 2 haftada oluştuğu için bu süreçte grip olunduğunda aşıdan kaynaklandığı düşünülüyor. Oysa sanılanın aksine aşı cansız virüs içerdiği için grip yapmıyor.” diyor.</p>
<p><strong>Zatürre aşısı yaptırın</strong></p>
<p>Pnömokok zatürreye en sık neden olan mikroptur. KOAH ve astım hastaları, kronik hastalıkları olanlar (böbrek, karaciğer, diyabet), kalp ve damar hastaları, bağışıklık yetmezliği ve bağışıklık sistemini baskılayan tedavi görenler ile 65 yaş ve üzeri hastaların zatürreye en sık neden olan pnömokok mikrobuna karşı aşılanmaları öneriliyor. Yaşam boyunca bir veya iki kez yapılması çoğu kez yeterli oluyor.</p>
<p><strong>Klimalara dikkat!</strong></p>
<p>Klimalı ortamda bulunuyorsanız eğer doğrudan esintinin altında olmamaya özen gösterin. Çünkü klimaların filtre sistemlerinde uygun nem ve ısıda üreyen “lefionelle pnömonisine” maruz kalabilirsiniz. Toplumdaki bilinen adıyla lejyoner hastalığı özellikle risk altındaki kişilerde ölümcül olabiliyor.</p>
<p><strong>Soğuk havada atkı kullanın</strong></p>
<p><strong>Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Çağlar Çuhadaroğlu</strong> hastalıklardan korunmak için mutlaka burnunuzdan nefes almanız gerektiğini hatırlatarak, “Çünkü soğuk havayı doğrudan ciğerlere çekmek sorun oluşturuyor. Soğuk hava burun, boğaz ve hava yolu iç zarının soğumasına kan akımının bozulmasına, zarın çatlamasına, zar üstündeki koruyucu tüylerin işlev bozukluğuna neden oluyor. Burun solunumu yapısı gereği havayı ısıtıp nemlendiriyor. Burun solunumu, daha sıcak havayı solumamızı sağlayıp enfeksiyon riskini azaltıyor. Soğuk havada temiz bir atkıyla ağız ve burnu kapamak havanın biraz ısınmasını sağlayacağı için yararlı olabiliyor.” diyor</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://cemiyetmagazin.com/zaturreden-korunma-yontemleri/">Zatürreden korunma yöntemleri</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://cemiyetmagazin.com">Cemiyet Haberleri | Magazin Haberleri | Son Dakika Haberler,</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://cemiyetmagazin.com/zaturreden-korunma-yontemleri/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ünlü Futbolcunun tercihi siyah beyaz yana.</title>
		<link>https://cemiyetmagazin.com/unlu-futbolcunun-tercihi-siyah-beyaz-yana/</link>
					<comments>https://cemiyetmagazin.com/unlu-futbolcunun-tercihi-siyah-beyaz-yana/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editor]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 30 Dec 2015 20:37:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Magazin]]></category>
		<category><![CDATA[Acıbadem]]></category>
		<category><![CDATA[Akasya]]></category>
		<category><![CDATA[Beşiktaş]]></category>
		<category><![CDATA[Gökhan Töre]]></category>
		<category><![CDATA[Milli takım]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.cemiyetmagazin.com/?p=3160</guid>

					<description><![CDATA[<p>Beşiktaş ve Milli takım&#8217;ın yıldız oyuncularından Gökhan Töre, Akasya Acıbadem’de görüntülendi. Günlük hayatında spor giyinmeyi tercih eden Töre, top koşturduğu takımının renkleri ile dikkat çekti. Hayranları ünlü futbolcuya büyük ilgi gösterdi.</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://cemiyetmagazin.com/unlu-futbolcunun-tercihi-siyah-beyaz-yana/">Ünlü Futbolcunun tercihi siyah beyaz yana.</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://cemiyetmagazin.com">Cemiyet Haberleri | Magazin Haberleri | Son Dakika Haberler,</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Beşiktaş ve Milli takım&#8217;ın yıldız oyuncularından Gökhan Töre, Akasya Acıbadem’de görüntülendi. Günlük hayatında spor giyinmeyi tercih eden Töre, top koşturduğu takımının renkleri ile dikkat çekti. Hayranları ünlü futbolcuya büyük ilgi gösterdi.</p>
<p><a href="http://www.cemiyetmagazin.com/wp-content/uploads/2015/12/Gökhan-Töre-3.jpg"><img decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-3161" src="http://www.cemiyetmagazin.com/wp-content/uploads/2015/12/Gökhan-Töre-3.jpg" alt="Gökhan Töre (3)" width="760" height="1140" srcset="https://cemiyetmagazin.com/wp-content/uploads/2015/12/Gökhan-Töre-3.jpg 760w, https://cemiyetmagazin.com/wp-content/uploads/2015/12/Gökhan-Töre-3-200x300.jpg 200w, https://cemiyetmagazin.com/wp-content/uploads/2015/12/Gökhan-Töre-3-683x1024.jpg 683w" sizes="(max-width: 760px) 100vw, 760px" /></a></p>
<p><a rel="nofollow" href="https://cemiyetmagazin.com/unlu-futbolcunun-tercihi-siyah-beyaz-yana/">Ünlü Futbolcunun tercihi siyah beyaz yana.</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://cemiyetmagazin.com">Cemiyet Haberleri | Magazin Haberleri | Son Dakika Haberler,</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://cemiyetmagazin.com/unlu-futbolcunun-tercihi-siyah-beyaz-yana/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
